10. Hukuk Dairesinin, sigortasız çalıştırma iddialı hizmet tespiti davasında davacının SGK kayıtları ve denetim beyanları arasındaki çelişkileri içeren temyiz incelemesi.
Özet: Bu karar, davacının 2013-2017 yılları arasında davalı işyerinde sigortasız çalıştırıldığı iddiasıyla açtığı hizmet tespiti davasına ilişkindir; ilk derece ve istinaf mahkemeleri davayı kabul ederek davacının iddia ettiği ek günlerin hizmet olarak sayılmasına hükmetmişken, feri müdahil kurum kararı temyiz ederek, davacının SGK denetiminde işe başlama tarihini farklı beyan ettiğini gösteren resmi tutanak ile tanık beyanlarındaki çelişkiler ışığında eksik inceleme yapıldığı ve hizmet tespiti davalarının kamu düzeniyle ilgili olup resen araştırma gerektirdiği gerekçeleriyle kararların bozulmasını talep etmiştir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1359 E., 2024/1576 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İş MahkemesiSAYISI : 2017/110 E., 2021/157 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait iş yerinde 17.08.2013 tarihinde çalışmaya başladığını, 08.05.2017 tarihine kadar sigortasız çalıştırıldığını, 21.08.2015 tarihinde SGK Alo 170 hattında şikayet etmesi üzerinde Kurum elemanlarınca iş yerine yapılan denetim sonucu düzenlenen rapor ve durum tespit tutanağına istinaden bir ay sigortasının sağlandığını, bu şekilde sosyal güvenceden yoksun bırakıldığını beyan ederek, davacının, davalıya ait iş yerinde 17.08.2013 tarihinden 08.05.2017 tarihine kadar çalıştığı günlerin sigortalı olarak sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPFer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacının, davalıya ait iş yerinde 01.01.2016 tarihinden 10.03.2016 tarihine kadar çalıştığını, hizmetlerinin kuruma bildirildiğini, Kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı güçte deliller ile mümkün olduğunu, bu iddianın tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının, Kurumun ... sicil numaralı dosyasında işlem gören davalıya ait iş yerinde Kuruma bildirilen günler dışında, 17.08.2013-08.05.2017 tarihleri arasında 1271 gün daha hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, tanık anlatımlarına göre davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi davalı iş yerinde çalışmadığının açıkça belli olduğunu, Kurum kayıtları incelendiğinde davacının sigortalı olarak çalıştığı günlerin kuruma bildirildiğini, davacının davalı işverene ait iş yerinde Kuruma bildirilen günler dışında çalıştığını gösterir bir tespit ve belge bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, eksik inceleme neticesinde verilen mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği ise anılan Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca (506 sayılı Kanun'un 2 ve 6) çalışmaya başladıkları tarihten itibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer. Anayasanın 60. maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.3.Eldeki dosyada; davacının, davalıya ait iş yerinde 01.01.2016 - 10.03.2016 tarihleri arasında toplam 70 gün hizmetinin kuruma bildirildiği, davacının davalıya ait iş yerinde 17.08.2013 tarihinde çalışmaya başladığını, 08.05.2017 tarihine kadar sigortasız çalıştırıldığını iddia ettiği, Sosyal Güvenlik Kurumunun denetim elemanlarınca iş yerinde 03.04.2016 tarihinde yapılan denetim sırasında davacının iş yeri çalışanı olarak beyanına başvurulduğu ve davacının aynı gün çalışmaya başladığını beyan etmesi üzerine düzenlenen aynı tarihli durum tespit tutanağında davacının işe giriş tarihinin 01.01.2016 olarak belirtildiği ve davacının bu tutanağı imzaladığı, söz konusu imzanın sahteliğinin iddia ve ispat edilmediği, davacının bağlayıcı beyanını içerir söz konusu yazılı belge karşısında tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği ve 01.01.2016 tarihi öncesi talep konusu dönem yönünden davanın sübut bulmadığı dikkate alınmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.