Kamulaştırma sonrası belediye tarafından taşınmazın üçüncü kişilere devriyle oluştuğu iddia edilen geri alım hakkı ihlali ve sebepsiz zenginleşme kaynaklı tazminat davasının temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, belediyenin kamulaştırdığı taşınmazı imar planı değişikliği yaparak üçüncü bir şahsa satması ve bu şahsın inşaat yapması sonucu kendilerinin uğradığı zararın tazmini ile belediyenin sebepsiz zenginleşmesinin önlenmesi talebiyle dava açmış; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davayı 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 22. maddesindeki geri alım hakkı için öngörülen hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle reddetmiştir, davacılar ise esas taleplerinin geri alım hakkından ziyade oluşan haksız kazanç ve zarar tazmini olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/13099 E.  ,  2025/13248 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/283 Esas, 2024/1080 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/327 Esas, 2023/183 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 22 nci maddesine göre idarenin davacıya geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.10.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacılar vekili Avukat ... gelmiş, davalı idare vekili duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde özetle; davacıların Bulancak ilçesi, ... Mahallesi 2 03... parsel sayılı taşınmazın paydaşları olduğunu, davalı idare tarafından tapılan kamulaştırma sonucunda taşınmazın tümünün belediye mülkiyetine geçtiğini, taşınmazın belediye mülkiyetine geçmesinden sonra ... Belediye Başkanlığının bu taşınmaz üzerinde değişiklik yaparak taşınmazı 3 parsele ayırdığını ve 9-14-15 parsel sayılı arsalar meydana getirdiğini ve 15 parsel sayılı taşınmazı ... isimli şahsa devrettiğini, ...'ın bu parsel üzerine 7 kat çift daire olmak üzere 14 dairelik inşaat yaptığını ve satışa çıkardığını, ... Belediye Başkanlığının davacılara ait olan 2 03... parsel üzerinde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesi uyarınca yapmış olduğu işlemler sonucu taşınmazın mülkiyetinin tamamına sahip olduktan sonra yapmış olduğu işlemlerin tümünün 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi ve belediyeler imar uygulamaları yardım yönetmeliğine aykırı olduğunu, davalı kurumun hukuka aykırı yapmış olduğu uygulama sonucunda davacıların büyük bir hak ve gelir kaybına uğradığını, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürelerin sona erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların evveliyatında 2 03... parsel sayılı taşınmaz olarak 02.10.1980 tarihli ve ... yevmiye nolu işlemle ... Belediyesi tarafından hükmen kamulaştırılarak ifrazen 9 ve 10 nolu parsellere ayrıldığını, 2 03... nolu parselin davacılar murisi adına tescil edildiğini, 2 03... parsel sayılı taşınmazın ... Belediye Meclisi'nin 07.04.2016 tarihli ve 150 nolu kararı ile taşınmazda imar planı değişikliği ile bir kısmının konut alanı olarak değiştirilmesine karar verildiğini, ancak bu kararın davacılara bildirilmediğini, bu parselde 10.05.2016 tarihli ve 3397 yevmiye numaralı işlemle ifrazen kamulaştırma yapılarak 2 03... ve 12 parsellere ayrıldığını, bu parsellere de ... nolu işlemle ifrazen kamulaştırma yapılarak 11 nolu parselin 14 parsel numarasını aldığını, 12 nolu parselin ise 15 parsel numarasını alarak belediyenin iştiraki olan bir şirket adına tescil edildiğini, daha sonrasında bu parselin 20.09.2017 tarihli ve 5790 yevmiye nolu işlemle ... isimli bir şahsa satıldığını, bu şahsın da 7 katlı bina inşa ederek satışa sunduğunu bu haliyle belediyenin müvekkillerinden haksız kazanç sağladığını ve zarara uğrattığını, mahkemenin kararını 2942 sayılı Kanun'un 22... üncü maddelerinde düzenlenen geri alma hakkı kapsamında değerlendirip usulden ret kararı vermesinin doğru olmadığını, kaldı ki kendi taleplerinin geri alma değil sebepsiz zenginleşmeye dayanan zararların tazmini olduğunu, .... isimli şahsın haksız kazancının 3.101.299,08 TL olduğunu ve bu miktarca davacıların zarara uğradığını ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacılara ait 2 03... parsel sayılı taşınmazın 350 m² yüzölçümlü bölümünün davalı ... Belediyesi tarafından satın alma yoluyla kamulaştırıldığı, taşınmaz malikleri ile Belediye arasında 18.04.2016 tarihli uzlaşma tutanağı düzenlendiğini, bilahare yapılan imar uygulaması sonuncunda 2 03... parsel sayılı taşınmaz 2 03... ve 12 parsellere ifraz edildiği 350 m² yüzölçümlü 2 03... parsel sayılı taşınmaz kamulaştırma nedeniyle Belediyeye devredildiği, 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 23 üncü maddesinin üçüncü fıkrası dava tarihi itibariyle yürürlükte olduğundan ve kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren 5 ve 1 yıllık hak düşürücü süreler geçirilmiş olduğundan mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davacının geri alım hakkının kullandırılmaması sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. İlk Derece Mahkemesince davanın açıldığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürelerin sona ermesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde; dava konusu taşınmazın kamulaştırmasının kesinleştiği tarihten (18.04.2016) davanın açıldığı tarihe (01.09.2022) kadar 5 yıllık sürenin dolması nedeniyle bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.