İş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında, Yargıtay bozması sonrası iş kazası tespit davasının tamamlanamaması nedeniyle reddedilen karara karşı yapılan temyiz incelemesi.
Özet: İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin davacı lehine verdiği tazminat kararı, Yargıtay tarafından iş kazasının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmemesi ve maluliyet tespiti eksiklikleri gerekçesiyle bozulmuş; bozma sonrası yeniden yargılamada mahkeme, davacıya verilen sürelerde iş kazası tespiti davası açılmaması veya açılan davanın takipsizlik sonucu açılmamış sayılması nedeniyle iş kazasının kesin olarak tespit edilememesi üzerine davanın reddine karar vermiş, bu ret kararının davacı vekilince temyizi üzerine Yargıtay, eksik hususların (açılmamış sayılan dava dosyası ve Sosyal Güvenlik Kurumundan iş kazası tespiti) tamamlanması yönünde ara karar vermiştir.
10. Hukuk Dairesi         2024/11547 E.  ,  2025/12263 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2020/54 E., 2022/186 K.
Taraflar arasında mahkemede görülen iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi tarafından mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili özetle; müvekkili davacı kazalı ...'ın iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davalıların kusurlu olduklarından bahisle davacı kazalı ... için 92.783,59 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, anne .... ve kardeşler ... ve .... için 5.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 05.03.2014 tarihli ilk kararıyla; kazanın oluşumunda davacı kazalı ...’ın %10, ... davalı ...’in %70, davalı ...'ün %20 oranında kusurlu oldukları, Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacı kazalı ...'ın %28,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı kabulünden hareketle; davacı kazalı lehine 83.783,59 TL maddi, 5.000,00 TL manevi, anne ve kardeşler lehine 2.500,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 05.03.2014 tarihli bu ilk kararına karşı süresi içinde davalıların ortak vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 29.01.2015 tarih, 2014/14324 Esas, 2015/1648 tarihli kararı ile somut olayda iş kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği ve dolayısı ile Kurum içi prosedürler izlenerek maluliyet tespiti yapılmadığı, bu eksiklikler tamamlanmadan verilen hükmün isabetli olmadığı gerekçeleri ile mahkeme kararının bozulmasına, sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme bozmaya uyulmasından sonra verilen temyiz incelemesine konu 14.09.2022 tarihli kararla davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dosya kapsamından, mahkemece bozmadan sonraki 17.09.2015 tarihli celsede davacılar vekiline iş kazasına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak üzere süre verildiği, Kurum'un kaza tarihinde davacı kazalının sigortalılık tespiti yapılamadğı için iş kazası tahkitatının sonlandırıldığını ve olayın iş kazası sayılmadığını mahkemeye bildirildiği, 07.11.2017 tarihli celsede davacılar vekiline iş kazası tespiti davası açması için 30 günlük süre verildiği, anılan süre içerisinde iş kazasının tespitine ilişkin dava açılmadığı takdirde davanın reddedileceği o celsede hazır olan davacılar vekiline ihtar edildiği, davacılar vekilinin süresinde dava açtığı, bekletici mesele yapıldığı, Serik 2. İş Mahkemesinin 2020/91 Esas sayılı (Eski esası Serik 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 2017/779 Esas) dosyası üzerinden görülmekte olan iş kazasının tespiti davasında dosyanın bir kez işlemden kaldırılması üzerine yeniden takipsiz bırakıldığı ve davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, anılan kararın 23.08.2022 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, davacılar vekilinin 14.09.2022 tarihli celsede “Biz aynı davayı Serik 1. İş Mahkemesinin 2022/177 Esas sayılı dosyasında açtık, SGK başvurumuz da devam etmektedir sonucunun beklenmesini talep ediyoruz." şeklinde beyanda bulunduğu, Mahkemece “davacıya bu hususta kesin süre verildiği, anılan kesin süre içerisinde ara kararın yerine getirilmediği takdirde davanın reddine karar verileceğinin ihtar edildiği anlaşılmış olup, SGK'nun davacının davaya konu iş kazasına başvurusuna ilişkin cevabı bir arada değerlendirildiğinde davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir” gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, kararın davacılar vekilince temyiz edildiği, Dairemiz'in 30.04.2024 tarihli kararı ile açılmamış sayılmasına karar verilen Serik 1. İş Mahkemesinin 2022/177 Esas sayılı dava dosyasının eksiksiz, okunaklı ve onaylı bir fotokopisinin celp edilerek dosyaya eklenmesi, Sosyal Güvenlik Kurumundan kazalının kimlik bilgileri ve olay tarihi belirtilmek suretiyle yargılamaya konu olayın kendileri tarafından iş kazası olarak kabul edilip edilmediği iş kazası olarak kabul edilmiş ise davacı ...'ın sürekli iş göremezlik oranının tespit edilip edilmediğinin sorulması ve dayanağı olan tüm belgelerin ve özellikle komisyon kararı, iş kazası inceleme raporu, sürekli iş göremezlik oranı tespit kararının celp edilerek dosyaya eklenmesi, Serik Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/302 Esas sayılı dosyasının eksiksiz, okunaklı ve onaylı bir fotokopisinin eklenmesi yönünde geri çevirme kararı verildiği, geri çevirme kararı sonrasında dosya kapsamına giren Kurum evraklarına göre Kurum tarafından 23.08.2000 tarihli kaza olayının 2022 yılında yapılan tahkikat sonucunda iş kazası olarak kabul edildiği, davacı kazalının sürekli iş göremezlik oranının yine Kurum tarafından %28,20 olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece işin esasına girilerek Kurum tarafından 2022 yılında düzenlenen iş kazası inceleme raporu ve varsa Kurum tarafından sorumlular aleyhine açılmış rücuan tazminat dava dosyası değerlendirilmek ve işveren sıfatı, davalıların hukuki konumları ve kendi aralarındaki ilişkiler de tereddüte yer bırakmayacak şekilde kesin olarak belirlenmek suretiyle davacıların ilk karara karşı kanun yoluna başvurmamış olmaları nedeniyle oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken davacılar vekilinin 14.09.2022 tarihli celsedeki “SGK başvurumuz da devam etmektedir sonucunun beklenmesini talep ediyoruz“ şeklindeki beyanı dikkate alınmaksızın yazılı şekilde “davacıya bu hususta kesin süre verildiği, anılan kesin süre içerisinde ara kararın yerine getirilmediği takdirde davanın reddine karar verileceğinin ihtar edildiği anlaşılmış olup, SGK'nun davacının davaya konu iş kazasına başvurusuna ilişkin cevabı bir arada değerlendirildiğinde davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir” gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.