Sigorta şirketinin, firari sürücünün 100% kusurlu trafik kazasında neden olduğu hasar ve değer kaybı tazminatlarının, sigortalıya yönelik rücu icra takibine yapılan itirazın iptali.
Özet: Davacı sigorta şirketinin, sigortalısı olan davalı kiralama şirketinin aracının sürücüsünün %100 kusurlu olduğu ve olay yerini terk ettiği trafik kazasında zarar gören araç sahiplerine toplam 343.449,16 TL tazminat ödemesi yapması üzerine, bu ödemeler için sigortalısına karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle dava açılmış olup, şirket ödemelerin sürücünün tam kusurlu eylemi ve firar etmesi nedeniyle rücu hakkı kapsamında olduğunu savunmaktadır.

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVA İHBAR OLUNAN : ... -
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar
Nedeniyle)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Genel İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile borçlu davalı şirket aleyhine, davacı şirket tarafından ... tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış olup, borçlu şirket tarafından 26/03/2025 tarihinde borç ve fer'ilere itiraz edilerek, ... Genel İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, davalının itirazlarının haksız ve yersiz olduğunu, davacı şirket tarafından ...nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortası yapılmış olan ... plakalı aracın, ... tarihinde sürücüsü belli olmayan şahıs sevk ve idaresinde iken yol kenarında kurallara uygun park halinde bulunan ... , ... ve ... plakalı araçlara %100 kusurla çarparak hasarlanmasına sebebiyet vermiş ve sürücünün olay yerinden firar etmiş olduğunu, ... tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile, ... plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği ve bu kazada ... plakalı firari araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'da yer alan 84/l (park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpmak)maddesini ihlal ettiği, diğer park halinde bulunan ... plakalı araç, ... plakalı araç, ... plakalı park halindeki araçların bu kazada kusur ve kural ihlallerinin olmadığının belirtildiği görülmüş, hasar gören araçlardan ... plakalı araçta yaptırılan ekspertiz incelemesinde; ... plakalı araçtaki hasarın şiddetli çarpma şeklinde meydana gelmiş olması sebebiyle ağır şekilde hasarlandığı, araç üzerinde tespiti yapılan hasar miktarının (parça ve işçilik) kdv hariç 304,153.71 TL. olduğu, aracın sökülmesi ile birlikte hasar miktarının artacağı, aracın 2.el, sovtaj ve hasar miktarı göz önüne alınarak trafikten çekme belgeli olarak pert total işlemi uygulanmasının uygun olacağı kanaatine varıldığının belirtildiğinin görüldüğünü, 2024 yılı ZMMS limitleri dahilinde davacı şirketçe, ... plakalı araç maliki ...'ya 15/05/2024 tarihinde 200.000,00TL. tazminat ödemesi yapılmış olduğunu, hasar gören araçlardan ... plakalı araçta yaptırılan ekspertiz incelemesinde; ... plakalı araçta yenilenmesi gerekli parçalar ile işçilik toplamının 127.485,00 TL olduğu tespit edilmiş, servis yetkilileri ve araç sahibi arasında, aracın anahtar tesliminin 100.000,00 TL. olması hususunda mutabakat sağlanmış olduğunu, bu mutabakat gereğince 03/05/2024 tarihinde davacı şirket tarafından ... plakalı araç maliki ... Petrol Ürün. Otom.San.ve Tic.Lt.Şti.'ye 100.000,00TL. hasar tazminatı ödenmiş olduğunu, ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybına ilişkin ise; araç maliki şirket tarafından davacı şirket aleyhine 25/06/2024 tarihinde değer kaybı tazminat talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulmuş, yargılama devam ederken dosyadan alınan bilirkişi raporu ile araçtaki değer kaybından kaynaklı tazminatın 21.000,00TL. olduğu hesaplanmış, davacı şirketçe rapor doğrultusunda başvuran araç maliki şirkete, 11/09/2024 tarihinde, 21.000,00TL değer kaybı tazminatı, stopaj ve kdv kesintisi ile 17.900,00TL vekalet ücreti (2.983,33TL. Stopaj - 1.491,67TL. kdv tevk.), 1.284,16 TL. faiz, 3.265,00TL yargılama gideri olmak üzere toplam 38.974,16TL. (Stopaj ve kdv tev. Dahil 43.449,16TL.) ödeme yapılmış olduğunu, (STK Uyuşmazlık Hakem Kararı 25/06/2024 2024/282644E. 25/09/2024 2024/458745 K.) davacı şirket tarafından yukarıda belirtilen tarihlerde 200.000,00TL+100.000,00TL+43.449,16 TL olmak üzere toplamda 343.449,16 TL. hasar tazminatı ödenmiş olup, araç sürücüsünün olaydaki kusurunun %100 olması ve olay yerinin terk edilmesi sebebiyle sigortalıya rücu edilmesi zorunluluğu doğmuş, davacı şirket tarafından ... Genel İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile sigortalı aleyhine ... tarihinde ilamsız icra takibine geçilmiş olduğunu, hasar gören araç sahiplerinin ihbarı üzerine emniyet ekiplerince yapılan inceleme sonucu çarpıp kaçan aracın, davacı şirketçe trafik sigortası yapılmış olan ... plakalı araç olduğu, aracın davalı kiralama şirketine ait olduğu ve kiralayan şahsın ... adlı şahıs olduğunun tespit edildiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/4164 Sayılı İhbar E. 2024/5114 İhbar K.sayılı dosyası kapsamında yer alan 22/04/2024 tarihli "Görüntü Çözümleme Tutanağı"nda İldem-3 Tramvay Durağına ait kamera görüntülerinin incelendiği ve saat 06:37'de sigortalı aracın hızla gelerek park halindeki araçlara çarptığı tespit edilmiştir. Hasar gören araç sahiplerinin ihbarı üzerine emniyet ekiplerince yapılan inceleme ile, aracı kiralayan ... olay saatinden 9 saat sonra yakalanarak verdiği ifadesinde ;... plakalı aracı, kiralama şirketinden bir ay önce kiralamış olduğunu, olay gecesi 00.30 sıralarında işten çıktığını, söz konusu araç ile sabaha kadar gezdiğini, 06.30-06.45 sıralarında eve giderken direksiyon hakimiyetini kaybedip yol kenarında bulunan araçlara çarptığını, kiraladığı aracı olay yerinde bırakarak kendisini iyi hissetmediği için yürüyerek evine gittiğini, alkollü olmadığını, kendisinde bir yaralanma olmadığı için hastaneye gitmediğini, kazanın uykusuz olması sebebiyle kendi hatasından kaynaklandığını" beyan ettiğini, ... plakalı araç sahibi ... ifadesinde, gürültüye uyanıp evinden inerek araçların başına geldiğinde çarpan aracın içerisinde bira şişeleri olduğunu, kazanın durumuna göre çarpan şahsın alkollü olduğunun söylenebileceğini belirtmiş olduğunu ayrıca yine ihbar dosyası kapsamında , çarpan araç sürücüsünün olaydan sonra araçtan çıkıp yolun karşısına geçerek hiçbir şey olmamış gibi yürüyüp gittiğinin ifade edilmiş olduğunu, ZMMS Genel Şartlar B4 maddesinde "Zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı" düzenlenmekte olup f bendinde ; " Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigortacının sigortalıya rücu hakkı olduğunun belirtilmekte olduğunu, sigortalı araç sürücüsü olduğu belirtilen şahıs ifadesinde yaralanmadığını bu sebeple hastaneye gitmediğini ve kendisini iyi hissetmediği için evine gittiğini belirtmiş olduğunu, araç sürücüsü, yaralanmamasına rağmen olay yerini terk ederek, kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranmış ayrıca kazadan sonra ilk fırsatta ilgili kolluk birimine başvurarak alkol raporu, ehliyet ve kimlik bilgilerini sunması, ifade vererek kaza ile ilgili tutanak düzenlenmesini sağlaması gerekli iken olayda hasar gören araç sahiplerinin ihbarı üzerine emniyet ekiplerince olaydan 9 saat sonra yakalanmış olduğunu, yani emniyete kendiliğinden de gitmediğini, araç sürücüsü olduğunu belirten şahsın ifadesindeki olay örgüsü hayatın olağan akışına aykırı olup trafiğin olmadığı saatlerde, kurallara uygun park halindeki 3 araca hızla çarpmak şeklinde meydana gelen bu kaza ve sürücünün kaza sonrası davranışları, kendini iyi hissetmediği için aracını olay yerinde bırakıp eve gidip uyuması, alkollü olduğunu ya da aracın ehliyeti olmayan başka bir şahıs tarafından kullanıldığını yani sürücünün alkollü olduğunun ya da kimliğinin tespit edilmesini engellemek, gizlemek için olay yerinden ayrıldığını göstermekte olduğunu, kaldı ki araç içinde bira şişeleri olduğu ihbar dosyası kapsamındaki ifadelerde belirtilmiş olduğunu, alkol seviyesi ile ilişkili olarak Adli Tıp Kurumu 5.İhtisas Dairesinin raporlarında ,3 Promilin-300 mg alkol/100 ml kan (300:100=3mg/dl) "Reflekslerin azalması, bilinçte bulanıklık, pek çok kişide bilinç kaybına" sebebiyet verdiğinin kabulü gerektiği yönünde olduğunu, İhbar dosyasındaki Görüntü Çözümleme Tutanağında araç sürücüsünün hızla gelip çarptığının belirtildiğini, yani sürücünün araçlara çarpmamak için hiçbir tedbir almamış ,frene basmamış, kazanın meydana geldiği yer savaş alanına dönmüş iken normal şartlarda bilinci açık olan hiç kimse, olay yerini ,aracını hiçbir şey olmamış gibi terk edip evine gidip uyumayacağını, araç sürücüsü olay yerini terk ettiği gibi sonradan kendi isteğiyle ilgili kolluk birimine gidip ifade vermemiş, ihbar üzerine yakalanmış olduğunu, yakalama sonrasında sürücünün alkol muayenesinin yapılmasını da istememiş, ihbar dosyası kapsamında alkol raporunun yer almamakta olduğunu, yani dava konusu olayda ZMMS Genel Şartlarda belirtilen haklı sebeple olay yerini terkin ötesine geçen bir durum söz konusu olup kaldı ki kendi ifadesinde yaralanması olmadığını da beyan etmiş olduğunu, bu sebeple sigortalının olay günü aracı süren şahsın kimliğini ve alkolsüz olduğunu ispat etmesinin gerekli olduğunu, işbu dava konusu olayda araç içinde bulunan bira şişeleri, kazanın meydana geliş şekli ve sürücünün kaza sonrası davranışları, sigortalı araç sürücüsünün sabaha kadar alkol alarak gezdiğine, olay esnasında alkollü olduğuna ,kaza sonrasında hiçbir şey olmamış gibi olay yerini terk edip evine gidip uyuması kazanın münhasır sebebinin alkol olduğuna karine teşkil etmekte olduğunu ayrıca genel şartlarda belirtilen zorunlu hallerin dışında olay yeri terk edilmiş , kaza tutanağı düzenlenmemiş ve alkol raporu alınmamış olduğu için araç sürücüsünün kimliğinin ve olay esnasındaki alkol miktarının sigortacı tarafından ispat edilmesinin istenemeyeceğini, haklı sebeple olay yerini terkin ötesine geçen bir durum söz konusu olduğunu ve Yargıtay içtihatlarına göre ispat yükünün sigortalıya geçtiğini, sigortalının soyut iddialarla değil somut delillerle, resmi belgelerle kazanın teminat dışı kalan hallerden olmadığını ispat etmesinin gerekli olduğunu, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 18.04.2024 Tarihli 2022/6457E. 2024/3497K.Sayılı ilamının, Yargıtay 17 .Hukuk Dairesinin 2016/11677 E. 2017/6905 K. Sayılı 19/06/2017 tarihli ilamının, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2023-270E.2025-294K.sayılı 06.03.2025 tarihli güncel emsal kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi 2022-1321E.2025-344K.26.02.2025 tarihli güncel emsal kararlarının dikkate alınması gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartlar B4-f maddesinde açıkça ve net olarak ; zorunlu haller sayılarak ve bu hallerin hariç olduğu belirtilerek olay yerini terk etme halinde veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması halinde sigortacının zararı sigortalıya rücu hakkı olduğunun belirtilmiş olduğunu veya kelimesinden sonra da zararın türü bakımından hiçbir ayrım yapılmamış, kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması halini başlı başına rücu sebebi saymış olduğunu, dava konusu olayda da sigortalı araç sürücüsü bu yükümlülüklere aykırı davranmış olduğu için işbu davanın açılması zorunluluğu doğmuş olduğunu belirterek, Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla davamızın kabulü ile davalı borçlunun itirazlarının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, takibe konu asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren reeskont avans faizi işletilmesine ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın yargılama konusu trafik kazası nedenine dayanarak Müvekkil firmadan araç kiralayarak kaza yapan sürücüye dava açmak yerine araç maliki olarak müvekkil firmaya husumet yönelterek ilamsız takip yaptığını, müvekkil firmanın ilamsız takipte gösterilen alacak kalemlerine ilişkin bilgi sahibi olmadığından ve bu alacak kalemlerinin neye ilişkin hesap edildiğini de bilmediğinden ve takiple gösterilen miktarlar yönünden borcu ve sorumluluğu bulunmadığından bahisle ilamsız takibe haklı olarak itiraz ettiğini, ilamsız takibin durması ile