6. Ceza Dairesi, tehdit, kasten yaralama ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerinin, 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davalarının düşmesine karar verdi.
Özet: Sanık hakkında tehdit, kasten yaralama ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesi sonucunda, ilgili suçlar için Türk Ceza Kanununda öngörülen sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, mahkumiyet tarihinden itibaren inceleme anına kadar dolduğu tespit edilmiştir; bu nedenle, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu durumda, kanun yollamalarıyla verilen yetkiye istinaden sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle oy birliğiyle düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/735 E., 2016/584 K.SUÇLAR: Tehdit, kasten yaralama, konut dokunulmazlığının ihlaliHÜKÜMLER: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi bozma, kısmi onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanık hakkında yargılama konusu eylemler için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 86/2 ve 166/4. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkûmiyet tarihi olan 23.06.2016 olduğu ve bu tarihten, inceleme tarihine kadar, 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.Açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükümlerin BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.