Yargıtay 4. Ceza Dairesi, görevi yaptırmamak için direnme suçunda temyiz talebini reddederken, hakaret suçunda sanık hakkındaki kararı eksik inceleme ve çelişkili deliller nedeniyle bozdu.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında "görevi yaptırmamak için direnme" suçundan kurulan hükmün yasal olarak temyiz edilemez nitelikte olması nedeniyle temyiz istemini reddederken, "hakaret" suçundan verilen mahkûmiyet kararını bozmuştur; zira sanığın suçu reddetmesi, olay tutanağında aleyhine bir durumun olmaması, kamera kayıtlarında başka bir sanığın eyleminden bahsedilmesi, mağdur ve tanık beyanlarındaki çelişkiler ile diğer tanıkların hakaretin farklı bir sanık tarafından edildiğini belirtmesi karşısında, tüm delillerin yeterli ve eksiksiz bir biçimde değerlendirilerek çelişkilerin giderilmesi ve sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğu tespit edilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/6600 E.  ,  2025/18859 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/972 E., 2022/2071 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında;
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu,
Hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; savunmanın aksine aleyhine hiçbir inandırıcı, yasal ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın suçlamayı kabul etmemesi, olay tutanağında sanığın hakaret eyleminden bahsedilmemesi, kamera görüntülerine ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunda temyiz dışı sanık ...'in katılanın odasına dönüp bir şeyler söylediğinin belirtilmesi, katılan ile tanık ...'ın aşamalardaki beyanları arasında çelişkiler oluşması ve tanıklar ... ve ...'in de soruşturma aşamasında atılı sözleri temyiz dışı sanık ...'nin söylediğine ilişkin beyanlarda bulunduklarının anlaşılması karşısında; katılan ile tanıkların beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeye çalışılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Adana 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.11.2025 tarihinde karar verildi.