Tarım Bağ-Kur sigortalılığının ve aylığa hak kazanmanın tespiti talebinde, kayıt, tescil veya iradi prim ödemesi öncesi dönemin sigortalılık başlangıcı kabul edilemeyeceğine dair yargıtay içtihadı.
Özet: Davacı, 2000-2019 yılları arasındaki tarımsal faaliyetleri nedeniyle tarım Bağ-Kur sigortalılığının ve emekliliğe hak kazandığının tespitini talep etmiş, ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf talebini reddetmiştir. Temyizde davacı vekili, kurumun resen tescil yükümlülüğüne ve yapılan prim tevkifatlarına rağmen sigortalılığın tespit edilmediğini savunmuştur. Ancak mahkeme değerlendirmesinde, 2926 sayılı Kanunun, normal hizmet tespit davalarından farklı olarak, kayıt ve tescil ile iradi prim ödemesi veya tevkifatı öncesindeki tarımsal faaliyetlere dayanarak geriye dönük tarım Bağ-Kur sigortalılığı tespiti imkanı tanımadığını, Yargıtay içtihatlarına göre hak ve yükümlülüklerin bu tarihlerden itibaren başladığını belirtmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/7449 E.  ,  2025/11412 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2527 E., 2025/204 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/201 E., 2024/75 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 23.05.2000–05.07.2019 döneminde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve dava tarihi itibariyle aylığa hak kazandığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, 6552 sayılı Kanun gereği dava açmadan önce Kuruma müracaat zorunluluğu olduğunu, zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının prim kesintisinin Kurum kayıtlarına intikalinin sağlanmasından kendisinin bizzat sorumlu olduğunu, kesinti kayıtlara intikal etmeden, Kurumun işlem yapamayacağını, Kurum kayıtlarında davacı adına yapılmış herhangi bir kesintiye rastlanılmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, Mahkeme kararının yerleşik Yargıtay kararlarına ve yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, eksik inceleme neticesinde karar oluşturulduğunu, ... odası kaydı, çiftçi belgesi, Tarım Kredi Kooperatifi üyelik belgesi, tarım ürünü teslimine ait faturalar, Bağ-Kur sigortalılık belgesi, tarla tapu kayıtlarına dayanılarak dava açıldığını, Kurumun prim alacaklarını ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde Bağ-Kur prim ödemesine rağmen sigortalıyı re'sen kayıt tescil etmemesi yasaya aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabul edilmesinde Yargıtay İçtihatlarının payı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının ve aylığa hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
2926 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3.maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
Anılan Kanun'un 3. maddesinin (b) bendinde "Tarımsal faaliyette bulunanlar; kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5. maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddesinde ise diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanun'un 9. maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Anılan Kanun'un 10. maddesine göre ise kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin ... Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'da, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79... sayılı Kanun'un 86. maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.05.2011 gün, 2011/10-2 30... /319 Karar sayılı, 29.02.2012 gün ve 2011/10-7 69... /107 Karar sayılı ve 27.06.20 12... /10-292 Esas ve 2012/415 Karar kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, davacının tarımsal faaliyetinin kesintisiz sürüp sürmediğinin tespiti için Mahkemece;
1-Çekişmeli dönemde davacının nerede oturduğu; Nüfus Müdürlüğü, İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı ve Muhtarlık kayıtları esas alınarak belirlenmeli,
2-Dönem içinde ... Bankası, Kooperatif veya Birlikler aracılığıyla "Tarımsal Amaçlı Kredi" kullanıp kullanmadığı araştırılmalı,
3-Dönem içinde ürün teslimatından dolayı prim kesintisi yapılıp yapılmadığı veya sigortalılık iradesini ortaya koyacak şekilde prim ödemesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı,
4-25.04.20 06... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5488 sayılı Tarım Kanun'un 19. maddesi uyarınca Çiftçi Kayıt Sistemine dahil edilerek doğrudan gelir desteği alıp almadığı ve bu bağlamda davacının hangi ürünleri ekerek bunları nerelere sattığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanun'un "Zirai kazanç, zirai faaliyet, zirai işletme, çiftçi ve mahsulün tarifi" başlıklı 52, " Zirai kazançta vergileme" başlıklı 53, ve "Vergi Tevkifatı" başlıklı 94 vd. maddeleri ile 213 Vergi Usul Kanunu'nun " vergi kesenlerin sorumluluğu" başlıklı 11. maddesi kapsamında zirai kazançlarından dolayı vergi ödeyip ödemedikleri araştırılmalıdır. Konu ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.12.2010 gün ve 2010/10-580-647 sayılı Kararında da açıkça belirtildiği üzere " Tevkifat yapma ve Kurum hesaplarına aktarma yükümü, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanun'un 94/11. maddesinde öngörülen çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller için yapılan ödemelerden gelir vergisine mahsuben tevkifat yapma yükümüne paralel olarak getirilmiştir. Bakanlar Kurulu Kararı kapsamındaki gerçek ve tüzel kişiler, tarımsal faaliyette bulunan bu kişilerden satın aldıkları ürün bedellerinden tevkifat yapmakla yükümlüdürler." Tevkifat suretiyle vergilendirilen çiftçiler yaptıkları satış ve hizmetleri dolayısıyla müstahsil makbuzu almak ve saklamak zorundadırlar.
