Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, trafik kazası kaynaklı değer kaybı ve hasar bedeli tazminatı davasında sigorta poliçe limiti uygulanmasındaki belirsizlik nedeniyle verilen istinaf kararı.
Özet: Bir trafik kazası sonucu araç hasarı ve değer kaybı yaşayan davacının, davalı sigorta şirketine karşı açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesi 43.356 TL hasar bedeli ve 15.000 TL değer kaybı bedelinin yasal faiziyle birlikte poliçe limitiyle sınırlı olarak davalıdan tahsiline karar vermiş, ancak davalı sigorta şirketi, kararda poliçe limitinin (43.000 TL) açıkça belirtilmemesi ve bu limiti aşan kısımların reddedilmemesi nedeniyle hükmün eksik ve hatalı olduğunu, özellikle yargılama giderleri açısından belirsizlik yarattığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuş ve istinaf mahkemesi de ilk derece mahkemesi kararındaki poliçe limitine ilişkin bu açıklık eksikliğini tespit etmiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:06/06/2023DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:31/12/2025KARAR YAZIM TARİHİ:31/12/2025Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında 10/10/2021 tarihinde kaza meydana geldiğini, ... plaka sayılı aracın davalı ... nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının yapıldığını, davacıya ait araçta değer kaybı olduğunu, belirterek değer kaybı yönünden 50,00-TL tazmınatının ve 50,00TL hasar bedelinin olay tarıihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 12/05/2023 tarihli dilekçesi ile; değer kaybını 15.000,00TL olarak, hasar bedelini de 43.356,00TL olarak belirli hale getirdiklerini belirterek bu miktarlar üzerinden karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğunu, kusur oranın tespiti gerektiğini, genel şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İDM KARARININ ÖZETİ :Mahkemece; "...Ankara Adli Tıp Kurumunun 17/11/2022 tarihli raporuna göre; davacı taraf sürücüsü ...'in %25 kusurlu, ...'ün %75 oranında kusurludur. Makine mühendisi bilirkişi ...'in 27/01/2023 tarihli raporuna göre davaya konu araçta hasar onarım bedeli KDV dahil 57.809,27TL; davaya konu araçta meydana gelen, serbest piyasa koşullarına göre değer kaybı 20.000,00TL'dir. Davalı ... kazaya neden olan aracın trafik sigortacısıdır. 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2 maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 işgünü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya uygun olması, davalı ... şirketinin ZMM Genel Şartları hükümleri gereğince sorumlu olması nedenleri ile;1. Davacının davasının KABULÜNE, 2. 43.356,00TL hasar bedeli ve 15.000,00TL değer kaybı bedelinin 16/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ...ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın eksik inceleme sebebiyle hatalı olduğunu,müvekkili olduğu şirketin poliçe teminat limitini aşan taleplerin reddi gerekirken davanın tam kabulüyle aleyhe hüküm kurulmuş olması açıkça hatalı olduğunu, davalı ... şirketinin kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limiti 43.000,00-TL olup gerekçeli kararda hüküm kurulurken davacının davasının kısmen kabulü ile teminat limitini aşan kısımların reddedilerek teminat limiti olan 43.000,00-TL'ye hükmedilmesi gerekmekteyken davanın tam kabulüne karar verilmesi ve poliçe teminat limiti tutarının açıkça belirtilmemiş olmasının hatalı olup müvekkil şirket bakımından hak kaybına sebebiyet verdiğini, kararda müvekkili olduğu şirketin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumluluk hususu belirtilmişse de feriler yönünden poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk durumunda hangi oranda sorumlu olduklarına ilişkin hüküm kurulmadığını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. G E R E K Ç EDuruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.Dava, haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince hem gerekçeli kararda hemde kısa kararda davalı ... şirketin sorumlu oldduğu limitin miktarını belirtmemesi nedeniyle davalı ... poliçe limiti ile sorumlu olduğunu belirtilmesine rağmen kısa kararda bunun belirtilmediğinden yargılama göderlerinin de neye göre alınacağının belli olmadığını belirterek istinaf itirazında bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.04.2017 tarih ...-... sayılı kararı ile; '' 1086 sayılı HUMK'nın 388 ve 389. maddeleri ile 6100 sayılı HMK'nın karşılık 297/1-2. maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir. Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimi yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hüküm bulunması gerektiği açıktır."Davalı ... ZMMS sigortacısı ... nin sorumlu olduğu miktarın açık ve net şekilde gösterilmesi gerekir. Ancak yerel mahkeme kısa kararında Davacının davasının KABULÜNE, 43.356,00TL hasar bedeli ve 15.000,00TL değer kaybı bedelinin 16/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar vererek davalının sorumlu olduğu miktarın 43.356,00TL hasar bedeli ve 15.000,00TL değer kaybı bedeli( olmak üzere toplam 58.356,00.TL) olduğu belirtilerek, sigorta şirketinin hem asıl alacaktan hem yargılama giderlerinden sorumlu olduğu miktar açık ve net olarak yazılmadığından, sorumluluğun ne şekilde yerine getirileceği konusunda tereddüt oluşturur niteliktedir.Karar gerekçesinde sigorta şirketinin ZMMS Genel Şartları hükümleri gereğince sorumlu olması nedenleri ile davanın kabulüne karar verildiği belirtilmesine rağmen sorumlu olduğu miktarın kısa kararda gösterilmeden ve gerekçede bu husus açık ve net olarak açıklanmadan tereddüt içerir şekilde olup, kısa kararla gerekçeli karar arasında hem çelişki oluşturulması hem de davalının sorumluluğunun açık ve net olarak ortaya konulmamış olması kararın kaldırılmasını gerektirir niteliktedir. Davalı ... ZMMS sigortacısı ... nin kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limiti uyarınca, poliçe teminat limiti 43.000,00-TL olduğu belirtildiğine göre, davalının sorumlu olduğu miktarın teminat limiti ile sınırlı sorumluluğu bulunduğu dikkate alınarak, limit tutarının hüküm fıkrasında açıkça gösterilmesi, harç ve yargılama giderlerinin hesaplaması ve davalının sorumluluğunun ayrı ayrı belirlenmesi, dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda usul ve yasaya uygun şekilde karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, davalının istinaf başvurularının diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin şimdilik bu yönleriyle kabulü gerekir.Bu nedenle davalı ...ş vekili istinaf başvurusunun kabulüne, HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak izah edilen biçimde gereken kararın verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, şimdilik sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜNE;HMK'nın 353/1-a,6 madde ve bendi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi ve yeniden karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine; şimdilik sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,2-Davalının peşin yatırdığı istinaf karar harcının isteği halinde iadesine, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek hükümde dikkate alınmasına,4-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 31/12/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. ...