Dolandırıcılık suçunda, önceden doğan borç ilişkisi nedeniyle hileli eylemlerin suçun unsurlarını oluşturmadığı gerekçesiyle beraat kararının onanması.
Özet: Sanıklar hakkında bilişim sistemlerini araç olarak kullanarak dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının temyiz incelemesinde, sanıkların katılan şirkete olan borçlarına karşılık düzenleyip ödemedikleri bonolar nedeniyle başlatılan icra takibi sonrası ortaya çıkan iddiaların, önceden doğmuş bir borç ilişkisine dayanması ve hileli eylemlerin bu borç ilişkisinden sonra gerçekleşmiş olması nedeniyle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilmiştir; bu bağlamda, ilk derece mahkemesinin delilleri ve kovuşturma sonucunda oluşan kanaatiyle verdiği beraat kararı, Yargıtay tarafından oy birliğiyle hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/27615 E.  ,  2025/14317 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/425 E. 2016/77 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, suçtan zarar gören ...Yapı Boya Malz. İnş. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 5271 sayılı Kanun'un 260/1 ve 237/2. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Suç tarihinin bonoların düzenlenme tarihi olan 10.12.2011 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklardan ...' nın ...Mobilya Cila isimli şirketin sahibi olduğu, diğer sanık ...'ın ise bu şirkette çalıştığı, sanık ...'nın, katılan şirketten malzemeler aldığı ve borca karşılık şirketin kaşesini vurdurarak sanık ...'ın imza attığı 4 ayrı bonoyu katılana verdiği, sanığın bonoları ödemediği ve icra takibi yapılınca da imzaya itiraz ettiği bu nedenle katılana karşı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda; sanık ... ile katılan şirket arasında önceden doğan borç ilişkisinin katılan vekilinin de kabulünde olduğu, önceden doğan borç için sonradan hileli hareketlerde bulunulması halinde suçun unsurları itibarıyla oluşmayacağı, bu nedenle 5271 sayılı CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendiren Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.