5-Tarımsal faaliyeti kapsamında ilaç, gübre ve sulama parası ödeyip ödemediği, varsa bunların fatura ve belgelerinin nelerden ibaret olduğu, ... Odası, Kooperatif veya Birliklere üyeliği varsa bu kuruluşlara düzenli bir şekilde aidat ödeyip ödemediği araştırılmalı, tarımsal faaliyete elverişli tapulu taşınmazının bulunup bulunmadığı, tarımsal faaliyetin taşınmaz kiralanması yoluyla gerçekleştirildiğinin savunulması halinde; taşınmazların, kimden hangi yıllar için kiralandığı, kiracının; kiralama yoluyla faaliyetini yürütmeye elverişli alet ve edavatının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, traktörünün bulunduğunun ileri sürülmesi halinde, traktörün hangi tarihte satın alınıp ilgilisi adına trafiğe tescil edildiğini gösteren fatura ve trafik tescil belgesi celp edilmeli,
6-Hayvan yetiştiriciliği bulunduğunun ileri sürüldüğü hallerde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.06.2011 gün ve 2011/10-306-365 sayılı Kararında da belirtildiği üzere 16.05.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu'nun 22. maddesi kapsamında hayvanlarına ilişkin menşe şehadetnamesinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek, büyük ve küçükbaş hayvanlarına ilişkin istatistik bilgileri ve bu hayvanlara ilişkin yapılması zorunlu bulunan periyodik aşılara ilişkin bilgiler İlçe Tarım Müdürlüklerinden sorulmalı, köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyeleri gibi tarımsal faaliyetin varlığını yakından bilebilecek durumdaki tanıklar dinlenilerek sigortalılık olgusunun varlığı hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Ayrıca 2926 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen şekilde sigortalılığın sona erip ermediği araştırılmalı ve bu bağlamda çekişmeli dönemde 506 sayılı Kanun kapsamında SSK sigortalılığı ya da 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı varsa ve bu sigortalılık süresi makul süreyi aşmışsa, HGK.'nın 14.02.2007 gün, 2007/21-73-71 sayılı ve 14.03.2012 gün, 2011/10-804-152 sayılı Kararları göz önünde bulundurularak sigortalılığın sona erdiği olgusu da dikkate alınmalıdır.
Dosyadaki yazılara, bilgi ve belgelere göre davacının sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İnceleme konusu dosyada; davacı 23.05.2000-05.07.2019 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve dava tarihi itibariyle aylığa hak kazandığının tespitini talep etmiştir. ...Ltd. Şti. tarafından davacı adına 15.02.2009, 01.12.2012 tarihli faturalar düzenlendiği, aynı zamanda davacının ... Koll. Şti.'ye yaptığı satışlar nedeniyle 16.07.2013, 18.07.2013, 19.07.2013, 20.07.2013 tarihli faturaların tanzim edildiği, zabıta araştırması ile davacının 1980 yılından beri tarımsal sera yaptığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Somut davada; ilk ürün satışının varlığı gözetildiğinde 01.03.2009 - 31.12.2012 döneminde davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabulü gerekir. 2014 yılından sonraki dönem yönünden ise eksik inceleme ve araştırma yapılmıştır.
Eldeki davaya konu olayda; Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde, 2014-2019 dönemi yönünden davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı hususları ayrıntılı olarak araştırılmalı, davacıya ait sigortalılık sicil dosyası ile tahsis dosyası Kurumdan celp edilmeli, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir.
O halde İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.