8. Ceza Dairesi, tırda yakalanan sanığın uyuşturucu imal ve ticareti suçundan mahkumiyetine itirazlarını reddederek hükmü onadı.
Özet: Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiinin temyiz başvuruları incelenmiş olup, yapılan ön incelemede hukuki süreç ve temyiz sebeplerine değinilmiştir. Sanık ve müdafiinin aramanın ve delil elde etmenin hukuka aykırı olduğu, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğu ve eylemin ticari nitelikte bulunmadığı, eksik araştırma yapıldığı ve savunma haklarının ihlal edildiği yönündeki iddiaları değerlendirilmiştir. Yüksek Mahkeme, yargılama sürecindeki usul ve kanuna uygunluğun, mahkeme kararına esas alınan delillerin yeterliliğinin, eylemin suç vasfının doğru biçimde belirlendiğinin ve ele geçirilen uyuşturucu madde miktarının ticari amaçla bulundurulduğunu gösterdiğinin anlaşıldığını belirterek, alt derece mahkemelerinin kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığına hükmederek temyiz itirazlarını reddetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1294 Esas, 2024/1969 KararSUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaretiHÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıMardin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2024 tarihli ve 2023/179 Esas, 2024/76 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi KararıDiyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 20.09.2024 tarihli ve 2024/1294 Esas, 2024/1969 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının, adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin ihtarat yönünden hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Sanığın Temyiz İstemiUyuşturucu madde kullanıcısı olduğu halde ticaret suçundan dolayı hüküm kurulduğuna, atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, uzmanlık raporundaki miktarın dikkate alınmadan hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemiUyuşturucu madde ticaretine dair kriterlerin hiçbirinin somut olayda gerçekleşmediğine, aramanın hukuka aykırı olduğuna, elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, hükme esas alınamayacağına, telefonun sanığın rızası olmadan incelendiğine, hukuka aykırı delillerin dosyadan çıkarılması gerektiğine, delillerin tartışılmadan hüküm kurulduğuna, tape kayıtlarında sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair konuşma olmadığına, sanık hakkında daha önce adli sicil kaydı bulunmadığı halde tekerrür hükümlerinin uygulandığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, tercüme edilmeden yapılan yargılama ile savunma hakkının ihlal edildiğine, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğuna, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin uygulanmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, Doğu illerinden temin edilerek batıya sevki yapılan uyuşturucu madde ticaretine yönelik yapılan çalışmalarda sanığın kullanımında bulunan çekici ve bu çekiciye bağlı dorse tırın uyuşturucu veya uyarıcı madde getirebileceğinden durdurulduğu, mahkemeden alınan arama kararına istinaden yapılan aramada çekicide, şoför koltuğunun üst kısmında bulunan ilk yardım çantasının içerisinde, şoför koltuğunun ön göğüs kısmında örtü altında bir miktar methodone ve pregabalin hap; çekicinin yatak altında bulunan torpido kısmında şeffaf poşet içerisinde bir miktar metamfetamin ve bir miktar eroin; vites kolunun önünde bulunan bölme içerisinde beyaz kağıda sarılı bir miktar eroin ile uyuşturucu madde içiminde kullanılan bonk olarak tabir edilen cam aparatın ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli ve kriminal raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas teşkil edecek ilamının bulunmadığı ve tekerrür hükümlerinin de uygulanmadığı, sanığın ifadelerinde Türkçe konuşamadığına dair bir bilgi bulunmadığı, sanığın telefonunun incelenmesine dair 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi kapsamında inceleme izninin bulunduğu, her ne kadar sanıkta amfetamin ve opiat tespit edilmiş ve sanık da ifadelerinde söz konusu maddeleri kullanmak amacıyla bulundurduğunu savunmuş ise de, ele geçen maddelerin miktarı dikkate alındığında Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmamış, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 20.09.2024 tarihli ve 2024/1294 Esas, 2024/1969 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2025 tarihinde karar verildi.