Trafik kazasında yolcu yaralanması sonucu sigorta şirketinden talep edilen maddi tazminat davasında, hatır taşıması ve iş göremezlik tazminatı hesaplamasında asgari geçim indirimi (AGİ) eksikliği nedeniyle verilen bozma kararı.
Özet: Trafik kazası sonucu yaralanan davacıların maddi tazminat talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin tazminat ödenmesine yönelik kabul kararı, davalı vekilinin temyizi üzerine, taşımacılığın "hatır taşıması" olup olmadığının araştırılarak tazminattan uygun indirim yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi gerekliliği ile iş göremezlik tazminatı hesabında aktif ve pasif dönem ayrımı yapılmadan ve pasif dönem zararının belirlenmesinde asgari geçim indiriminin hatalı şekilde dikkate alınması gibi eksiklikler nedeniyle bozulmuştur.
4. Hukuk Dairesi         2025/5788 E.  ,  2025/13563 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/432 E., 2025/57 K.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı İlhan idaresindeki araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinin tek taraflı olarak meydana gelen 30.09.2008 tarihli kazada yaralandıklarını, davalı ... şirketinin ... için 28.695,00 TL, ... için 15.400,00 TL ödeme yaptığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek her bir davacı için 500,00'er TL maddi tazminat talep etmiş, talebini ıslahla ... için 71.305,00 TL, ... için 33.361,00 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2015/629 Esas, 2016/349 Karar sayılı kararıyla davanın kabulü ile ... için 33.361,00 TL, ... için 71.305,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay(kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29.03.2019 tarih ve 2016/9662 esas ve 2019/3577 karar sayılı ilamı ile; ''1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK'nın 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan sözedebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının sözkonusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve ödenceden indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından sözedilemeyecektir. Ayrıca Hakim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. O halde mahkemece, bu savunma üzerinde durularak, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları göz önüne alınarak araştırma ve inceleme yapılması gerekmektedir. Mahkemece hatır indirimi tartışılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de hatır indirimi oranı %20'yi geçemeyecektir.
3-İş göremezlik tazminatının hesabında, davacının gelirinin doğru biçimde belirlenmesi, tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve pasif devrede zararın asgari geçim indirimsiz asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulünün gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır. Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira, asgari geçim indirimi (AGİ), ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasına esas ücrete dahil edilemez.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda aktif ve pasif dönem ayrımı yapılmamış her iki dönem için de net asgari ücret üzerinden hesap yapılmıştır. davacının pasif dönemine ilişkin tazminata esas geliri belirlenirken AGİ dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması hatalıdır. Bu nedenlerle, pasif döneme ilişkin hesaplamanın, AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden yapılması konusunda, ek rapor alındıktan sonra, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
4-Maluliyete ilişkin alınacak raporlar kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Mahkemece maluliyetin belirlenmesine ilişkin herhangi bir rapor alınmadan davacıların sunmuş olduğu özürlü sağlık kurulu ve engelli sağlık kurulu raporlarına itibar edilmiştir.
Mahkemece Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile ... yönünden 71.305,00 TL'nin davacı ...'a tazminatı için davadan önce yapılan ödemenin tarihi olan 20.08.2015 tarihinden sonraki 8. iş gününüden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, ... yönünden 33.361,00 TL'nin davacı ...'ya tazminatı için davadan önce yapılan ödemenin tarihi olan 30.03.2010 tarihinden sonraki 8.iş gününüden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını, davanın reddi gerektiğini, aktüer raporunun hatalı olduğunu, ödeme tarihi itibariyle hatır taşıması da gözetildiğinde ödemenin yeterli olduğunu, tazminat hesabı bakımından poliçe tanzim tarihi itibariyle geçerli güncel mevzuata göre değerlendirme yapılması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı kaza sonucu davacıların yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Bozma öncesi davacı ... için 33.361,00 TL, ... için 71.305,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine bozma kararı verilmiştir.
Bozma sonrası bozma gereği düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda davacı ...'nin maluliyet oranının %9, ...'nın maluliyet oranının %14,3 olduğu tespit edilmiştir.
Bozma öncesi düzenlenen 02.03.2016 tarihli aktüer hesabında ... için 33.361,78 TL, ... için 132.942,65 TL tazminat hesabı yapılmıştır.
Bozma sonrası düzenlenen hesap raporunda kök rapor tarihi itibariyle ve güncel rapor tarihi itibariyle hesap yapılmış olup kök rapor tarihi itibariyle yapılan hesap sonucu ... için 67.266,94 TL, ... için 53.227,65 TL tazminat hesaplanmış ise de, raporun incelenmesinde davacı ...'nin maluliyet oranı %9 olarak belirlenmesine karşın işleyecek aktif dönem ve pasif dönemde maluliyet oranının %14,3 olarak esas alındığı anlaşılmaktadır.
Mahkeme tarafından ise hatır taşımasının varlığı kabul edilmiş, ancak güncel verilere göre yapılan tazminat hesabı kabul edildiğinden hatır taşımasının indirimi yapılmasının ıslahla istenilen tazminat miktarları dikkate alındığında sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle ilk kararda hükmedilen tazminat miktarlarına hükmedilmiş ise de, bu haliyle ilk kararı sadece davalının temyiz etmesi nedeniyle davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken; ilk kararı temyiz eden davalının kazanılmış hakkını korumak için bozma öncesi hükme esas alınan (02.03.2016) tarihli rapor tarihindeki verilere göre davacı ...'nin maluliyet oranı %9, ...'nın maluliyet oranı %14,3 olarak esas alınarak, pasif döneme ilişkin hesaplamanın, AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden yapılması için ek rapor alınması, yapılan hesap sonrası önce %20 oranında hatır taşıması indirimi ardından davalı tarafın ödemesinin 02.03.2016 tarihine kadar güncel değeri düşülerek oluşan sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.