Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaz bedelinin tahsili davasında, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğuna hükmederek davalı idarenin temyiz itirazlarını reddetmiştir.
Özet: Davacı tarafından, davalı idarenin kamulaştırmasız el attığı taşınmazın bedelinin tahsili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı, hem davacı hem de davalı idarenin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesiyle kesinleşme yolunda ilerlemiş, ardından davalı idarenin, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiği ve emsal değerlendirmesinin hatalı olduğu iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusu, Yüksek Mahkeme tarafından, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırmasıyla değer biçilmesinin ve belirlenen bedelin davalı idareden tahsilinin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasıyla sonuçlanmıştır.

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/167 Esas, 2024/1914 KararKARAR: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ: Gebze 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2021/271 Esas, 2022/194 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 9620 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminat bedelinin düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu 266 m² yüzölçümlü taşınmazın 20 m²lik kısmı 17.03.1987 tarihli kamu yararı kararına istinaden, kalan 246 m²lik kısmı ise 01.05.1989 tarihli kamu yararı kararına istinaden ...Otoyolu yapımı kapsamında kamulaştırma sahası içerisine alındığını, 20 m²lik kısmın kamulaştırma işlemleri tamamlanarak sicilinden terkin edildiğini, davacıya kamulaştırma bedelleri ödenerek hissesinin tapu sicilinden yola terkin edildiğini, davacıya kamulaştırma bedeli ödendiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın arazi olarak değerinin tespit edilemesi gerektiğini, emsal değerlendirilmesinin uygun olmadığını, düzenleme ortaklık payı kesintisinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kadastral parsel olduğu, somut emsal kabul edilen taşınmazın ise imar parseli olup %35 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, dolayısıyla düzenleme ortaklık payı yönünden usulünce denkleştirmenin yapılmasının yerinde olduğu, dava konusu parsel ile somut emsalin emlak vergilerine esas rayiç değerlerine ilişkin oranlama ile uyumlu şekilde mukayese yapıldığı, her ne kadar bilirkişiler tarafından %15 oranında enflasyon indirimi yapılmasının hatalı olduğu, istinaf nedeni yapılmışsa da işbu dosyada 03.11.2021 tarihi itibarıyla belirlenen 2.900,00 TL/m² birim bedelinin sonuç itibarıyla yerinde olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arazi olarak değerinin tespit edilemesi gerektiğini, emsal değerlendirilmesinin uygun olmadığını, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.