davacı tarafın iş bu davayı ikame ettiğini, davacı tarafın iddialarının tamamen asılsız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkil şirketin dava konusu kazaya karışan aracın maliki olup işleten sıfatına sahip olmadığını, müvekkilin Rent a Car olarak tabir edilen araç kiralama işi yapmakta olduğunu, yargılama konusu olayda, kazaya karışan ... plaka sayılı araçta kiralama işi için kullanılmak üzere müvekkil şirketin mülkiyetinde olduğunu, kiralayan konumunda olan müvekkilin aracının 19/01/2024 ile 22/03/2024 Tarihleri arasında kazaya karışan araç sürücüsü ...'ya kiralandığını, araç kira sözleşmesi uyarınca dava konusu olayın gerçekleştiği tarihte aracın zilyetliğinin ... da olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'na göre somut olayda işleten, kiracı ... olduğundan, davanın müvekkil sirket açısından husumet yokluğundan reddi gerekçiğini, müvekkilleri olan şirketin meydana gelen kazaya ilişkin olarak kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacı yanın aracının uğramış olduğu zararlar için, değer kaybı, hasar bedel, hasar tazminatı ve reeskont avans faizlerini talep etmekte olduğunu, taraflarına karşı ikame olunan işbu dava ve taleplerin kötü niyetli olup hukuka aykırı olduğunu, ... tarafindan müvekkiline karşı ikame edilen ... 10. Asliye hukuk Mahkemesi 2024/287 Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, du davada da ... pert bedelini ve hak mahrumiyetini talep ettiğini, davacıya süre verilerek ...'ya yapılan ödemelere, ibralara ve arabuluculuk anlaşma belgesine ilişkin tutanağı sunması için süre verilmesini talep ettiklerini, davacı ...'ya ödemeler yaptığından bahisle davayı ikame ettiğini, her iki dosyanın incelenmesi gerektiğini, davacı yanın pert araç bedeline ilişkin iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, her hangi bir somut delile dayanmadığını, davacı tarafın, dava dilekçesinde talep ettiği hususlara ilişkin herhangi bir yazılı belgesi olmadığını. Kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı müvekkil şirket bünyesinde bir çok işletme barındıran bunun yanında da araç kiralama işi de yapan büyük bir şirket olduğunu, dava konusu olayın gerçekleştiği tarihle araç kiralama sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere, ... plaka sayılı aracın işleteni diğer davalı ... olduğunu, Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikle bulunması gerektiğini, dava konusu olayda, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne yapılan bildirime göre araç kiracısı ...'un aracı 19/01/2024 tarihinde kiralamış daha sonra 22/03/2024 tarihinde müvekkile teslim ettiğini, yaklaşık olarak 2 ay boyunca aracı fiili hakimiyeti altında bulundurduğundan işleten sıfatıyla kaza sırasında meydana gelen zarardan tek başına sorumlu tutulması gerektiğini, davanın ...'a ihbar edilmesini talep ettiklerini, aracın kiralama sözleşmesinde işleten sıfatının kiracıda olduğu, aracın üçüncü kişilere yönelik vereceği zararların tamamından kiracının işleten sıfatıyla sorumlu olduğu araç kiralama sözleşmesinin 6. Maddesinde; “aracı kiraladığım süre içerisinde oluşabilecek ve araç teslimatından sonra çıkabilecek Zarar ve cezaları karşılamayı kabul ediyorum.” şeklinde hüküm altına alındığını, Ayrıca sözleşme uyarınca, işleten kiraladığı araçla herhangi bir kaza, olumsuz durum vs. yaşaması durumunda kiraya verene bildirim yükümlülüğü altında olduğunu, ancak, kiracı ...'un dava konusu kazaya karıştığını, tutanak tutmadan, müvekkil şirkete haber vermeden olay yerinden uzaklaştığını, davacının istediği faiz türünün de fahiş olduğunu, ...'un zararın tamamından tek başına sorumlu olduğunu, bahse konu ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle müvekkil aleyhine ikame olunan işbu davanın reddine, iş bu davanın ilgili kazaya karışan ve uzun süreli araç kiralamış olan 18206189566 T.C. Kimlik numaralı ...'a ihbarına, Yargılama giderleri ile masraf ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, ... Genel İcra Müdürlüğü 2025/15294E.sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir.
