Yargıtay, babanın kendi aldığı kızının cep telefonunu kötü arkadaşlıklar nedeniyle geri almasında yağma suçunun manevi unsuru olan "faydalanma kastı" bulunmadığına hükmederek mahkumiyeti bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, bir babanın kızının yanlış kişilerle arkadaşlık yaptığı gerekçesiyle kendi satın alıp kıza verdiği cep telefonunu zorla geri alması eyleminde, yağma suçunun manevi unsuru olan "mal edinme", "sahiplenme", "kullanma" veya "ekonomik yarar sağlama" şeklindeki faydalanma kastının bulunmadığına, bu nedenle nitelikli yağma suçunun oluşmadığına ancak eylemin kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarına vücut verebileceğine karar vererek, sanık hakkında yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmünü bozmuştur.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/300 E., 2023/3646 K.SUÇLAR: Silahla, konutta yağmaHÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceEskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2022 tarihli ve 2022/551 Esas, 2022/648 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, silahla konutta yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-d, 168/3 62/1, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. İstinafAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 06.11.2023 tarihli ve 2023/300 Esas, 2023/3646 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafinin ve o yer Cumhuriyet savcısının lehe istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık Müdafilerinin Temyiz İstemi Suça konu telefonun sanığa ait olduğunu ortaya koyan faturanın varlığı nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığına, Türk Medeni Kanun hükümleri nedeniyle sanığın eyleminin ancak kasten yaralama ve silahlı tehdit suçlarına meydan verebileceğine, sanığın faydalanma kastı olmadığına ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ederek veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir. Dairemiz uygulamalarında "faydalanma kastı" aranması gerektiğinin çok açık olarak gösterildiği, ayrıca birçok kararlarında bahse konu faydalanma kastının son derece dar yorumlandığı, "mal edinme" veya "sahiplenme yani "kullanma" ya da "ekonomik yarar sağlama" şartlarını aramış onun haricindeki saikleri "faydalanma olarak" kabul edilmediği anlaşılmıştır.Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık ...'in mağdur ... öz babası olduğu, öz annesi ve babası boşanmış olan ve suç tarihinde 17 yaşında olan mağdurun babası ile birlikte yaşadığı görülmektedir. Mağdur mahkeme aşamasındaki beyanında üvey annesi ile sosyal medyadaki takipçi sayısı nedeni ile tartışma yaşadıklarını, bu nedenle evden ayrıldığını, olay tarihinde babaannesinin evindeyken yine babası ile tartışma yaşadığını, babasının kendisine vurduğunu ve elinden zorla cep telefonunu aldığını ifade etmiştir. Mağdurun babaannesi tanık ...'in olayın hemen akabinde vermiş olduğu soruşturma aşamasındaki beyanı da mağdur beyanını doğrular niteliktedir. Sanık ise yargılamanın her aşamasında olay tarihinden yaklaşık bir hafta önce kullanması amacıyla kızına cep telefonunu satın aldığını, kızının cep telefonunda yanlış kişilerle arkadaşlık yaptığını görmesi üzerine kızının elinden cep telefonunu aldığını beyan etmiştir. Dosya kapsamına sanık tarafından sunulan faturadan cep telefonunun sanık tarafından satın alındığı, bu hususun mağdur beyanı ve sanık savunması ile de sabit olduğu anlaşılmaktadır. Sanığın kızının elindeki kendi satın almış cep telefonunu kızının cep telefonunda yanlış kişilerle arkadaşlık yaptığını görmesi nedeniyle geri aldığı ve bu eylemi sırasında "mal edinme", "sahiplenme", "kullanma" ya da "ekonomik yarar sağlama" amacıyla hareket etmediği ve faydalanma kastının bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığa isnat edilen nitelikli yağma suçunun manevi unsurunun oluşmadığı ancak sanık hakkında kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarından hüküm kurulabileceği gözetilmeden yağma suçundan cezalandırılması yoluna gidilmesi hukuka aykırı görülmüştür.III. KARARGerekçe bölümünde yer alan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararına yönelik sanık müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,24.11.2025 tarihinde karar verildi.