Müdafisiz alınan ve duruşmada doğrulanmayan kolluk ifadesinin hükme esas alınmasının hukuka aykırı bulunarak hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünün bozulması.
Özet: Temyiz incelemesi sonucunda, hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının, 5271 sayılı kanunun ilgili maddeleri uyarınca sanığın müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ve hakim veya mahkeme huzurunda doğrulanmayan ifadesinin hükme esas alınamayacağı, bu yasadışı delil dışlandığında atılı suçu işlediğini gösterir başkaca yeterli delil açıklanmadan ve suça konu paylaşım hakkında açık kaynak araştırması yapılmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu tespit edilerek, bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :2022/984 E., 2023/2067 K.SUÇ :HakaretHÜKÜM :Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ve suça konu sözlerde matufiyet şartının gerçekleşmediğine ilişkindir.III. GEREKÇEYapılan duruşmaya, toplanan delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;5271 sayılı Kanun'un 148/4. maddesinde yer alan "Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz" ve aynı Kanun'un 213. maddesinde yer alan "Aralarında çelişki bulunması halinde; sanığın, hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir." şeklindeki yasal düzenlemelere göre; sanığın kolluk ifadesinin duruşmada okunmasının ilk koşulunun iki ifade arasında çelişki bulunması, ikinci koşulun ise sanığın kolluk ifadesinin; hakim, mahkeme ya da Cumhuriyet savcısı tarafından alınması veya kollukta alındığı taktirde ise ifadeye müdafiinin katılması olduğu, somut olayda her ne kadar sanık kolluk beyanında davaya konu hesabın kendisine ait olduğunu ikrar etmiş ise de bu ifadenin müdafi huzurunda alınmadığı, duruşmada da bu ifadenin doğrulanmadığı, bu nedenle sanığın kolluk ifadesinin duruşmada okunamayacağı ve hükme esas alınamayacağının anlaşılması karşısında, sanığın kolluk ifadesi dışlandıktan sonra atılı suçu işlediğini gösterir delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan ve suça konu paylaşım hakkında açık kaynak araştırması yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,Hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 69. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.11.2025 tarihinde karar verildi.