İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, eski çalışanın rekabet yasağı ihlaliyle ilgili haksız rekabet tazminat davasının, tarafların sulhu sonrası davacının feragatı nedeniyle reddi kararı.
Özet: Davacı şirket, eski gıda mühendisi çalışanının işten ayrıldıktan sonra rakip firmada çalışarak haksız rekabet yasağını ve ticari sır saklama sözleşmesini ihlal etmesi iddiasıyla cezai şart ve tazminat talebiyle dava açmış, ancak açık yargılama sırasında tarafların sulh olması üzerine davadan feragat ettiğini beyan etmesi üzerine mahkeme, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermiştir.

T.C.
İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/660 EsasKARAR NO :2026/17DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:16/09/2025KARAR TARİHİ:13/01/2026Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Yasin Sener Müvekkile ait isyerinde 22/08/2022 - 16/08/2024 tarihleri arasında Yasal Isler Departmanı altında "meslek adı ve kodu: Gıda Mühendisi (2141.13)"sıfatıyla çalıştığını, davalı isçi, 16/08/2024 tarihli kendi yazmıs olduğu dilekçe ile istifa ettiğini, davalı belirsiz süreli is sözlesmesi ile müvekkili nezdinde gıda mühendisi olarak çalışmış olduğunu, işbu belirsiz sözlesme taraflar arasında yazılı olarak akdedildiğini, Sözlesmeye göre davalının görev tanımının gıda mühendisi olarak belirlendiğini, iş akdinin devamı süresince isçinin isverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülük olduğunu, davalı taraf ile Ticari Sır Saklama, Rekabet Yasagı ve Gizlilik Sözlesmesi imzalandığını, işbu sözlesme içinde, müsteri bilgilerini de kapsayan ticari sırlara iliskin hükümler de mevcut olduğunu, davalı taraf müvekkili nezdindeki isinden istifa etmek suretiyle ayrıldığını ve hemen akabinde İstanbul il sınırları içerisinde yer alan rakip firmada çalısmaya başladığını, yapılan işin niteliği geregi Ürün ve Gıdalar hakkında genis bilgi sahibi olan davalı firma tarafından ticari sır niteliginde olan bilgiler ile rakip firmanın Ürün ve Gıda denetimini üst noktaya taşıdığını ve gelecekte oluşacak müsteri portföyünü azaltmak suretiyle müvekkili firmanın zararına sebep olduğunu, sözleşmede yer alan madde uyarınca isçinin söz konusu taahhüde aykırı davranması TBK hükümleri uyarınca baslı basına cezai şart ödeme sebebi olduğunu ileri sürerek; haklı davanın kabulüne, fazlaya iliskin talepleri saklı kalması kaydıyla davalı taraftan simdilik 1.000,00 TL tutarında cezai sartın mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya iliskin taleplerimizin saklı kalması kaydıyla davalı taraftan sımdılık 1.000,00 TL tutarında tazminatın mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı süresinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.DELİLLER:Davacı yan delil olarak; Davalının SGK kayıtları, davalının çalısmakta oldugu 3. Sahıs rakip firmadaki isyeri özlük dosyası, Belirsiz Süreli Is sözlesmesi, Ticari Sır Saklama, Rekabet Yasagı ve Gizlilik Sözlesmesi, Müvekkili firma ve dava dısı rakip firmanın tüm yasal defter ve kayıtları, Arabuluculuk anlasamama tutanağı, Tanık, Bilirkisi, Yargıtay içtihatları, Yemin ve Sair delillere dayanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:Dava, haksız rekabetten kaynaklı tazminat ve cezai şart istemine ilişkindir. Davacı vekili 13/01/2026 tarih 1 nolu celse duruşmasında; "taraflar sulh olmuşlardır, biz davadan feragat ediyoruz, karşı taraftan herhangi bir talebimiz yoktur..." şeklinde beyanda bulunduğu görüldü. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307 ve 309 maddelerin hükümleri gereğince feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış ve uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtilmiştir. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu, bu hususta vekaletnamede özel yetkisinin de bulunduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar kanununun 22. Maddesi gözetilerek 1/3 oranında hesap edilen 244,00-TL ilam harcının peşin yatırılan 615,40-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 371,40-TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,4-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup ana hatları ile anlatıldı.13/01/2026 Katip ...E-İMZA Hakim ...E-İMZA