Kamulaştırmasız El Atılan ve Okul Alanı Olarak Kullanılan Taşınmazın Bedelinin ve Ecrimisilin Tahsili İçin Açılan Davada Temyiz Sürecinde Kesinlik Sınırı Uygulaması.
Özet: Davalı idarenin kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ve ecrimisil tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda, ilk derece mahkemesinin kabul ve bölge adliye mahkemesinin istinafın esastan reddi kararlarına karşı temyiz başvurusu değerlendirilmiş olup, davadaki ecrimisil ve birleştirilen davadaki tazminat miktarının kanuni kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle bu kalemlere ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilirken, asıl davadaki kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat talebine yönelik temyizin şartları taşıdığından kabul edilerek esas incelemeye geçilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/4895 E.  ,  2025/14869 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1203 Esas, 2024/2512 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/115 Esas, 2022/582 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ve ecrimisilin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Asıl davada hükmedilen ecrimisil, birleştirilen davada ise hükmedilen tazminat bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla asıl davada hükmedilen ecrimisil, birleştirilen davada ise hükmedilen tazminat bedeli yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin asıl davadaki kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl davanın dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 95... parsel sayılı taşınmazda davacının kendi adına kayıtlı payının bulunduğunu, taşınmazın imar planında ilkokul alanı olarak planlanarak taşınmaza kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atma tazminatının ve ecrimisil bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleştirilen davanın dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 95... parsel sayılı taşınmazda davacının kendi adına kayıtlı payının bulunduğunu, taşınmazın imar planında ilkokul alanı olarak planlanarak taşınmaza kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atma tazminat bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararında belirtilen malik ile tapu kaydında görünen malik aynı olmadığından tescil taleplerini mahkeme kararına rağmen kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın imar planında okul alanı olarak belirlenmesi ve imar planlarının uygulanmasının sağlanması belediyenin sorumluluğu altında olduğunu, tazminat miktarının yüksek olduğunu, emsal karşılaştırması yapılmadan değer biçilmesinin yerinde olmadığını, faizin hatalı olduğunu, tazminat ve ecrimisil açısından ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile imar planında "İlkokul Alanı" olarak ayrılmış olan, dava konusu taşınmaza "... Merkez ilkokulu" isimli okul yapılmak suretiyle davalı idare tarafından kamulaştırma olmaksızın fiilen el atıldığı, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile dava konusu taşınmazın değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazla, emsal taşınmazın özelliklerinin puanlanması suretiyle bulunan değer üzerinden taşınmazın değerinin tespitlendiği, her iki taşınmazında düzenleme ortaklık payı düşülmüş imar parseli olduğu, kıyaslama neticesinde dava konusu taşınmazın daha değerli kabul edilmesinin emlak vergi değerleri açısından da yerinde olduğu ve emlak vergi değerleri açısından ters orantı bulunmadığı, taşınmazın bulunan metrekare değerinin ve tazminat miktarının taşınmazın bulunduğu, konum itibarı ile uyumlu olduğu, ayrıca niteliği itibarı ile kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisil istemlerin ayrı ayrı davalar olduğundan her bir dava yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı İdare Vekilinin Asıl Dava Yönünden Ecrimisil, Birleştirilen Dava Yönünden Kamulaştırmasız El Atmadan Doğan Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Asıl Dava Yönünden Kamulaştırmasız El Atmadan Doğan Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.