Sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine dair temyiz talebinin Yargıtay 2. Ceza Dairesi tarafından reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan mahkum olan sanığın, isnat edilen suçu işlemediği, yanlış anlaşıldığı ve fiş ibraz etmesine rağmen mağdur edildiği yönündeki temyiz itirazları incelenmiş; sanığın farklı tarihlerde aynı marketten ürün çalmış olduğu tespit edildiğinden, yerel ve bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığına ve sanığın savunmalarının yerinde olmadığına karar verilerek, mahkumiyet hükmü onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/14712 E.  ,  2025/19592 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2631 E., 2022/435 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, tarafına isnat edilen suçu işlemediğine, fakat her iki mahkemede de kendini anlatamadığına, olay günü olan hadisede daha alışverişi bitmeyen bir olayda dosyada ismi geçen iş yerinde çalışan görevlinin kolluk görevlilerini çağırarak gözetim altına alındığına, isnat edilen suçu üzerine yaftaladıklarına, daha önce de alışveriş yaptığını parasını ödemeden gittiğini belirttiklerine, kendisinin de bunun üzerine kolluk kuvvetlerine ben buraya her gün alışverişe gelir giderim buradan almış olduğum her ürünün parasını verdim veririm, fişini de alırım dediğine, kolluk görevlisinin alış veriş fişlerini istediğine, kendisinin de ibraz ettiğine, zapta geçerken bunları mahkemede gösterirsin dediklerine, fişleri de kendisine iade ettiklerine ama bu fişlerin zapta geçirilmediğini öğrendiğine, burada mağdur olanın kendisi olduğuna, onurunun itibarının zedelendiğine, işinden gücünden olduğuna, psikolojisinin ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, katılanın sorumlusu olduğu .................Mahallesi Şubesinden 08.12.2018 tarihinde çaldığı ürünlerin 112,90 TL değerinde olduğu, sanığın aynı marketten 30.11.2018 tarihinde de hırsızlık yaptığı, yine yakın değerde ürünler çaldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.