775 sayılı Gecekondu Kanunu kapsamında tahsis edilen sosyal konutun tapu iptal ve tescili veya denkleştirici adalet prensibine göre tazminat talepli davada Yargıtay bozma ve direnme süreçleri.
Özet: Bu dava, 775 sayılı Gecekondu Kanunu kapsamında tahsis edilen sosyal konutun belediye tarafından iptali üzerine, hakları devralan ve borçlarını ödeyen davacının, taşınmazın adına tescilini, aksi halde denkleştirici adalet ilkesince bedelini talep ettiği bir tapu iptal ve tescil ile tazminat uyuşmazlığıdır; ilk derece mahkemesinin ret kararı sonrası Yargıtay özel dairesi ve Hukuk Genel Kurulunun müteakip bozma kararlarıyla davanın kısmen kabulüne hükmedilmiş ve bu son karar davacı vekili tarafından tekrar temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/288 E., 2025/7 K.Taraflar arasındaki tahsise dayalı tapu iptal ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemesince 05.04.2018 tarihli ilamla davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Bozma ilamı sonrasında mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnilmiştir.Direnme kararı davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.Direnme kararının yerinde olmadığı ve bozma kararının usule ve dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle Dairemizce, dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.Hukuk Genel Kurulunca; direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiş, dosya mahkemesine gönderilmiştir.Mahkemece, Hukuk Genel Kurulu bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisine 775 sayılı Gecekondu Kanunu uyarınca belediye ile Bayındırlık Müdürlüğünün yürüttüğü ortak proje kapsamında inşa edilen (1) No.lu gecekondu önleme bölgesindeki sosyal konutlardan 31 inci blok (10) No.lu bağımsız bölümün tahsis edildiğini, daha sonra müvekkilinin murisinin adına tahsis edilen bağımsız bölümü tüm hak ve borçları ile müvekkiline devrettiğini, devir tarihinden sonra ödenmesi gereken taksitleri müvekkilinin ödediğini, borcun 16.07.1999 tarihinde sona erdiğini, yurtdışında yaşayan müvekkilinin dairenin adına tescilini beklerken tahsisin haricen iptal edildiğini öğrendiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini ve toplam 44.000,00 TL satış bedelini bankaya ödediğini ileri sürerek; dava konusu bağımsız bölümün müvekkili adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde denkleştirici adalet kuralına göre dava konusu taşınmazın ikame değerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı ... vekili; davacının murisi...’a 31 inci Blok (10) No.lu bağımsız bölümün tahsis edildiğini, ancak muris...’ın durumunun 775 sayılı Gecekondu Kanunu kapsamında kalmadığının tespit edilmesi üzerine Samsun Belediye Encümeninin 04.02.1975 tarihli kararı ile tahsis işleminin iptal edildiğini ve iptal kararının ilgilisine tebliğ edildiğini, davacının murisi tarafından tahsisin iptaline ilişkin açılmış herhangi bir davanın bulunmadığını, belediyeye yapılan bir ödeme de olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ve .... Bakanlığı vekili; Samsun (1) No.lu gecekondu önleme bölgesindeki konutlar ile ilgili tüm çalışmaların belediye tarafından yürütüldüğünü, müvekkili kurumun davada sıfatının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN BİRİNCİ KARARSamsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.03.2015 tarihli ve 2012/603 Esas, 2015/154 Karar sayılı kararı ile; her iki davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.IV. YARGITAY (KAPATILAN) 14. HUKUK DAİRESİNİN BİRİNCİ BOZMA KARARI Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/12372 Esas, 2016/3883 Karar sayılı kararı ile; "...Dosya kapsamına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının yerinde görülmediği ve reddi gerektiği...tapu tahsis belgesinin bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesi olduğu...davacı tarafça dava konusu taşınmazın tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın dava tarihindeki değerinin talep edildiği ancak mahkemece davacının geçersiz hukuki ilişki nedeniyle yapmış olduğu ödemelerin denkleştirici adalet kurallarına göre dava tarihindeki ikame değeri istediği gerekçesiyle her iki davalı hakkındaki davanın reddine karar verildiği, davacı vekilince 19.03.2015 tarihli celsede dava konusu 10 no’lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile temlike dayanarak davacı adına tescili, mümkün olmadığı takdirde dava tarihindeki rayiç bedelinin tahsilinin talep edildiğinin görüldüğü, bu durumda mahkemece davacının talebi doğrultusunda araştırma yapılarak dava konusu taşınmazın denkleştirici adalet kuralları gereğince değeri belirlenerek davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.V. