İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında asıl işveren-alt işveren sorumluluğu, kusur ve hükmedilen tazminat miktarının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının mirasçıları tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasının temyiz incelemesini konu almaktadır; ilk derece mahkemesinin davalı site yönetimi yönünden reddettiği, diğer davalı şirket yönünden ise kısmen kabul ettiği karara karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesinin ardından, davacılar, site yönetiminin asıl işveren sıfatıyla sorumluluğu, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yetersizliği, bilirkişi raporundaki hatalar ve hükmedilen manevi tazminatların azlığı gerekçeleriyle kararı temyiz etmiş olup, Yargıtay bu itirazları incelemektedir.
10. Hukuk Dairesi         2024/11590 E.  ,  2025/12675 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1351 E., 2024/1571 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/289 E., 2023/229 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı site yönetimi yönünden davanın reddine, diğer davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma taleplerinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 30.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacılar adına gelen olmadı. Davalı ... adına ve diğer davalı da adına gelen olmadı. Tarafların yokluğunda duruşmaya başlanıp, duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; müvekkillerinin murisi sigortalının iş kazası nedeniyle vefat ettiğini, kazanın davalıların kusurlarından kaynaklandığını ileri sürerek dava dilekçesinde her bir davacı için 2.000,00’er TL maddi, eş için 150.000,00 TL, çocuklar için 50.000,00’er TL manevi tazminatın tahsilini talep ettikten sonra aşamalarda alınan bilirkişi hesap raporuna itiraz etmekle birlikte bu hesap raporu doğrultusunda davacı eşin maddi tazminat istemini 293.711,73 TL’ye, çocuk ...’nın maddi tazminat istemini 5.786,67 TL’ye, çocuk ...’ın maddi tazminat istemini 37.080,00 TL’ye, çocuk ...’in maddi tazminat istemini yine 37.080,00 TL’ye, çocuk ...’nin maddi tazminat istemini 37.826,67 TL’ye arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savumuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı site yönetimi yönünden davanın reddine, davalı şirket yönünden tüm davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 40.000,00 TL manevi, çocuklar lehine 25.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı site yönetimine kusur atfedilmemesinin ve bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, davalı site yönetiminin asıl işveren konumunda bulunduğunu ve davalı site yönetimi ile davalı şirket arasındaki ilişkinin işin niteliği gereği asıl işveren–alt işveren ilişkisi olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu kapsamda davalı site yönetiminin karar defterinin celp edilerek incelenmesinin zorunlu olduğunu, davalıların müteveffanın çalışması sırasında gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almadıklarını, iş akdinden doğan işçiyi gözetme ve koruma borcuna aykırı davrandıklarını, mantolama işi sırasında iskelenin iniş ve çıkışlarının güvenli şekilde düzenlenmediğini, müteveffanın baretsiz ve kemersiz çalıştırıldığını ve bu suretle düşmesi sonucu ölümüne sebebiyet verildiğini, davalılar arasındaki hukuki ilişkinin asıl işveren–alt işveren ilişkisi olması nedeniyle her iki davalının da oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, Mahkemenin 25.07.2022 tarihli ara kararı ile davalı site yönetimine sözleşmeyi sunması için kesin süre verilmiş olmasına rağmen bu süre içinde sözleşmenin sunulmadığını, daha sonra sunulan belgenin kesin süre içerisinde ibraz edilmediğini, asli unsurları taşımadığını ve adi nitelikte olduğunu, süresinde sunulmayan delillere açıkça muvafakat edilmediğinden bu belgenin dikkate alınmaması gerektiğini, bilirkişi heyetinin uygun olmadığını, ayrıca hükmedilen manevi tazminatların az olduğu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
a.Davacılar vekilinin müvekkillerinin manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin dava dilekçesinde her bir davacı için 2.000,00’er TL maddi, eş için 150.000,00 TL, çocuklar için 50.000,00’er TL manevi tazminatın tahsilini talep ettikten sonra aşamalarda alınan bilirkişi hesap raporuna itiraz etmekle birlikte bu hesap raporu doğrultusunda davacı eşin maddi tazminat istemini 293.711,73 TL’ye, çocuk ...’nın maddi tazminat istemini 5.786,67 TL’ye, çocuk ...’ın maddi tazminat istemini 37.080,00 TL’ye, çocuk ...’in maddi tazminat istemini yine 37.080,00 TL’ye, çocuk...’nin maddi tazminat istemini 37.826,67 TL’ye arttırdığı, İlk Derece Mahkemesince davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 40.000,00 TL manevi, çocuklar lehine 25.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2024 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran davacıların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen reddine karar verilen manevi tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekilinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
b. Davacılar vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından davalı şirketin ticaret ünvanının Tasfiye Halinde ..... San. Tic. Ltd. Şti. olduğu halde İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında “Tasfiye Halinde” ibaresinin yazılmadığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Davacılar vekilinin müvekkillerinin manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan REDDİNE,
2.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçeli karar başlığında yer alan "... Sanayi Ticaret Limited Şirketi" ibarelerinden önce gelmek üzere "Tasfiye Halinde" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.