Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin ortaklığın giderilmesi davasında aynen taksim imkanının detaylı incelenme gerekliliğine dair içtihadı ve muhdesat talebi.
Özet: Ortaklığın giderilmesi davasında, taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesi kararına karşı davacı vekilinin muhdesatın tespiti davasının beklenmediği yönündeki itirazı, davanın süresinde açılmaması nedeniyle reddedilmiştir. Davalı Hazine vekilinin bilirkişi raporunun yetersizliği, aynen taksim imkanının yeterince araştırılmadığı ve değerlemenin düşük olduğu yönündeki temyiz itirazları üzerine Yargıtay, ortaklığın giderilmesi davalarında taşınmazın nitelikleri, imar mevzuatı, pay ve paydaş sayısı dikkate alınarak aynen taksimin mümkün olup olmadığının detaylıca araştırılması, ifraz projesi düzenlenmesi ve ilgili kurumlardan görüş alınması gerekliliğini vurgulamıştır.

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/1674 E., 2024/820 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu ... ili, ... ilçesi, 1123 98... , 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir. Dava konusu edilen bu taşınmazlardan 1123 98... parsel sayılı taşınmaz yönünden 20.12.2022 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın tefrikine karar verilmiştir. Tefrik kararı sonrası yeniden esas alınan tetkike konu bu dosyada davacı ... vekili; muhdesat iddiasında bulunarak, ortaklığın aynen taksim, mümkün değilse satış suretiyle giderilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini aksi hâlde, ortaklığın aynen taksim, mümkün değilse satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.06.2011 tarihli ve 2011/49 Esas, 2011/704 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Mahkemenin 30.06.2011 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 16.05.2012 tarihli ve 2012/5701 Esas, 2012/7381 Karar sayılı ilâmında; İdare Mahkemelerinde açılan davaların sonucunun taşınmazlardaki pay ve paydaş durumunu değiştirebileceği gerekçesiyle, bu dava dosyalarının sonucunun bekletici mesele yapılması için hükmün bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın kabulüne, ... ili, ... ilçesi, 1123 98... parsel sayılı taşınmazların üzerindeki tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte açık artırma yoluyla satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili tarafından açılan ve halen derdest olan muhdesatın tespiti dava dosyasının sonucunun beklenmesi gerekirken beklenmeden ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a. Bilirkişi incelemesinin eksik ve yetersiz olduğunu,b. Dava konusu taşınmazdaki ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesinin mümkün olup olmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu,c. Bilirkişi raporunda taşınmazda rayiç değerinin çok altında bir değer biçildiğini,ç. Müvekkili Kurumun harçtan muaf iken harç ile sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir. B.Değerlendirme ve GerekçeDava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, davacı vekilinin tarafına verilen süre içerisinde muhdesatın tespiti davası açmaması nedeniyle temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.2. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez. Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde ise ilgili belediyeden, belediye dışında ise İl İdare Kurulundan bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. Belediye Encümeni veya İl İdare Kurullarınca 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümlerine uygun bulunması hâlinde onaylanması gereken ifraz projesinde kimlere nerelerin verileceği, bu konuda paydaşlar aralarında anlaşamazlarsa hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.Somut olayda, hükmün gerekçesinde atıf yapılan 01.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda dava dilekçesinde belirtilen her 3 taşınmaz yönünden de aynen taksimin mümkün olmadığı ortaklığın ancak satış suretiyle giderilebileceği belirtilmiştir. Fakat dava konusu taşınmazlardan 1123 98... parsel sayılı taşınmaz yönünden ana dava dosyasında aynı bilirkişiler tarafından hazırlanan 21.03.2022 tarihli raporda aynen taksimin mümkün olduğunun belirtildiği ve hüküm sonucunda bu taşınmaz hakkında ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesine karar verildiği görülmüştür. Böyle bir durumda Mahkemece dava konusu tefrik edilen 1123 98... parsel sayılı taşınmaz yönünden de aynı ilkeler gözetilerek ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesinin mümkün olup olmadığının araştırılması ve tarafların öncelikli talebi olan aynen taksim yönünden olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenle eksik incelemeyle ve diğer dava dosyası ile çelişen bilirkişi raporu gözetilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.Kabule göre de, davalı Hazine harçtan muaf olduğu hâlde, hüküm sonucunda harç ile sorumlu tutulması doğru değildir.VI. KARAR 1. V-B-1 No.lu bentte açıklanan sebeple; davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,2. V-B-2 No.lu bentte açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek hâlinde davacıya iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.