Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, delil yetersizliği ve haksız tahrik iddialarını reddederek onayan önemli bir içtihat kararı.
Özet: Hakaret suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün bölge adliye mahkemesince onanması üzerine, sanık müdafiinin delil yetersizliği ve haksız tahrik gibi gerekçelerle yaptığı temyiz başvurusunda, sanığın suçu işlediğinin kanıtlara uygun olarak saptandığı, yasal koşulların oluşmadığı ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle temyiz istemi esastan reddedilerek mahkumiyet hükmü onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :2023/707 E., 2023/1410 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :BozmaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi; delil olmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına, kararın bozulmasına yöneliktir. III. GEREKÇE 15.04.2022 tarihli duruşmada sanığa adli sicil kaydının okunduğu ve sanığın kendisine ait olduğunu kabul ettiği anlaşıldığından Tebliğname'deki düşünceye iştirak edilmemiştir.Sanık savunması, mağdurların beyanları ,tanık anlatımı, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından,sanığın atılı suçu işlediğine,yasal koşulları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinin uygulanmamasına yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,Sanığın tekerrüre esas alınan hükümlülüğü kararda birden çok gösterilmiş ise de, en ağır cezayı içeren mahkumiyetin 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi gereğince infaz evresinde tekerrüre esas alınabileceği anlaşıldığından sair temyiz sebepleri yönünden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.11.2025 tarihinde karar verildi.