Uyuşturucu ticareti suçunda, Bölge Adliye Mahkemesinin iletişim tespit tutanakları konusundaki hatalı yargılama usulü nedeniyle istinaf ret kararının Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü onayan bölge adliye mahkemesi kararını, sanık müdafiinin yeterli delil bulunmadığı ve delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığı yönündeki temyiz itirazları doğrultusunda incelemiş; ancak asıl bozma gerekçesi, daha önce verilen ve iletişim tespit tutanaklarının asıllarının getirilmesi gerektiğini öngören bir önceki bozma kararının ve buna bağlı olarak ilk derece mahkemesinin verdiği kararların hukuka açıkça aykırı ve hükümsüz olduğu, dolayısıyla bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesinin başlangıçtaki hükmünü usulünce yeniden inceleyip bir karar vermesi gerektiği gözetilmediği için oy birliğiyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/3868 E., 2024/1862 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇA. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,2. Yeterli delil bulunmadığına, beraak kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda "iletişim tespit tutanaklarının asıllarının veya onaylı suretlerinin getirtilerek duruşmada okunması” gerektiğine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 12.02.2024 tarih, 2023/279 Esas ve 2024/376 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2024 tarih, 2024/111 Esas ve 2024/236 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 10.09.2024 tarih, 2024/3868 Esas ve 2024/1862 Karar sayılı istinaf talebinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.