Mala Zarar Verme suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının istinafta mahkûmiyete çevrilmesi sonrası temyizde hükmün onanması.
Özet: Sanık hakkında mala zarar verme suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının bölge adliye mahkemesi tarafından kaldırılarak mahkumiyet hükmü kurulması ve sanığın bu kararı temyiz etmesi üzerine, Yargıtay tarafından yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu ve cezanın belirlenmesinde orantılılık ilkesine uyulduğu gerekçesiyle temyiz talebinin esastan reddedilerek mahkumiyet hükmünün oy birliğiyle onandığı anlaşılmaktadır.
6. Ceza Dairesi         2025/3423 E.  ,  2025/10162 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/309 E., 2022/3183 K.
SUÇ: Mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2020 tarihli ve 2019/959 Esas, 2020/537 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. İstinaf
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 16.11.2022 tarihli ve 2021/309 Esas, 2022/3183 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükmünün kaldırılmasına, sanığın katılana yönelik mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 152/1, 62, 53... . maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Müştekinin fidan diktiğinden haberinin olmadığını, fidanların dikildiği arazinin mera arazisi olduğunu, müştekiye zararını gidermeyi teklif ettiğini ancak müştekinin 10.000 TL para istediğini, bu miktarın müştekinin zararından fazla olduğunu, bilerek ve isteyerek hayvanları müştekinin tarlasına sokmadığını, tanık ... ile husumetlerinin olduğunu, diğer tanık ...'ın müştekinin kızı olduğunu, tanık ...'ın olay yerinde olmadığını ve olayı görmediğini, mala zarar verme suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 2 88... /1. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
24.11.2025 tarihinde karar verildi.