İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, sigorta şirketinin trafik kazasında aracın maliki/işleteni olan davalının yolcu sıfatıyla aldatma yoluyla elde ettiği arabuluculuk tazminat anlaşmasının iptali davası.
Özet: Bir sigorta şirketi, bir trafik kazasında kendi aracının maliki ve işleteni olmasına rağmen kendisini yolcu gibi göstererek kendi trafik poliçesinden haksız yere tazminat talep ettiğini iddia ettiği müteveffa ile imzalanan arabuluculuk anlaşmasının iptalini talep ederken; müteveffanın mirasçıları ise, sigorta şirketinin başvuru sürecinde tüm belgeleri eksiksiz incelediğini, aracın malikini bilerek ve kendi teklifiyle uzlaşma sağlandığını, bu nedenle anlaşmanın hukuken geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/666 Esas
KARAR NO : 2025/374
DAVA : Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ: 24/08/2022
KARAR TARİHİ: 15/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı taraf beyanlarıyla müvekkili şirketin iradesini kasten sakatladığını, müvekkili şirket tarafından ödeme yapılmadan, her ne kadar müvekkili şirkete başvuru dilekçesinde ve arabuluculuk görüşmelerinde davalı ...'ın araç içinde yolcu olduğu belirtilmişse de kişinin aslında aracın maliki ve işleteni konumunda olduğunu, trafik malikinin ve işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu karşılayan, işletenin aracının üçüncü kişilere verdiği zararı teminat altına alan bir zorunlu sigorta türü olduğunu, somut olayda ise davalı ...'ın aracın maliki ve işleteni olduğunu, dolayısıyla ...'ın kendi üzerinde doğan zararları, kendisine ait olan aracın trafik poliçesinden isteyebilmesinin, kanuni düzenlemeler gereği mümkün olmadığını, davalı taraf bu durumu çok iyi bildiği halde ...'ın araç içinde yolcu olduğunu belirterek müvekkili şirkete başvuruda bulunulduğunu ve aracın maliki ve işleteni olduğunu belirtmeden arabuluculuk sürecinin tamamlanmasının sağlandığını, tarafların aldatılması ile yapılan bu anlaşmanın, başvuranın araç maliki ve işleteni olması sebebiyle iptalinin gerektiğini, takibe konu alacağın haciz tehdidi altında ödenerek sebepsiz zenginleşmeye mahal vermemek adına ihtiyati tedbir kararı ile icranın yargılama sonuna kadar durdurulması gerektiğini, ihtiyati tedbir kararı verilerek huzurda yapılan yargılamanın sonuna kadar Kadirli İcra Müdürlüğü ... E. sayılı sayılı takibinin teminatsız durdurulmasına, davalı tarafın araç maliki işleteni olmasına rağmen yolcu sıfatıyla müvekkili şirkete başvuru yapıldığından aldatma yolu ile sebepsiz zenginleşmeye mahal verecek dava konusu ... sayılı arabuluculuk tutanaklarının, itirazları doğrultusunda kaldırılmasına ve iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile özetle; 13.06.2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın tek taraflı olarak kaza sonucu araç içinde yolcu olarak bulunan ...'ın yaralandığını beyan edilerek ... plakalı aracın trafik poliçesine istinaden maluliyet tazminatı talebinde bulunulduğunu, şirkete başvuru esnasında tüm savcılık dosyası, hastane evrakları ve kaza tutanağı dahil tüm belgeler sunularak başvuruda bulunulduğunu, başvurunun incelenip bir takım eksik belgelerin belirtilerek taraflarınca giderildiğini ve akabinde 300.00,00 TL ana para 29.450 TL ise avukatlık ücreti ödemeyi teklif edildiğini, taraflarınca teklifin olumlu karşılandığını ve şirket tarafından belirlenen ve anlaşmalı oldukları arabulucuda arabulucuk süreci yaşandığını ve anlaşmanın gerçekleştiğini, davalı yan tüzel kişinin tacir olduğunu, söz konusu anlaşma belgesi hukuken geçerli bir belge olup, davacı yanın itirazları haksız olduğunu, davacı vekilinin tedbir talebinin reddinin gerektiğini, tüm bu sebeplerle açılan haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizden verilen 12/12/2022 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 11/07/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
DELİLLER:
İzmir Kadirli İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının uyap çıktısı,... plakalı aracın ruhsat kayıt bilgileri, Kaza tespit tutanağı ve sigortaya müracaat evrakları, davalı ...'a ait nüfus kayıt örneği dosyamız arasındadır.
