Otopark işletmesinde sigortasız çalıştığı iddia edilen çekici şoförünün iş kazası sonucu vefatıyla açılan hizmet tespiti davasının temyiz incelemesi.
Özet: Vefat eden bir kişinin mirasçıları tarafından açılan hizmet tespiti davasında, davacılar murislerinin 12.12.2017-21.02.2020 tarihleri arasında davalı otopark işletmesinde sigortasız çekici şoförü olarak çalıştığını ve bir iş kazası sonucu vefat ettiğini ileri sürerken, davalı ise vefat anında bir iş ilişkisi olmadığını, kişinin yalnızca otoparka uğrayan veya barınma amaçlı araç kullanan biri olduğunu savunmuştur; ilk derece mahkemesi murisin belirtilen dönemde davalı iş yerinde çalıştığının tespitine karar vermiş, bu karar istinaf mahkemesi tarafından onanmış olup davalı işverenin temyiz başvurusu üzerine dosya incelemeye alınmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/823 E.  ,  2025/12203 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2727 E., 2024/2790 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/41 E., 2024/152 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ...'nın ... Otopark İşletmeleri .... Lti.Şti.'nde otopark ve yediemin hizmeti verilen iş yerinde çekici şoförü olarak çalışırken 14/02/2020 tarihinde ... plakalı araçtan düşmenin etkisiyle kafa travması geçirerek hastaneye kaldırıldığını, 21.02.2020 tarihinde hayatını kaybettiğini, müteveffanın emekli olduktan sonra davalı iş yerinde çalışmaya başladığını, davalının müteveffayı sigortasız çalıştırdığını beyanla müteveffanın davalı iş yerinde 12.12.2017-21.02.2020 tarihleri arasında çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın murisleri ... ...'nın müvekkil şirkette çalıştığını iddia ederek iş bu davayı ikame ettirdiklerini ancak; ... ...'nın 27.03.2017-12.12.2017 tarihlerinde müvekkil iş yerinde çalışmışsa da vefat tarihinde müvekkil sigortalısı veya herhangi bir şekilde işçisi olmadığını, davacıların murislerinin müvekkil iş yerinde kayıt dışı çalıştığı şeklindeki anlatımlarının yersiz ve gerçeğe aykırı olduğunu, davacı tarafın iddialarının dayanağınının murislerinin ... plakalı araçtan düşmesi sonucu yaralandığı ve sonrasında vefat ettiğini bildirdiklerini, öncelikle bahsi geçen aracın müvekkil şirket adına kayıtlı bir araç olmadığını, hukuken müvekkil şirketle bağdaştırılması ve müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ... ...'nın eşinden boşandıktan sonra eski eşi ve çocukları ile iletişimini kopardığını ve neticede evsiz kaldığını, yardıma muhtaç duruma düşmüş olduğunu, müvekkilinin otoparkta birkaç kişiyi tanıması ve hemşehri olması sebebiyle sık sık müvekkilin otoparkına sohbet ve ziyaret amacıyla uğrayan bir kişi olduğunu, müteveffanın otoparkın dışında bulunan bahse konu aracı daha önce de bir iki kez kalacak yeri olmadığında barınma amacıyla kullandığının tespit edildiğini, olay günü de muhtemelen aracı dinlenmek/uyumak amacıyla kullandığı sanılmakta olduğunu, müteveffanın bu aracı kullanmasının herhangi bir şekilde müvekkil şirket görevlilerinin izni dahilinde bir durum da olmadığını, nitekim, olay günü müteveffanın araçta kaldığını kimsenin bilmemekte olduğunu, müteveffanın araçtan düştüğünü bir kişinin fark etmesi üzerine sağlık ekiplerine haber verildiğini, hal böyle iken, davacıların bu durumu, murislerinin müvekkil iş yerinde çalıştığı şeklinde iddiaya konu etmelerinde hukuka uygunluk bulunmadığını, dava dilekçesinde tespiti istenilen sürenin açık ve net olmadığını, davacı tarafın 14.02.2020 tarihine dek devam eden çalışmalarının tespitine şeklinde bir ifade ile işbu hizmet tespit davasını ikame ettirmişse de hangi tarihler arası tespit istemi olduğu belirtilmediğinden işbu davanın bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın delil olarak sunduğu belgelerin hiç birisinin hizmet tespitini ortaya konan delil mahiyetinde olmadığını, ayrıca davacıların reddi miras yaptıklarını ve müteveffanın mirasını reddetiklerini, davacıların işbu davayı ikame etmelerinde yasal olarakda mümkün olmadığını, reddi mirasa ilişkin olarak gerekli mercilerden araştırma yapılmasını talep ettiklerini, aynca işbu davaya karşı zaman aşımı defi ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Feri müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların iddiasının tanık beyanları ve resmi evraklar ile kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; davacıların murisi ...'nın davalı iş yerinde 12.12.2017-21.02.2020 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın son derece hukuka aykırı ve eksik incelme hatalı değerlendirme ile verildiğini, Kararda murisin davalı iş yerinde 12.12.2017 - 21.02.2020 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verildiği, incelendiğinde ise murisin zaten 28.03.2017 - 12.12.2017 tarihleri arasında davalı müvekkil ... şirketinde, 22.12.2017 - 02.06.2018 tarihleri arasında dava dışı ...Ltd.