Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, haksız eylemden kaynaklı ölümle sonuçlanan trafik kazası sonrası sigorta rücu alacağının tahsili için açılan itirazın iptali davasını hükme bağladı.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı sigorta şirketi, trafik kazasında yaya ölümüne neden olan ve olay yerini terk ederek poliçe şartlarını ihlal eden aracın sürücüsü ile malikinden, müteveffanın mirasçılarına trafik sigortası kapsamında ödediği destekten yoksun kalma tazminatını rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine davalıların itiraz etmesi üzerine, bu itirazın iptali ile ödenen tazminat, yargılama giderleri ve kötü niyet tazminatı talep ederken; davalılar ise sigorta şirketinin yaptığı ödemelerden ve sulh anlaşmalarından haberdar olmadıklarını, kusur oranları ve hesaplamaların tartışmalı olduğunu öne sürerek taleplerin reddini talep etmekte, dava ayrıca görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda hukuki bir süreçten geçmiştir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/380 Esas - 2026/21

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/380
KARAR NO : 2026/21
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR:
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 04/04/2022
KARAR TARİHİ : 13/01/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; "Davalılardan .... adına kayıtlı, müvekkil şirket tarafından ...-.... no’lu ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın olay tarihinde davalı ... yönetiminde seyri sırasında, ... ışıklı kavşağını 200 metre geçmesinden sonra köprü üstünde yolun sağında yürümekte olan yaya ....’ya çarparak ölümüne neden olduğunu, araç sürücüsü davalının olay yerini terk ettiğini, ZMMS poliçesi kapsamında Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinn .... E. ... K.sayılı dosyası ile yapılan yargılamada sulh olurak 270.154,87 TL ödeme yapıldığını, ölenin mirasçılarının bakiye alacak kaldığı iddiası ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmaları üzerine bu defa da davacılara 14.641.-TL ödendiğini, ZMMS Poliçei Genel Şartları ve poliçe sözleşmesine aykırı hareket ederek olay yerini terk eden sürücü ve araç maliki aleyhine, destekten yoksun kalma tazminatının rücu tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalılar tarfından itiraz edildiğinde, itirazın iptali ve yarglama giderleri ile vekalet ücretinin, % 20 kötü niyet tazminatı ile birlikte ödenmesini " talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkillerinin davaya konu olan sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelere dayanak olan Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyasındaki yargılamalardan ve sigorta şirketinin dava dışı şahıslar ile yapılan sulh sözleşmelerinden haberdar olmadıklarını, sigorta tahkim komisyonuna sunulan bilirkişi raporu incelendiğinde %25 kusur indiriminin yapıldığı görülmekle kusur oranına ne şekilde erişildiğine dair herhangi bir yargı kararı bulunmadığını, ayrıca sağ kalan eşin yeniden evlenme ihtimali hesaplamada dikkate alınmadığını, davacının kendi kusuru ile müvekkilin borç altına sokulması iradesi hukuken korunmadığından gerçekte müvekkillerin dava dışı mirasçılara ne kadar borçlu olduğunu yahut borçlu olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Müvekkillere atfedilen kusuru talep edilen alacağı ve bahsedilen yargılamaların hiçbiri müvekkillere ihbar edilmediğinden takip tarihinden evvel işlemiş faiz tutarını kabul etmiyoruz. Müvekkiller huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermemiştir. Bu sebeple yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olması da kabul edilemez. Dava konusu alacak yargılamaya muhtaç olup herhangi bir mahkeme ilamına dayanmamaktadır. Bu sebeple kötüniyet tazminatı yahut icra inkar tazminatı taleplerinin reddedilmesini " talep etmiştir.
GEREKÇE:
İtirazın iptali istemli işbu dava ilk olarak Ankara Batı... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... E sayılı dosyasında görülmüş, mahkemece Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle 27/06/2024 tarihinde görevsizlik kararı verilmiş, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esasına kaydedilen dosya hakkında Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince 27/02/2025 tarihinde karşı görevsizlik kararı verilmiş olup, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2025/1007 E, 2025/1368 K sayılı ilamı ile davaya konu uyuşmazlığın Ticaret Mahkemelerince çözümlenmesi gerektiği yönünde Yargı Yerinin Belirlenmesine dair karar verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere görevsiz mahkemede taraflarca yapılan usul işlemleri geçerli iken, mahkemece yapılan usul işlemleri kural olarak geçersizdir. Ancak görevli Mahkemece anılan usul işlemlerinin tekrarlanması için bir sebep yok ise görevsiz mahkemece yapılan işlemleri görevli mahkeme hükmüne esas alabilir. Mahkememizce yapılan değerlendirmelerde görevsiz mahkemece yapılan usul işlemlerinin, gerek kusurun tespiti yönünden, gerekse hesaplama yönünden alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, tekrarlanmasını gerektirir bir durum olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafından dava dışı ....'nun .... plakalı aracın davacının sigortalısı ....' nın eylemlerinden sorumlu olduğu diğer davalı sürücü ....' nın kusurlu hareketi sonucu vefat ettiği, işbu kaza nedeniyle doğan zararın .... plakalı aracın kaza anında ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olması sebebi ile müteveffanın hak sahiplerince Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E sayılı dosyası ile dava açtıklarını, yargılama devam ederken davacı hak sahipleri ile anlaşmaya varılarak uğradıkları zararın 270.154,87 TL olarak poliçe kapsamında karşılandığını, yine hak sahiplerince bakiye zararları için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurularak .... sayılı tahkim dosyası ile tahkim yargılaması yapıldığını, bu süreçte de anlaşma sağlanarak 14.641,00 TL ödeme yaptıklarını, davacı Sigorta Şirketinin sorumluluğunu yerine getirmiş olması nedeniyle Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasından işbu yapmış olduğu ödemeyi yasa gereği kazanın meydana gelmesinde kusurlu bulunan araç sürücüsünden ve araç malikinden rücuen talep etmesi ve araç sürücüsü ile araç maliki sigortalının icra takibine itirazı üzerine itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde; “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı düzenlenmiş “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: ..f-) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.” Şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B-4/f maddesi metninde bedensel zarara neden olay ve maddi hasara neden olan olay ayrımı yapıldığı, olay yerini terkin zorunlu olduğu hâller ve kazanın oluş koşullarına ilişkin belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hâllerinin sınırlı olmadığı, sigortalının ya da eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin olay yerini terk etmesinin sigortalıya rücu edilmesi için yeterli olduğu ancak bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerin hariç olduğu belirtilmiştir. (Ankara BAM 26. HD. 2024/188 E, 2025/1609 K sayılı ilamı)
Davaya konu edilen kaza ile ilgili Ankara Batı .. Asliye Ceza Mahkemesinin ....E sayılı dosyasında taksirle ölüme neden olma nedeniyle yargılama yapılmış, mahkememiz dosyasının davalısı sürücü Sanık ....' nın mahkeme huzurundaki beyanında olayın şoku ile olay yerine dönüp yardım etmediğini beyan ettiği görülmüş ve yapılan yargılama neticesinde hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verildiği, kararın bu hali ile kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2014/17625 esas 2015/14873 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder nitelikte bir hüküm olmadığından hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değil ise de bu durum ceza mahkemesi dosyasının delil olma niteliğini değiştirmemektedir. Bu nedenle mahkemece ceza dosyasında alınan rapor ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinde müteveffanın hak sahipleri tarafından açılan ... E sayılı dosyada aldırılan kusur raporu ile ATK raporlarının çelişkili olduğu görülmüş ve İTÜ trafik kürsüsünden raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek üzere rapor tanzimi istenmiş alınan raporda müteveffanın %40, davalı sürücünün %60 oranında kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Mahkemece sigorta tarafından yapılan ödemenin haklılığının denetlenmesi yönünden dosya aktüer hesabı için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda yapılan hesaplamaların hesaplama ilkelerine, bilimsel veriler ile dosya kapsamına uygun olduğu görülmüş ve davacının yapmış olduğu ödemenin hesaplanan tutardan daha düşük olduğu anlaşılmıştır.
Davalı sürücünün ceza mahkemesinde alınan beyanında olay yerini olayın şoku ile terk ettiğini beyan ve kabul ettiği, bu durumun yukarıda açıklanan ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlenen olay yerini terk etmeyi haklı gösterecek bir sebep olmadığı anlaşılmakla, davacının davalı sigortalısı ile sigortalısının eylemlerinden sorumlu olduğu kişi olan davalı sürücüye rücu etmesinde hukuki yararının olduğu açıktır.
Davacı vekilince 25/10/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında davalı sürücü ....yönünden davayı takip etmedikleri bildirilmiş, davalı vekilince de kendilerinin de bu kişi yönünden davayı takip etmeyecekleri beyan edilip imza altına alınmıştır. Bu nedenle davalı ... yönünden HMK 150. Maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalı yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davaya konu uyuşmazlık haksız fiile dayalı olup, davalıların kaza tarihi itibari ile mütemerrit olduğu kabul edilmiş ancak uygulanan faizin yasal faiz olması gerektiği ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihinden itibaren faiz işletmek gerektiğinin kabulü ile buna göre hüküm kurulmuştur.
Davacı her ne kadar icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de alacak yargılamayı gerektirdiğinden, likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının davalı .... yönünden açılmamış sayılmasına, davalı ..... yönünden kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Davalı .... yönünden DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Davalı .....'nın Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 204.313,85-TL asıl alacak, 5.669,71-TL işlemiş faiz yönünden DEVAMINA, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Alınması gereken 14.343,98-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 2.629,49-TL ve 80,70-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.710,19-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.633,79-TL harcın davalı .....'dan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 2.710,19-TL harcın davalı ....'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ....'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı .... Kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7. Maddesine göre belirlenen 22.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ....'ya VERİLMESİNE,
8-Davalı .... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 7.101,30-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ....'ya VERİLMESİNE,
9-Davacı tarafça yapılan 5.760,10-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 5.571,67- TL'sinin davalı ....'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
11-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.600,00-TL'nin davalı ....' dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13/01/2026
Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır