Asıl işveren şirketi tarafından temyiz edilen işçilik alacakları davasında husumet, asıl-alt işveren ilişkisi ve alacak hesaplamalarına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Yargıtay, davacının farklı alt işverenler nezdinde asıl işverene ait projede yaptığı çalışmadan kaynaklanan ücret, fazla mesai ve yıllık izin gibi işçilik alacakları talebine ilişkin olarak, davalı asıl işveren şirketin husumet, asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığı, kıdem ve ihbar tazminatı hak edilmediği ile alacakların ispat ve hesaplama hatalarına yönelik tüm itirazlarını yerinde görmeyerek, Bölge Adliye Mahkemesinin işçilik alacaklarını kısmen kabul eden ve sorumluluğu belirleyen kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1411 E., 2025/967 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 44. İş MahkemesiSAYISI : 2021/169 E., 2022/160 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... Perakende İnş. ve Proje Geliştirme San. Tic. AŞ (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 04.07.2014-04.04.2016 tarihleri arasında alt işveren ... Ltd. Şti, 05.04.2016-17.05.2016 tarihleri arasında alt işveren ... Ltd. Şti, 18.05.2016-24.08.2016 tarihleri arasında alt işveren ... Ltd. Şti. (... Şirketi) nezdinde asıl işveren ... Gayrimenkul Ortaklığına ait ... inşaatında toplamda 25 ay olmak üzere alüminyum doğrama ve cephe giydirme işçisi olarak çalıştığını, davacının asıl ücretinin 5.000,00 TL olduğunu, davacının işini özenle yaptığını ancak işveren tarafından davacının ücretinin ödenmediğini, davacının 01.07.2015-01.11.2015 tarihleri arasında 4 ay ücretini eksik aldığını, 01.11.2015-25.08.2016 tarihleri arasında 10 ay boyunca ücretinin tamamını alamadığını, çalıştığı süre boyunca haftalık 9 saat fazla çalışma yaptığını ve ücretinin ödenmediğini, yıllık izinlerini kullanamadığını, işverenler tarafından üst işverenden hak ediş bedelinin alınamadığı bahanesiyle sürekli oyalandığını, 25.08.2016 tarihinde ise iş sözleşmesinin sonlandırıldığını iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP 1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının diğer davalı ... Şirketi çalışanı olduğunu, husumetin ... Gayrimenkul - ... Adi Ortaklığına yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının çalışanı olduğu diğer davalı ... Şirketi ile ... Gayrimenkul-... Adi Ortaklığı arasında alt işveren asıl işveren ilişkisinin olmadığını, eser sözleşmesi bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2. Diğer davalılar, cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... Şirketi vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvuruları kabul edilmiş, özellikle çalışma sürelerinden kaynaklanan alacaklar noktasında davalı Şirketin istinaf itirazı doğrultusunda, davalıların sorumlulukları belirlenerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılmış ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın husumet yokluğu sebebi ile reddedilmesi gerektiğini, 2. Davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, 3. Kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, 4. Fazla çalışma alacağının ispatlanmadığını, 5. Hüküm altına alınan alacakların hesap unsurlarının ve yöntemlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... Şirketinin dava konusu alacaklardan sorumlu olup olmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, hüküm altına alınan alacakların ispatı ile hesap unsurları ile yöntemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Şirketi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ... Şirketine yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.