Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararını eksik soruşturma, imei numarası hatası, tekerrür ilam yanlışlığı ve müşteki katılımındaki usul hataları nedeniyle bozmuştur.
Özet: Hırsızlık suçlamasıyla verilen mahkeme hükmünün temyiz incelemesinde, çalınan cep telefonunun IMEI numarasına ilişkin eksik soruşturma yapılması, sanık hakkında tekerrüre esas alınan önceki hükmün numarasında maddi hata bulunması ve müştekinin kamu davasına katılma talebi olmamasına rağmen katılımcı olarak kabul edilmesi gibi tespit edilen usul ve esas hataları nedeniyle, hükmün bozulmasına ve davanın yeniden ele alınması için ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/17897 E.  ,  2025/19634 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1876 E., 2022/2982 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, eksik ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi ve hukuka aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Şikâyetçinin markette alışveriş yapması üzerine kasada beklerken cebinde bulunan cep telefonun çalınması şeklinde gerçekleşen somut olayda; sanığın suçlamayı kabul etmediği hususu dikkate alındığında; suça konu cep telefonunun ... IMEI numarasından hareketle, BTK’ya yazı yazıldığı, ancak BTK'dan gelen yazı cevabındaki IMEI numarasının ............... şeklinde hatalı olduğu, şikâyetçinin çalınan telefonuna ait olan ... IMEI numarasına ilişkin kayıtların BTK'dan sorularak söz konusu telefonun suç tarihinden sonra sanık tarafından kullanılıp kullanılmadığı hususu araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Sanık hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alınan ilâmın karar numarası 2013/362 olması gerekirken 2013/262 olarak yazılması,
3- Müşteki ...ın kamu davasına katılma talebi bulunmamasına rağmen mahkemesince kamu davasına katılmasına karar verilmesi ve karar başlığında bu hataya rağmen tekrar müşteki olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrasında kurulacak hükümde 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.