Davacı idarenin Kamulaştırma Kanunu mülga 17. maddesi uyarınca açtığı tescil davasında, Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz itirazlarının reddedilerek onanmasına dair Yargıtay kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı idarenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun mülga 17. maddesi uyarınca kamulaştırılan bir taşınmazın kendi adına tescili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin usulüne uygun kamulaştırma yapılan ve ferağ vermeyen malikler yönünden kabul, kamulaştırma süreci eksik olan malikler yönünden ise ret kararı verdiği, bu karara davacı idarenin yaptığı istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedildiği ve son olarak davacı idarenin temyiz itirazlarının da yerinde görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının oy birliğiyle onandığı anlaşılmaktadır.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/547 Esas, 2024/2057 KararKARAR: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziosmanpaşa 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2021/57 Esas, 2021/493 KararTaraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanun’un (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 177 parsel sayılı taşınmazın tamamının usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, tapu malikleri tarafından kamulaştırma bedelinin artırılması davası açıldığını, kamulaştırmanın kesinleştiğini, ancak davalılar tarafından tapuda ferağ verilmediğini, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... mirasçıları davalılar , ..., ..., ..., ..., ; ... mirasçıları davalılar ..., ..., ..., ..., ...; ... mirasçıları davalılar ..., ..., ..., ...'ya karşı açılan davanın kabulüne, ... miraçıları davalılar ..., ..., ... ve ... (tapuda ... olarak geçiyor) mirasçıları ..., ..., ..., ...'e karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu kaydı maliki olan ve kendileri yönünden davanın kabulüne karar verilen davalıların ve murislerinin davadan önce tapuda ferağ için davet edilmedikleri, davalılara ve dahili davalılara usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edildiği hâlde, davayı kabul ettiklerine dair beyanda bulunmadıkları gibi tapuda tescil için ferağ da vermedikleri, bu davalılar ve dahili davalılar yönünden dava konusu taşınmazın bu davalıların murislerine ait tapu kaydının iptali ile 2942 sayılı Kanun’un 17 nci maddesi kapsamına göre davacı idare adına tesciline karar verilmesinin doğru olduğu, Mahkemece davanın reddine karar verilen davalılar ve dahili davalılar ile murisleri yönünden davacı idare tarafından yapılmış usulüne uygun kamulaştırma işlemi bulunmadığı, kamulaştırma bedelinin malik adına bankaya kayıtsız şartsız bloke edilmediği ve ödemeye hazır hâle getirilmediği anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararının bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.