İncelenen Kadirli İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin UYAP evraklarında, takibin ... tarafından ... SİGORTA A.Ş. aleyhine asıl alacak ve ferileri toplamı olan 329.450,00 TL üzerinden 11/08/2022 tarihinde başlatıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce; davacı vekilinin icra dosyasındaki ihtiyati tedbir talebinin, İİK 72/3 gereğince %15 teminat karşılığında İcra kasasına girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmiştir.
Mahkememiz 08/11/2023 tarihli duruşmada yapılan sorgulamada davalı ... isimli şahsa ait 09/02/2023 tarihli ölüm kaydının bulunduğu anlaşılmış, davacı sigorta vekiline bu hususta mirasçıları davaya dahil etmek üzere yetki ve süre verildiği, davacı vekili tarafından davalı müteveffaya ait veraset ilamını sunduğu görülmüş, Kahramanmaraş ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E.- ... K. Sayılı 27/04/2023 tarihli mirasçılık belgesini dosyaya sunmuş ve ... ile ...'ın davaya dahil edilmesini talep etmiş, mirasçıların 2006 ve 2014 doğumlu olduğu bu aşamada 18 yaş altında bulundukları anlaşılmış, her iki mirasçının da ... isimli vasisinin bulunduğu anlaşılmış, buna ilişkin vekaletname dosyaya ibraz edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, maluliyet tazminatına ilişkin arabuluculuk tutanağının aldatma yolu ile sebepsiz zenginleşmeye sebep olacağından bahisle iptali istemine ilişkindir.
Hile genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur.
6098 sayılı TBK. 36/1. maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.
Somut olayda, meydana gelen yaralanmalı trafik kazası nedeni ile sigorta şirketi tarafından açılan hasar dosyası kapsamında ihtiyari arabuluculuğa başvurulduğu 329.450 TL toplam alacak miktarı üzerinden anlaşma sağlandığı, davalıların murisi tarafından alacağın tahsili için başlatılan ilamlı icra takibi sonucunda sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.Sigorta şirketi ise davalı-murisin yolcu sıfatı ile ödeme yapıldığı ancak aracın maliki olduğu hususunun gizlendiği, malikin kendi sigortacısına başvuramayacağından sehven yapılan ödemenin iadesi talep edilmiştir.Gerek ZMM sigorta poliçesi gerek araç ruhsat bilgileri incelendiğinde davalının kazaya karışan aracın maliki olduğu kolayca anlaşılabildiği gibi hasar dosyası içerisinde bulunan davalıya ait ifade tutanağında da ... plakalı aracın ruhsatının kendi üzerinde olduğunu açıkça ifade ettiği, davalının yanıltma aldatma kastı ile hareket ettiğine yönelik dosyada bir belge ve bilgi bulunmadığı gibi, davacı sigorta şirketinin basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlü olduğu, basit bir araştırma ile dahi gerçeği ortaya çıkarabileceği kaldı ki arabuluculuk görüşmelerinde şirketin kendisini vekil ile temsil ettiği yasal hak ve yükümlülüklerini bilebilecek bir durumda masaya oturduğu, artık bu aşamada sigorta şirketinin kendi rızası ile ödeme yaptığı kanaati ile haksız işbu davanın reddine karar verilerek tüm bu açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu ilam harcından peşin alınan 5.626,19 TL harcın mahsubu ile fazlaca alınan 5.010,79 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirmiş olduğundan reddolunan maddi tazminat talebi yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 52.712,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
6-1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 15/04/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı