Adi ortaklık taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan inşaat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, fesih protokolü ve bilirkişi raporlarına ilişkin uyuşmazlığın temyiz incelemesi.
Özet: Davacının, davalı ile havalimanı inşaatı taşeronluk işlerinden kaynaklanan alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi taraflar arasındaki fesih protokolü ve hak edişleri değerlendirerek davanın bir kısım alacak yönünden kabulüne karar vermiş, bu karar bölge adliye mahkemesince de onanmış olup, davacı, keşif raporuyla tespit edilen daha yüksek bir alacak miktarı ve fesih sonrası ortaya çıkan ödenmemiş çekler gibi hususların dikkate alınmaması gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2024/3406 E.  ,  2025/3746 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/190 E., 2024/744 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2015/742 E., 2023/742 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacının temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalının yer aldığı adi ortaklık arasında ... Havaalanı Terminal Binası İnşaatı işine dair taşeronluk sözleşmeleri akdedildiğini, sözleşmelerden kaynaklı borcun varlığı ve bedelinin tespiti amacıyla ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce 2014/49 D. İş. sayılı dosyasında yapılan 08.05.2014 tarihli keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporu ile müvekkilinin 728.057,59 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, imalât alacağının tahsili için Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2014/16342 Esas sayılı dosyası üzerinden davalı ve davadışı iş ortaklığı şirketi ... A.Ş. hakkında icra takibi başlattığını ancak davalının İcra Müdürlüğüne borçlu olmadığını beyanla itiraz ettiğini, müvekkilinin ticari defterleri, faturaları incelendiğinde dahi davalının adi ortaklığın ortağı olmasından kaynaklı borçlu olduğunun anlaşılacağını belirterek davanın kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, D. İş. tespit raporunun kesinleşmediğini, rapora itiraz edildiğini, kesinleşmemiş rapora dayanılarak alacak olduğu iddiasıyla talepte bulunulmayacağını, sözleşme konusu işin yapımı sırasında gerek sözleşme hükümleri gerekse de şehrin hava şartları nedeniyle Kasım ayı ile Mart ayı arasında çalışılmadığını, davacı tarafın 2013 yılında işi bıraktığını, müvekkili şirketin 2014 yılının Mart ayında başka bir şirket ile anlaşarak malzemesini de alıp işe başlattığını, davacı tarafın ise 2014 yılı Mayıs ayında sanki tüm işi kendisi yapmış gibi tespit yaptırdığını, davacı tarafın yaptığını iddia ettiği işi müvekkili şirketin başka bir firmaya yaptırdığını ve iş karşılığında toplam 718.000,00 TL para ödediğini, 01.12.2013 tarihli fesih protokolü ile yapılan işin bedelinin ödendiği ve ilave bedel ve tazminat talebi olmadan sözleşmenin fesih edildiğinin taraflarca imza altına alındığını, bu protokolde başkaca bir alacağın bulunmadığının açıkça belirtildiğini belirterek davanın reddine ve davacı yanın %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında aynı konuda iki ayrı sözleşme imzalandığı, 28.05.2013 tarihli sözleşme yönünden düzenlenen 01.12.2013 tarihli fesih protokolünde, bu sözleşme kapsamında KDV dahil toplam 276.831,76 TL tutarında imalât yapılarak bedelinin ödendiğinin kabul edildiği, 18.09.2012 tarihli ilk sözleşme yönünden ise davalı taraf şantiye şefi ile davacı şirket arasında düzenlenen 24.12.2012 tarihli 1 no.lu hakedişe göre 115.851,50 TL tutarında imalât gerçekleştirildiği, bilirkişi raporlarında davalı tarafından yapılan toplam ödeme 254.741,04 TL olarak tespit edilmiş ise de, fesih protokolünde tarafların kabulünde olan 276.831,76 TL ödeme rakamına itibar edilmesi gerektiği, buna göre davalı tarafından 28.05.2013 tarihli sözleşme kapsamında gerçekleşen imalât bedeli ödenmiş ise de, 18.09.2012 tarihli sözleşme kapsamında gerçekleştirilen 115.851,50 TL imalât bedelinin ödenmediğinden bu tutar yönünden davanın kısmen kabulünün gerektiği, gerekçeleriyle, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkâr tazminatı, icra takibi haksız ve kötüniyetli olarak değerlendirilmediğinden davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebi reddedilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde, D. İş. tespit raporunun dikkate alınmadığını, tespit raporu ile müvekkilinin 728.057,59 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, 01.12.2013 tarihli fesih protokolü sonrasında da bazı işçilerin davalı şirket nezdinde 26.12.2013 tarihine kadar çalışmalarının devam ettiğini, 23.05.2014, 20.06.2014, 27.06.20 14... .7.2014 tarihli toplam 270.000,00 USD (586.608,00 TL) olarak verilen çeklerin karşılıksız çıktığını, ödenmediğini, çek tarihlerinin fesih akabinde olması gözetildiğinde feshin geçersiz olduğunun anlaşılacağını, bu hususun gözardı edildiğini, feshin geçerli olması için TBK'nın 420. maddesi gereğince ibra miktarının banka kanalıyla ödenmesi gerektiğini, davalının protokoldeki tutarı ödediğini ispat etmesi gerektiğini, 276.831,76 TL'nin ödendiğinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarının eksik inceleme içerdiğini, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, salt davalı evrakları ve davalının ticari defter kayıtlarının baz alınarak rapor düzenlendiğini, talimat yoluyla müvekkilinin defter kayıtları incelenmiş olup haklı olduklarının bu raporlar ile anlaşılacağını, bilirkişilerce bu raporların gözardı edildiğini, davalının kötüniyetli olduğunu, HMK'nın 222. maddesi gereği davalının ticari defterlerinde müvekkiline ödeme yapıldığına dair somut kayıt bulunmadığını, 250.000,00 TL çek ödemesinin yapıldığına dair ödeme makbuzu bulunmadığını, harcamaya karşılık davalı ortaklık tarafından verilen 13... .983,00 TL tutarlı çek bedellerinin de ödenmediğini, uzun yargılamanın adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu beyan etmektedir.