Sigorta Tahkim Komisyonuna, ... Cumhuriyet Başsavcılığına, ... Genel İcra Dairesine, davacı sigorta şirketine, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Araçların Trafik Tescil kaydının dosyaya eklenmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 15/10/2025 tarihli ön inceleme zaptının 8 nolu ara kararı gereğince sigorta uzmanı bilirkişi ve makine mühendisi bilirkişi heyetinden alınan 24/11/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle''Davacı ... Sigorta Şirketi tarafından 200.000 TL + 100.000 TL+43.449,16 TL = Toplam 343.449,16 TL dava konusu kaza kapsamında ödeme yapıldığı ve sigorta şirketince yapılan hasar ve değer kaybı ödemesinin piyasa şartları ile uyumlu olduğu, Davaya konu ... plakalı araç sürücüsünün 25.02.2024 tarihinde karıştığı kazada, firari olduğunun kaza tutanağı ile tespit edildiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair Yargıtay İlamı 2023/11866 E, 2023/12935 kararında;"Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğuna; " hükmü gereğince Takdiri ve Hukuki değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere davacı sigortacı ... SİGORTA ŞİRKETİ'nin hasar kapsamında ödediği 343.449,16 TL'yi sigortalı Davalı ŞAHİNLER NAK.İNŞ. TUR.GIDA ve İHT.MAD.TİC.SAN.LTD ŞTİ'ne rücu edebileceği tespit edilmiştir. Görevlendirme kapsamında yapılan hesaplamada; Takdir mahkemeye ait olmak üzere yasal faiz ve avans faizi yönünden ayrı ayrı hesaplama yapılmış olup uygulanacak faiz türü yönünden takdir sayın mahkemeye aittir.Toplam Yasal Faiz Tutarı : 64.355,77 TL, Avans Faiz Tutarı : 141.926,77 TL olarak hesaplanmıştır.'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/3-993E, 2018/202 K sayılı kararında “…Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rucü hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hâle gelmektedir. Keza ödeyenin mal varlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir. Hâl böyle olunca, yerel mahkemenin yukarıda açıklanan hususlara değinen direnme kararı yerindedir. Usul ve yasaya uygun olan direnme kararının onanması gerekir.” Denildiği görülmüş olup davacının ödemeden itibaren faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının takibe konu rücu alacağı nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti için bilirkişi heyetinden 24/11/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda, davacı ... Sigorta Şirketi tarafından 200.000 TL + 100.000 TL+ 43.449,16 TL = Toplam 343.449,16 TL dava konusu kaza kapsamında ödeme yapıldığı ve sigorta şirketince yapılan hasar ve değer kaybı ödemesinin piyasa şartları ile uyumlu olduğu, davaya konu ... plakalı araç sürücüsünün 25.02.2024 tarihinde karıştığı kazada, firari olduğunun kaza tutanağı ile tespit edildiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair Yargıtay İlamı 2023/11866 E, 2023/12935 kararında; "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğuna; " hükmü gereğince takdiri ve Hukuki değerlendirme Mahkemeye ait olmak üzere davacı sigortacı ... SİGORTA ŞİRKETİ'nin hasar kapsamında ödediği 343.449,16 TL'yi sigortalı Davalı ŞAHİNLER NAK.İNŞ. TUR.GIDA ve İHT.MAD.TİC.SAN.LTD ŞTİ'ne rücu edebileceği ile avans Faiz Tutarının: 141.926,77 TL olarak hesaplandığının belirtildiği görülmüş, bilirkişi heyet raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun olması nedeni ile bilirkişi raporuna itibar edilerek davalının araç işleteni olarak sürücünün olay yerini terk durumundan kaynaklı dava konusu rücu bedelinden sorumlu olduğu değerlendirilmiş, davalının işleten sıfatını kaybetmesine yönelik uzun süreli kiralama ilişkisi ve benzerini gösterir dosyaya delil sunmadığı görülmüş, davacının, tarafların tacirlik durumu da dikkate alınarak avans faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmış, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/3-993 E, 2018/202 K saylı kararı gereği davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebileceği değerlendirilmiş ve böylece, DAVANIN KABULÜ İLE, ... Genel İcra Dairesinin 2025/15294E sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın iptali ile takibin 343.449,16 TL asıl alacak ile 141.510,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 484.959,57 TL alacak üzerinden devamına, kabul edilen toplam alacak bedeli olan 484.959,57 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-DAVANIN KABULÜ İLE, ... Genel İcra Dairesinin 2025/15294E sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın iptali ile takibin 343.449,16 TL asıl alacak ile 141.510,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 484.959,57 TL alacak üzerinden devamına,
2-Kabul edilen toplam alacak bedeli olan 484.959,57 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 33.127,59 TL karar ve ilam harcından 5.857,10 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 27.270,49 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 5.857,10 TL peşin harç olmak üzere toplam 6.472,50 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 465,00 TL tebligat gideri, 170,00 TL yazışma gideri, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.635,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 77.593,53 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/02/2026
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır