İmar planı değişikliği ve bedelsiz terkin ardından açılan kamulaştırmasız el atma tazminatı davasında görevli yargı yolu tespiti.
Özet: Davacılar tarafından kamulaştırmasız el atıldığı ileri sürülen, kamuya bedelsiz terk edilmiş ancak sonradan dayanağı plan notu iptal edilen taşınmazın bedelinin tahsili istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi talebi kabul etmişken, bölge adliye mahkemesi, davanın idari yargının görevine girdiğini belirterek usulden reddetmiş; davacılar vekilinin temyizi üzerine, uyuşmazlığın esası olan görevli yargı yolunun tespiti hukuken incelenmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/2935 E.  ,  2025/13239 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/1602 Esas, 2024/3153 Karar
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN
KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karra
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/218 Esas, 2024/112 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirlen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın yargı yolu caiz olmadığından usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin Ankara ili, ..., ... Mahallesi ... 93... (kök 2 parsel sonrasında 5 parsel) parselde bulunan taşınmazdaki paylarının 12.04.1999 tarihinde davalı ... adına mecburen verilmek zorunda kalındığını ve bedelsiz terk işlemi yaptırıldığını, taşınmazın imar planında "Park ve Spor Alanı" olarak ayrıldığını, davalı idare tarafından park ve spor alanı yapılarak el atılmaya başlanması sonrasında taşınmazın üç parçaya ifraz edilerek 277 93... , 7 ve 8 numaralı parsellerin oluşturulduğunu, taşınmazın oluşumuna esas teşkil eden ... numaralı plan kapsamındaki konut parsellerine yönelik 12 numaralı plan notunun iptal edildiğini, iptal nedeni ile terkin dayanağının ortadan kalktığını ve taşınmazın eski haline döndüğünü, taşınmaza fiilen el atıldığını ileri sürerek dava konusu parselde bulunan bedelsiz terke dayalı tapuda terkin edilen payları karşılığında her bir kalemde fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazdaki hissenin kendi istek ve rızası ile şartsız olarak "kamu" adına terkin edildiğini, imar planında "Özel Spor Alanı" kullanımında kaldığını, mahkeme kararı ve onaylı imar planları doğrultusunda parsel sınırlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan 277 93... ,7,8 nolu parseller ve 277 94... ve 6 nolu parsellerin yürürlüğünün devamı amacıyla ... nolu parselasyon planının ... Büyükşehir Belediye Encümeninin 27.04.2017 tarihli ve 874 sayılı kararı ile onaylandığını, dava konusu parselin kamu ortaklık paylarından oluştuğunu ve ... nolu dağıtım cetvellerinde davalı şahıslara ait herhangi bir kayda rastlanmadığını, huzurdaki davanın hiçbir dayanağının olmadığını, ...'ın dava konusu taşınmazın maliki iken kendi serbest idaresi ile imza altına alınarak hissesini bedelsiz terk ettiğini, davacılar ve davacılar murisi ... adına kayıtlı aktif herhangi bir hisse bulunmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar murisleri tarafından davaya konu taşınmazdaki hissesinin tapudan bedelsiz terkin edildiğini, aktif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, ... Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.04.2022 tarihli ve 757 sayılı kararı ile kesinleşen 11.10.2021 tarihli ve 2040 sayılı meclis kararı uyarınca terke karşılık konut parselinde 1.80 yerine 2 emsal kullanıldığından meclis kararı gereğince bedel istenemeyeceğini, işbu kararların iptali için açılan davaların reddedildiği, tapuda bedelsiz terki gerçekleşmiş olan hisseler yönünden önceki plan notlarının halen geçerli olduğunu, 17. İdare Mahkemesinin 12 nolu plan notlarının iptaline dair kararın tapuda bedelsiz terk şartını yerine getirmeyen hisseler için geçerli olduğunu, davaya konu taşınmazla benzer olan davada Uyuşmazlık Mahkemesinin 2022/646 Esas sayılı kararı ile idari yargının görevli olduğuna karar verildiğini, bu kararın bağlayıcı olması gerektiğini ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.04.2022 tarihli ve 757 sayılı kararı ile kesinleşen 11.10.2021 tarihli ve 2040 sayılı meclis kararı ile "..., ... Mahallesi 27793/6, 27793/7, 27793/8 27794/5 ve 27794/6 ada parsellerde 1/50 00... /1000 ölçekli imar planları değişikliklerine ait 1 nolu plan notunun da Ankara 17. İdare Mahkemesinin 11.06.2014 tarihli ve 2013/1072 Esas, 2014/708 Karar sayılı kararı ile iptal tarihine kadar planlama sınırı içerisindeki ... parsellerinden bedelsiz terk yapmak suretiyle diğer parsellerindeki hisselerine yoğunluk artışı alarak maksimum E=2.00 'a göre yapılaşması tamamlanan parselleri için plan hükmü geçerlidir. Terk yapmamış ve yapılaşmamış parsellerde maksimum E=1.80 olarak uygulanacak ve bedelsiz terk şartı da olmayacaktır. Ancak bedelsiz terkini yaparak emsal inşaat haklarını 1.80'den 2.00'a çıkartarak terke karşılık inşaat artışını kullanan kamuya terk ettikleri hisseler ile yolsuz tescil sonucu oluşan ve tapu kayıtlarında yolsuz tescil şerhi bulunan taşınmaz maliklerinin kamulaştırmasız el atma sonucu, idarelerden haksız şekilde almış oldukları bedeller sebepsiz zenginleşmeye ve kamu zararına sebebiyet verdiğinden emsal artışı karşılığında elde ettikleri kazanımlarının bedeli talep edilir." düzenlemesinin kabul edilerek onaylandığı, taşınmazda asıl dava davacılar murisi ...'ın 27.01.2004 tarihli ve 1031 yevmiye numaralı işlem ile birleştirilen davada davacılar murisi ...'un 20.05.2004 tarihli ve 8242 yevmiye numaralı işlem ile adlarına kayıtlı hisseyi bedelsiz olarak terk ettikleri, davacılar ve murisleri adına davaya konu taşınmazda yaşayan bir hissenin bulunmadığı, "hissesini emsal artışından faydalanarak 12 nolu plan notuna ilişkin Ankarar 17. İdare Mahkemesinin 14.06.2014 tarihli iptal kararından önce terk etmiş olanlar yönünden bedelsiz terke dayanak olan plan notunun yürürlükte olduğu" yönündeki ... Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.04.2022 tarihli ve 757 sayılı kararı ile kesinleşen 11.10.2021 tarihli ve 2040 sayılı kararı da dikkate alındığında uyuşmazlığın davalı idarenin yetkili organlarının kamu gücünü kullanarak, resen ve tek taraflı olarak tesis ettiği işlem nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar görenler tarafından açılan tam yargı davalan kapsamında idari yargı yerinde çözülmesi gerektiği ve idari yargının görevli olduğu, zira Uyuşmazlık Mahkemesinin 2022/646 Esas, 2023/457 Karar sayılı kararı ve 19.06.2023 tarihli 2022/645 Esas, 2023/457 Karar sayılı kararlarında bu yönde oldukları anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak asıl ve birleştirilen davanın yargı yolu caiz olmadığından usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin onlarca kararı bulunduğunu, “Tüm konut alanlarında parselasyon planıyla çıkarılacak kamulaştırma miktarının bedelsiz terk edilmesi halinde inşaat yoğunluğunun arttırılmasına'' ilişkin 12 numaralı plan notu ile davacılar hisselerini mecburen belediyeye terk ettiklerini, ancak 12 numaralı imar plan notunun iptaline ilişkin idare mahkemesince verilen iptal kararının kesinleştiğini, davalı idarenin aldığı meclis kararı ile iptal edilen notun yürürlükte olduğunun kabul edilemeyeceğini, davaların önüne geçmek için bu kararın alındığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazın 06.10.1994 tarihinde onaylanan ... Yakası ... Planı kapsamında ... Belediye Meclisinin 08.09.1995 tarihli ve 226 sayılı karan ile uygun görülerek ... Büyükşehir Belediye Meclisinin 03.11.1995 tarihli yazısı ile onaylanan ... İmar Planı ile ... Belediye Encümeninin 02.10.1997 tarihli ve 4555 sayılı kararı ile kesinleşen ... nolu parselasyon planı ile düzenlemeye alındığı, söz konusu kamuya terk işleminin ... Büyükşehir Belediye Encümeninin ... nolu parselasyon planı ile dayanağı ... 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli ... Planındaki “tüm konut alanlarında parselasyon planıyla çıkacak kamulaştırma miktarının bedelsiz terk edilmesi halinde inşaat yoğunluğunun arttırılmasına ilişkin 12 nolu plan notuna" dayalı olarak yapıldığı; ancak söz konusu plan ve plan notunun Ankara 17. İdare Mahkemesinin, Danıştay incelemesinden geçerek kesinleşen 11.06.2014 tarihli ve 2013/1156 Esas, 2014/706 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği, söz konusu idari davadaki hükümle iptal edilen bu plan notu genel düzenleyici idari işlem niteliğinde olduğundan herkes için bağlayıcı olduğu, asıl davada davacılar murisi ...'ın 119 m² ve 42 m² hissesini iptal edilen plan notu gereğince 27.01.2004 tarihli ve 1031 yevmiye nolu işlemle, birleştirilen davada davacılar murisi ...'un 81 m² hissesini 20.05.2004 tarihli ve 8242 yevmiye numaralı işlem ile bedelsiz olarak kamuya terk ettiği, hissesini emsal artışından faydalanarak 12 nolu plan notuna ilişkin Ankara 17. İdare Mahkemesinin 14.06.2014 tarihli iptal kararından önce terk etmiş olanlar yönünden bedelsiz terke dayanak olan plan notunun yürürlükte olduğuna ilişkin ... Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.04.2022 tarihli ve 757 sayılı kararı ile kesinleşen 11.10.2021 tarihli ve 2040 sayılı kararının halen yürürlükte olduğu, söz konusu kararın iptali için açılan davaların reddedildiği ve Danıştay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. İdarece alınan l3.04.2022 tarihli karar idarenin sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı dava açma yönündeki iradesinin ortaya konulması niteliğindedir. Söz konusu karar bizzatihi karara konu edilen ve davanın yöneltileceği kişilerin hukukunu etkilememektedir. Zira netice adli muhakeme sonucunda verilecek karar ile ortaya konulacaktır. Dolayısıyla kararın idari yargıda iptal edilmesi ya da edilmemesi sonuca etkili değildir. Bu nedenle adli muhakemeye muhtaç ve adli yargıya başvurulacağına ilişkin irade beyanınından ibaret olan kararın idari yargıda iptalinin gerektiği gerekçesiyle idari yargının görevli olduğuna ilişkin karar, Anayasa'nın 36 ncı maddesinde düzenlenen hak arama hürriyetine aykırı şekilde idarenin dava açmasının engellenmesi ve hak arama özgürlüğünün ortadan kaldırılması sonucunu doğuracağından isabetli değildir.
4. Kaldı ki eldeki davaya konu somut uyuşmazlık halen yürürlükte olan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 35 inci maddesinden kaynaklanan (taşınmazın aynının kaybedilmesinden dolayı) tazminat istemine ilişkin olduğundan, idarece alınan kararla Kanun koyucunun iradesini ortadan kaldıracak şekilde idari yargı yolunun açılmasının hukuki öngörülebilirlik ilkesinin özüne dokunacağı hususu ile Dairenin uzun yıllardır süre gelen içtihatları ile ve özellikle Anayasa Mahkemesinin 09.03.2017 tarihli ve 2014/11994 sayılı, yine 07.09.2021 tarihli ve 2017/22268 sayılı kararları da gözetilerek oluşmuş köklü içtihatlarının mevcudiyeti de her türlü izahtan varestedir.
5. Bölge Adliye Mahkemesince Uyuşmazlık Mahkemesince verilen kararlar emsal gösterilerek usulden ret kararı verilmişse de Uyuşmazlık Mahkemesinden çıkan kararlara, ilgili bütün mahkeme ve yargı mercileri uymakla yükümlü olmakla birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi kararları olayla sınırlı bulunduğu ve ilke niteliği taşımadığı için benzer işlerde bağlayıcılıklarının bulunmadığı hususu da gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar ve birleştirilen davacılar vekilleri temyiz itirazının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.