Yargıtay 6. Ceza Dairesi, nitelikli yağma suçunda mağdur beyanlarındaki çelişki ve HTS kayıtlarının incelenmemesi nedeniyle yerel mahkeme kararının bozulmasına hükmetmiştir.
Özet: Yargıtay, nitelikli yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, mağdurun olayın gerçekleştiği saat ve mekan konusunda kolluk ve mahkeme aşamasındaki beyanları arasında önemli çelişkiler bulunması, tanık beyanlarının da bu çelişkili durumu desteklemesi karşısında, suçun gerçek vasfının sağlıklı bir şekilde belirlenebilmesi için sanıklar ve mağdurun suç tarihindeki telefon iletişim kayıtlarının (HTS) temin edilip detaylı olarak incelenmesi zorunluluğunun göz ardı edildiği gerekçesiyle bozarak, dosyanın eksik inceleme nedeniyle yeniden hüküm kurulmak üzere alt mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/172 E., 2023/1947 K.SUÇLAR: Nitelikli yağma HÜKÜMLER: Esastan reddi ile onama TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafii ile sanık ... müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede;Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.Ancak;Mağdurun kollukça alınan beyanında olay günü 06.00 sıralarında sanıkların evlerine geldiğine, atılı eylemlerin bu saatlerde ikameti önünde gerçekleştiğine dair anlatımında bulunmasına karşın mahkemece alınan beyanında olay günü 01.00 sıralarında sanıklar ile bağ evine gittiklerine dair çelişik beyanlarda bulunuyor olması, dosyada mevcut tanık ....'nın bağ evi içerisinde mağdurun eylemlerine yönelik anlatımı ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde sanıklar ile mağdurun suç tarihindeki telefonlarına ait hts kayıtları getirilmesinden sonra hangi beyana neden üstünlük tanındığı denetime olanaklı tartışılarak sonucuna göre suç vasfının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması ,Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,24.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.