Hakaret davasında, mağdurun şikayetten vazgeçmesine rağmen verilen vekalet ücretinin kaldırılması sonrası hükmün düzeltilerek onanması.
Özet: Yargıtay, hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz başvurusunu değerlendirerek, bölge adliye mahkemesinin kararıyla sanığın eyleminin sabit olduğuna hükmetmiş, ancak mağdurun şikayetten vazgeçmiş olması nedeniyle kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin hukuka aykırı olduğunu tespit etmiş ve bu kısım yönünden kararı bozarak vekalet ücreti hükmünü karardan çıkarmak suretiyle yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/15678 E.  ,  2025/19052 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/53 E., 2023/1824 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında, hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; tanık beyanlarında çelişkiler olduğuna, sadece mağdur beyanı esas alınarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Savunma, mağdur beyanı, tanıkların anlatımları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından, Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunduğundan temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış, kararda Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, mağdurun 22.11.2018 tarihli duruşmada şikayetten vazgeçtiğini belirtmesi karşısında; CMK’nın 243. maddesi uyarınca katılan sıfatının bulunmadığı gözetilmeden, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının karardan çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.11.2025 tarihinde karar verildi.