Şti. firmasında, 19.12.2018 - 13.03.2019 tarihleri arasında yine dava dışı ...Ltd.Şti. firmasında, çalıştığının sabit olduğunu, bu çalışmaların işlendiğini, buna rağmen mahkemece 12.12.2017 - 21.02.2020 tarihlerine ait tespit yapıldığını, davacıların yasal çalışmaların iptali, müvekkili şirkete yazılması talebi ya da iddiası da olmadığını, mahkemece hukuka aykırı karar verildiğini, davacıların murisinin vefatından önce işsiz olduğu yani SGK kayıtlarında olmayan yani tespiti talep edilebilecek tarihler 14.03.2019 (son işinden ayrılış tarihi) ile 21.02.2020 (ölüm tarihi) arası olabileceğini, mahkemenin anlayamadığı bu durum, tanık anlatımlarını da yanlış yorumlanmasına sebep verdiğini, dinletilen tanıkların davalı iş yerinde ve dava dışı ...Ltd.Şti.' de çalışan tanıkları olduğunu, tamamı dava konusu edilebilecek 14.03.2019 - 14.02.2020 (kaza tarihi) arasında murisin müvekkil iş yerinde (veya dava dışı şirkette çalışan olmadığını açıkça belirttiklerini, murisin zaten 28.03.2017 - 12.12.2017 tarihleri arasında davalı müvekkil ... şirketinde, 22.12.2017 - 02.06.2018 tarihleri arasında dava dışı ...Ltd.Şti. firmasında, 19.12.2018 - 13.03.2019 tarihleri arasında yine dava dışı ...Ltd.Şti. firmasında yasal çalıştığını, iddiaya konu olabilecek son işten çıktığı Mart/2019 ile kaza tarihi şubat/2020 tarihleri arasında müvekkili işyerinde çalıştığı açık şekilde tespit edilmeden verilen karar hukuka aykırı olduğunu bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Feri müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; kurum kayıtlarında davacının talep ettiği ve mahkemece kabul edilen dönemde sigortalı çalışmasına rastlanılmadığını, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine yönelik resen incelemeye tabi, yargılama ve araştırma usulleri tazminat davalarından farklı olup, işverenin mücerret kabulü veya yalnızca tanık beyanı hükme yeterli olmadığını, çalışma olgusunun varlığının hiçbir kuşkuya yol açmayacak şekilde ortaya konmadığını, davacıya ait tüm belgelerin celp edilerek incelenmediğini, iş ve iş yeri ile ilgili bilgilerin tam olarak ortaya çıkarılmadan eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği ise, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca (506 sayılı Kanun'un 2 ve 6) çalışmaya başladıkları tarihten itibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.
Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3.Eldeki dosyada davacının, ... ...'nın 17.08.2013- 08.05.2017 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, tespit talep edilen dönem içerisinde, müteveffanın Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi çalışma hakkı bulunduğu, ancak davacının talebinin açık ve belirgin olmadığı anlaşılmakla; öncelikle, davacıya talebi açıklattırılmalı, isteminin 506 sayılı Kanun'un 63/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı kesilerek tüm sigorta kollarına tabi çalışma tespiti mi, yoksa, 63/B kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın tespiti mi olduğu hususu aydınlatılmalıdır. Ayrıca ... ...'nın kaza tarihi olan 14/02/2020 tarihinden sonra çalışmadığı hususu gözetilerek çalışma dönemi sonu bu husus nazara alınarak belirlenmesi gerekirken talep gibi hüküm kurulması ve nizalı dönem içerisinde dava dışı ...Ltd.Şti. tarafından yapılan sigorta bildirimleri bulunması karşısında söz konusu bildirimlerin gerçek olup olmadığı sorulmadan, gerçek ise bu bildirimler dışlanmadan, değil ise dava dışı ...Ltd.Şti.'nin de davaya dahil edilmesi gerektiği hususu düşünülmeden anılan şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.