2-Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davanın tümden reddi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe içermediğini, 01.12.2013 tarihili ibra protokolü gereği davacının alacağının bulunmadığını, ibrada davacının sözleşmeden doğan haklarının saklı tuttuğuna dair ibarenin bulunmadığını, bilirkişi raporları ile davacının alacağının bulunmadığının sabit olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmelerinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Taraflar arasında 18.09.20 12... .05.2013 tarihli, ... Havaalanı terminal binası inşaatı yapımı işine dair alçıpan, asma tavan ve sözleşme eki listede sayılan işlerin yapımına dair taşeronluk sözleşmeleri akdedilmiştir. Taraflarca 01.12.2013 tarihli fesih protokolü düzenlenmiş ise de bu protokolün 28.05.2013 tarihli sözleşme için yapıldığı, 18.09.2012 tarihli sözleşmeyi kapsamadığı anlaşılmaktadır.
Davacının sözleşme kapsamında yapılan imalâtın tespiti talebi üzerine ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/49 D. İş. sayılı dosyasında 08.05.2014 tarihli keşif sonucu yapılan tespitte, taraflar arasındaki sözleşme kapsamındaki işe dair imalâtların yüzdesine göre sözleşmedeki birim fiyatlar üzerinden davacının 728.057,59 TL tutarlı imalât yaptığının belirlendiği, davadışı iş sahibi idareden gelen 05.05.2014 tarihli 18 no.lu hakedişte de taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yapılan imalâtların ilerleme yüzdelerinin gösterildiği ve tespit raporu ile 18 no.lu hakedişte bulunan ilerleme yüzdelerinin birbiri ile örtüştüğünün tespit edildiği, bilirkişi rapor tespitlerine göre taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yapılan iş ile ilgili olarak ... için çalışılmayan günlerin 15 Kasım-15 Nisan olduğu ve davalının kendi beyanına göre Mart ayında başka şirketle anlaşılarak davadışı ... İnşaat Ltd. Şti. şirketine 20.05.2014 tarihinden sonra olmak üzere ödeme yapıldığına dair makbuzların sunulduğu anlaşılmakla, tüm bu hususlar, taraflar arasında 01.12.2013 tarihli fesih protokolü düzenlenmesine rağmen davacının tespit tarihine kadar hâlâ işe devam ettiği sonucunu ortaya koymaktadır.
Davacının sözleşme kapsamındaki işe dair imalât bedelinin hesabında, dosyada düzenlenen 3 ayrı bilirkişi heyet raporlarında ... ile adi ortaklık arasındaki 05.05.2014 tarihli 18 no.lu hakediş dikkate alınarak hesaplama yapılmasına rağmen farklı tutarlarla imalât bedeli hesaplanmış olmakla birlikte; ... ile adi ortaklık arasında götürü bedel sözleşme yapılmış olması nedeniyle düzenlenen 18 no.lu hakedişte götürü bedel sözleşmenin pursantajları üzerinden hesaplama yapılmış olup, dosya tarafları arasında birim fiyat sözleşme akdedildiğinden davacının imalât bedellerinin hesaplanmasında 18 no.lu hakedişteki pursantajların ilerleme yüzdesi olarak kabul edilmesi ve davacının fiili olarak yerinde yaptığı imalât metrajları ve sözleşme birim fiyatlarına göre hesaplama yapılması gerekmekte ve ... Genel Müdürlüğü tarafından dava dosyasına gönderilen iş sonu (as built) projelerde metraj çalışması yapılmak ve ... ile adi ortaklık arasındaki 05.05.2014 tarihli 18 no.lu hakediş dikkate alınmak suretiyle davaya konu yapım işinde iş sonu projeleri uyarınca taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmeler kapsamına giren imalât ve bedellerinin hesaplanması gerekmektedir.
Açıklanan şekilde mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/49 D. İş. tespit dosyası ile davadışı idareden getirilen 18 no.lu hakediş belgeleri incelenmek suretiyle davacının iş miktarının belirlenip ödemelerin mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerekmesine rağmen açıklanan hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
3. Davalı vekilinin temyizi yönünden ise; miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfı ile aynı Kanun'un 352/1-b maddesi hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davalı vekili tarafından temyize konu edilen mahkemece kabul edilen miktar 115.851,50 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde,
1-) 1 no.lu bölümde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-) 2 no.lu bölümde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3-) 3 no.lu bölümde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.