Yargıtay 4. Ceza Dairesi, kamu görevlisine hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararını, Cumhurbaşkanına hakaret soruşturmasıyla birleştirilmediği ve basit yargılama usulü indirimi hatalı uygulandığı için bozdu.
Özet: Kamu görevlisine hakaret suçundan mahkum edilen sanığın istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince reddedilmesi sonrasında yapılan temyiz incelemesinde, Yargıtay; sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan yürütülen soruşturmanın akıbetinin araştırılmamasını, tek eylemle işlenmesi halinde daha ağır hükmün uygulanması gerektiğini göz ardı edilmesini ve aleni hakaret suçuna uygulanamayacak basit yargılama usulü indirimiyle eksik ceza tayin edilmesini hukuka aykırı bularak, bölge adliye mahkemesi kararını bozmuş ve dosyayı yeniden hüküm kurulması için ilk derece mahkemesine iade etmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/13639 E.  ,  2025/18837 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/897 E., 2023/966 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın atılı suçu işlemediğine, cezalandırılmaya yeterli delilin bulunmadığına, sanık savunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğuna, suçun varlığı kabul edilse dahi basit hakaretten hüküm kurulması gerektiğine, aleniyet için aranan şartların gerçekleşmediğine, haksız tahrik hükümleri ile sanık lehine olabilecek diğer hükümlerin uygulanması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, atılı eylemin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturması, aleniyet koşullarının gerçekleşmesi, haksız tahrike konu olabilecek bir durumun dosya kapsamından tespit edilememesi, sanık lehine olabilecek hükümlerin uygulanmama gerekçelerinin kararda gösterilmiş ve bunların yerinde görülmüş olması karşısında, diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;
1.Dosya kapsamından; sanık hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan .. Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ... numaralı soruşturma dosyasının bulunduğunun anlaşılması, Cumhurbaşkanına hakaret suçu ile birlikte kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunun işlendiğinin kabulü halinde, eylemin tek olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi gereğince daha ağır hüküm içeren 5237 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca hüküm kurulmasının gerekmesi karşısında, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan yürütülen soruşturmanın akıbeti araştırılıp delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Alenen işlenen hakaret suçunun basit yargılama usulüne tabi suçlardan olmamasına karşın, yerinde olmayan gerekçeyle sanığın cezasında 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca indirime gidilerek, eksik ceza tayin edilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.11.2025 tarihinde karar verildi.