Usûlsüz tebligatla başlayan hukuki süreçte, tehdit suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün 8 yıllık dava zamanaşımının dolması nedeniyle bozulması ve kamu davasının düşmesi.
Özet: Yargıtay, tehdit suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olarak, usulsüz tebligat nedeniyle sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde kabul edildiği dosyada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerince öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, mahkûmiyetin verildiği 28.04.2016 tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar dolduğunu tespit ederek, yerel mahkeme kararını bozmuş ve yeniden yargılamaya gerek kalmaksızın sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar vermiştir.
6. Ceza Dairesi         2024/3540 E.  ,  2025/10018 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/744 E., 2016/239 K.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın kovuşturmada bildirdiği adresin, aynı zamanda MERNİS adresi de olduğu, bu adrese sanığın yokluğunda verilen hükmün doğrudan MERNİS kaydı ile tebliğe çıkarıldığı, 04.06.2016 günü de 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, ancak doğrudan bu yolla tebligat gerçekleştirilemeyeceğinden tebliğin usûlsüz olduğu, şu hâlde sanığın öğrenme ile yaptığı 30.10.2020 ve sanık müdafiinin 14.04.2023 tarihli temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkumiyet tarihi olan 28.04.2016 olduğu ve bu tarihten, inceleme tarihine kadar, 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
24.11.2025 tarihinde karar verildi.