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN İKİNCİ KARARSamsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli ve 2017/637 Esas, 2018/190 Karar sayılı kararı ile; Dairemizin bozma kararına uyulduktan sonra; "...Tapu tahsis belgesinin mülkiyet belgesi olmadığı gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil isteminin reddine, ancak dava konusu bağımsız bölümün dava tarihindeki değerinin denkleştirici adalet ilkesi gereğince bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği, davaya konu bağımsız bölümün dava tarihindeki değerinin 72.332,50 TL olduğu, bu bedelin tazminat olarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile 72.332,50 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline" karar verilmiştir.VI. YARGITAY (KAPATILAN) 14. HUKUK DAİRESİNİN İKİNCİ BOZMA KARARI Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 07.02.2019 tarihli ve 2018/3439 Esas, 2019/1049 Karar sayılı kararı ile; “…775 sayılı Gecekondu Kanunu hükümleri uyarınca yapılan tahsisin iptaline karar verildiği anlaşılmasına göre davacının talep edebileceği bedel, iptaline karar verilen tahsis gereğince ödenen bedelin, güncellenmiş değeri olup bu durumda mahkemece; davacının temlik almış olduğu iptal edilen tahsise konu 10 No.lu bağımsız bölüme ilişkin ödemelerin saptanarak, yapılan ödemelerin bilirkişi vasıtasıyla hesaplanacak güncel değerinin davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, taşınmazın rayiç bedeli hesaplanarak bu bedele hükmedilmesinin doğru görülmediği; dava konusu 10 No.lu bağımsız bölümü davacının kendisinden temlik aldığı murisi...’a 775 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsis eden kurum davalı ... Belediyesi olduğuna göre, tazminat isteği de bu davalıya karşı yöneltilecek olup bu nedenle davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından bu davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin de doğru görülmediği…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.VII. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN DİRENME KARARI Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli ve 2020/391 Esas, 2020/406 Karar sayılı kararı ile; "...Mahkemenin 05/04/2018 tarihli 2017/637 Esas - 2018/190 sayılı kararında direnilmesine, davacının davasının kabulü ile, davalılardan 72.332,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine" hükmedilerek, direnme kararı verilmiştir.VIII. DİRENME KARARININ TEMYİZİ VE YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNCA VERİLEN BOZMA KARARI1. Direnme Kararının Temyiz Edilmesi: Direnme kararı süresi içinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Dairemizce Verilen, Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderme Kararı: Dairemizin 06.10.20 21... /2578 E. - 2021/1600 K. sayılı ilamıyla; bozma kararının kanuna, usule ve dosya kapsamına uygun olduğu, Mahkemece verilen direnme kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle, dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine, oy birliğiyle karar verilmiştir.3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Bozma İlâmı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.03.2023 tarih ve 2021/(14) 7-873 E. - 2023/232 K. sayılı ilâmında özetle; "Davacının murisi, adına tahsis edilen (10) No.lu bağımsız bölümü tüm hak ve borçları ile, ..... Noterliğinin 17.04.1978 tarihli ve 6126 yevmiye No.lu işlemi uyarınca davacıya temlik ettiği, ancak Samsun Belediye Encümeninin 04.02.1975 tarihli ve 289 sayılı kararı ile muris...’a yapılan tahsisin iptal edildiği, tahsisin iptaline dair encümen kararının 06.09.1993 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda, 