Sanığın polis memurlarına hakaret suçundan mahkumiyet kararında, haksız tahrik hükümleri ile zincirleme suç artırım oranının göz ardı edilmesi nedeniyle istinaf kararının bozulması.
Özet: Hakaret suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının istinaf mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, sanığın polis memurları tarafından darp edildiği iddiasına ilişkin adli muayene raporu ve fotoğraflar karşısında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmadığı, ayrıca eylemin birden fazla kamu görevlisine karşı işlenmesine rağmen cezada artırım oranının mağdur sayısına göre alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediği tespit edildiğinden, bölge adliye mahkemesinin kararı bozulmuş ve dava yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/13294 E.  ,  2025/18983 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2796 E., 2023/1356 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön incelemede sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesinin (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın aksine polis memurlarının sanığa hakarette bulunduğuna, yalnızca katılanların beyanları dikkate alınarak eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil olmamasına rağmen, masumiyet karinesi ihlal edilerek karar verildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı, katılan polis memurlarının aşamalarda birbirleriyle uyumlu ve istikrarlı beyanlarda bulunmaları, olay anına ilişkin kamera görüntüleri ve olay tutanağı karşısında, sanık müdafiinin diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak;
1.Sanığın aşamalardaki savunmalarında polis memurlarının kendisini darp ettiğini ileri sürmesi, iddiasıyla uyumlu adli muayene raporu ve dosyaya ibraz ettiği fotoğraflar karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Sanığın eylemini birden fazla kamu görevlisine karşı işlemesi nedeniyle verilen cezasında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca arttırım yapılırken, mağdur sayısına göre arttırım oranının, alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesinin gözetilmesine,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.11.2025 tarihinde karar verildi.