Nitelikli Dolandırıcılık Mahkumiyeti Onama Kararı: TCK 53. Madde Değişikliklerinin İnfazda Gözetilmesi Gerekliliği ve Yargılama Sürecinin Uygunluğu
Özet: Yüksek mahkeme, nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararını, yargılama sürecindeki usul ve kanuna uygun işlemlerin yapıldığı, sanığın eyleminin sabit görüldüğü, toplanan tüm delillerle birlikte iddia ve savunmaların tartışıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiği gerekçesiyle onarken; sanık hakkında uygulanan hak yoksunlukları yönünden Anayasa Mahkemesi iptal kararı ve TCKnın 53. maddesindeki değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün olduğunu belirterek bu hususu bozma nedeni yapmamıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/24968 E.  ,  2025/14303 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/434 E., 2019/317 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,06.11.2025 tarihinde karar verildi.