775 sayılı Gecekondu Kanunu uyarınca davacının murisine yapılan tahsis işlemi belediye encümenince iptal edilmiş olup, tahsisin iptaline karar verilmekle davacının murisi ile 775 sayılı Gecekondu Kanunu uyarınca yapılan sözleşme baştan itibaren geçersiz hâle gelmiş olduğu, geçersiz sözleşmelerde haksız zenginleşen taraf ancak denkleştirici adalet ilkesi esas alınarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre aldığını iade etmekle yükümlü olduğundan bu durumda geçerli bir arsa tahsis sözleşmesi varmış gibi değerlendirme yapılarak taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerine hükmedilemeyeceği, davacının talep edebileceği bedel ancak tahsis uyarınca ödenen bedelin güncellenmiş değeri olmakla mahkemece Samsun Belediye Encümeni kararı uyarınca geçersiz hâle gelen sözleşme nedeniyle davacının ödediği bedelin güncellenmiş değerine hükmedilmesi gerekirken bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle belirlenen rayiç değerine hükmedilmesinin yerinde olmadığı, davacının murisine 775 sayılı Gecekondu Kanunu hükümleri uyarınca Samsun Belediye Encümeni tarafından tahsis işlemi yapılmış olduğundan, davanın bu davalıya karşı açılması gerekip davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının eldeki davada davalı sıfatı (pasif husumet ehliyeti) bulunmadığından bu davalı hakkındaki davanın sıfat yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken hükmedilen tazminattan sorumlu tutulmasının da yerinde olmadığı, Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, Özel Dairenin birinci bozma kararına uyularak taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeline hükmedildiği, mahkemece birinci bozma kararına uyulmakla davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu bu nedenle mahkemece taşınmazın rayiç bedeline hükmedilmesinin yerinde olduğu, direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüşün yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğunca benimsenmediği, bu nedenle direnme kararının bozulması gerektiği" gerekçesiyle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının bozulmasına, karar verilmiştir.IX. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI SONRASINDA; MAHKEMECE VERİLEN TEMYİZE KONU KARAR Mahkemenin 09.01.2025 tarihli ve 2023/288 E. - 2025/7 K. sayılı kararıyla; "...Davacının ödediği bedelin güncellenmiş değeri yönünde ve 27/12/2024 tarihli bilirkişi raporu ile 3.921,64.TL olarak hesaplandığı..." gerekçesiyle; 3.921,64 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Belediyesi Başkanlığından tahsili ile davacı taraf ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, karar verilmiştir. X. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin temlik almış olduğu taşınmazın ödemelerini düzenli olarak yaptığını ve borcun 16.07.1999 tarihinde sona erdiğini, mahkemece 3.921,64 TL tazminata hükmedilmiş olunmasının kabul edilebilir olmadığını, aradan uzun zaman geçmiş olması nedeniyle dava konusu taşınmazın rayiç değerinin tahsil edilmesine karar verilmesi gerektiğini ve buna ilişkin emsal kararlar bulunduğunu, verilen kararın Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, davalının taşınmazın devrini vermemesi hâlinde şartları var ise öncelikle tescil hükmü kurulması, mümkün olmaması hâlinde ise taşınmazın keşfen belirlenebilecek değerine hükmedilmesi gerektiğini, yine aksi kanaate olunur ise de bilirkişi raporundaki ekonomik parametrelerden başkaca parametre ortalamalarının dikkate alınması gerektiğini, bundan başka bilirkişi raporundaki artış oranlarının neye göre hesap edildiğinin de anlaşılamadığını, Çevre Bakanlığının müştereken ve müteselsilen sorumluluğu olup Bakanlık hakkındaki davanın usulden reddinin ve lehine maktu vekâlet ücreti takdir edilmesinin doğru olmadığını, Mahkemece hükmedilen bedelin hatalı ve çok düşük olup eksik inceleme neticesinde hüküm verildiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.C. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, tahsise dayalı tapu iptal ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.XI. KARAR Açıklanan sebeplerle;Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.