7. Ceza Dairesinin kaçakçılık suçunda usulsüz işyeri aramasıyla elde edilen delilin hukuka aykırı bulunması sonucu mahkumiyet hükmünün bozulmasına ilişkin kararı.
Özet: Temyiz mahkemesi, sanığın iş yerinde kaçak sigara bulunmasına yol açan aramanın usulsüz yapıldığı, zira ilk arama kararının sanığın iş yerini kapsamadığı ve hukuka aykırı yollarla elde edilen delil dışında mahkûmiyete yeterli başkaca delil bulunmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet hükmünü bozarak beraat kararı verilmesi gerektiğine, ayrıca ele geçen tüm kaçak eşyaların müsaderesi gerekirken kısmi müsadere kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir.
7. Ceza Dairesi         2022/996 E.  ,  2025/12258 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/286 E., 2021/127 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin suça konu sigaraların tamamının müsadere edilmesi gerektiğiyle sınırlı olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1.10.11.2015 tarihli olay tutanağına göre, kaçak sigara satışı yapıldığı bilgisinin alınması üzerine Kuşadası Sulh Ceza Hâkimliğinin 27.10.2015 tarihli ve 2015/1762 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden sanığın iş yerinde yapılan aramada, 55 paket kaçak sigaranın ele geçirilmesi, kaçak sigaraların ele geçirilmesi sonrasında Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek adli arama kararı talep edilmesi sonrasında gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan 10.11.2015 tarihli yazılı arama
ve el koyma kararına istinaden iş yerinde yapılan aramada ise suç unsuruna rastlanılmaması şeklinde gerçekleşen olayda;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 206/2.-a, 271/2. ve 230/1. maddelerinde hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri içermektedir.
Adli aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 116. maddesi arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Kanun'un 119. maddesi aramanın, hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır.
Dosya kapsamına göre; sanığın iş yerinde arama yapılmasına ilişkin Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan arama kararının sanığın iş yerini kapsamadığı, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilen yazılı bir arama izninin kaçak sigaraların bulunması sonrasına ait olduğu ve bu arama iznine istinaden yapılan arama sonucu ele geçirilen kaçak sigaranın bulunmadığının anlaşılması karşısında, usulüne uygun arama kararı alınmadan kolluk gücü tarafından yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu, sanığın savunmasında suçlamaları kabul etmediği, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
2.Suça konu kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, sadece Adli Emanetin 2015/1129 sırasında kayıtlı sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.10.2025 tarihinde karar verildi.