Tehdit ve kasten yaralama suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarının, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle bozulması ve kamu davalarının düşmesi.
Özet: Hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından mahkûmiyet hükmü kurulan sanığın temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede, söz konusu suçlar için yasalarda belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, mahkûmiyet hükmünün verildiği tarihten itibaren temyiz incelemesi anına kadar dolmuş olduğu tespit edilmiştir; bu nedenle, temyiz incelemesine konu hükümlerin bozulmasına ve yeniden yargılamaya gerek kalmaksızın sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/1071 E., 2016/414 K.SUÇLAR: Tehdit, kasten yaralamaHÜKÜMLER: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanık hakkında yargılama konusu eylemler için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1 ve 86/2. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkumiyet tarihi olan 28.03.2016 olduğu ve bu tarihten, inceleme tarihine kadar, 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.Açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükümlerin BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,24.11.2025 tarihinde karar verildi.