Yargıtay, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen beraat kararını, sanığın eylemlerinin suç teşkil etmediği gerekçesiyle düzelterek onadı.
Özet: Cumhurbaşkanına hakaret suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararı, istinaf mahkemesince de reddedilerek onanmış, Yargıtay ise sanığın iddia edilen kaba hitap tarzı ve siyasi eleştiri niteliğindeki sözlerinin, kişilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığını ve yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığını belirterek beraat hükmünün uygulama maddesini düzelterek onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/626 E., 2022/881 K.SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen beraat hükmüne yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz istemi, eylemleri ile Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediği anlaşılan sanık hakkındaki hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.III. GEREKÇEİncelenen dava dosyası içeriğine, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen deliller ile temyiz kapsamına göre, kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Sanığın, katılana yönelik sarf ettiği iddia edilen kaba hitap tarzı ve siyasi eleştiri niteliğindeki sözlerinin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle Cumhurbaşkanına hakaret suçunun unsurlarının oluşmaması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerekirken, uygulama maddesi olarak 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a ve c maddeleri uyarınca beraat kararı verilmesi, isabetli görülmemiştir.IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303/1. maddesi gereği, karardan "atılı suç unsurları itibari ile oluşmadığından ve sanığın kastı bulunmadığından, sanığın atılı suçtan, CMK.223/2-a.c maddesi gereğince beraatine" ibaresi çıkarılıp yerine "yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine" ibaresi yazılmak suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Gebze 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.11.2025 tarihinde karar verildi.