Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari satıştan kaynaklı tazminat davasında, akreditif yükümlülüğünü ihlal eden davalının sebep olduğu hammadde ve üretim zararları talep edilmektedir.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, davalı şirketin acil çelik kafes direk siparişi için hammadde tedarik etme ve ek maliyetleri karşılama taahhüdüne rağmen, mutabık kalınan akreditifi zamanında açmaması nedeniyle sözleşmenin iptal edildiğini ve hammadde alımı, nakliye, gümrükleme gibi harcamalar sonucunda 59.044 Euro tutarında zarara uğradığını ileri sürerek bu zararın tazminini talep ettiği ticari bir uyuşmazlığı özetlemektedir.

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2015/2167 Esas - 2023/211
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2015/2167 EsasKARAR NO : 2023/211HAKİM : ...KATİP : ...DAVACI : ... VEKİLLERİ : ...DAVALI : ... VEKİLLERİ : ...DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 26/10/2015KARAR TARİHİ : 11/05/2023KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirketin davalı firmanın sipariş formuna istinaden hammadde aldığını, alınan bu malların bir kısmı ile üretim başlattığını ve mal bedelinin ödenmemesi sebebi ile üretim için sarf edilen enerji ve imalat giderlerinden kaynaklı 59.044 Euro karşılığı 193.434,04 TL zararlarının doğduğunu, müvekkili şirketin Türkiye'de ürettiği ürünlerin piyasada ve tüm dünya ülkelerinde ihraç yolu ile pazarlamasını yapan bir şirket olduğunu, davalı şirketin Enerji Nakil Hattı direklerinin satışı ve montajı konularında Almanya'da faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı firma tarafından müvekkilleri şirket ile 22.04.2015-28.04.2015 tarihleri arasında yapılan yazışmalar ile davalı ... şirketi tarafından Finlandiyalı ... isimli bir şirket için müvekkillerinden 116 tonluk çelik kafes direk talebi olduğunu, ancak teslim tarihinin çok kısa olması nedeniyle bir an önce işlemlere başlanarak hammadde siparişi verilmesi talep edildiğini, bahsi geçen talebin 03.05.2015 tarihinde davalı ... şirketinin yetkili temsilcisi ... tarafından yazılı olarak da müvekkil şirket yetkililerine iletildiğini, söz edilen süreçte teslim tarihinin çok kısa olması göz önünde bulundurularak hammadde temininin daha uygun fiyatlı olarak alınabilmesi belli bir süreç gerektireceği, bu hammaddenin yurt içinde bulunmasının sıkıntı olduğu fakat stoktan alım yapılması halinde ek meblağlar ödenmesi gerekeceği hususu davalı şirket yetkilisine açıkça ifade edildiğini, sözü edilen açıklamaların üzerine davalı ... şirketi yetkilisi ... tarafından 07.05.2015 tarihli bir e-posta göndererek, ek meblağları da kabul ettiğini, bir an önce hammaddenin teminin sağlanması yazılı olarak da müvekkil şirkete iletildiğini, müvekkili şirket yetkilileri tarafından da, taraflar arasında yıllardan beri süregelen iş ilişkisine ve iyi niyetli yaklaşımlara dayanarak malların teslim süresinin de çok kısa olduğu ve öngörülen sürelere aykırı davranmamış olmak adına gecikmeksizin tedarikçilerden hammadde siparişi verildiği, bu yazışmaların ve hammadde siparişinin akabinde 07.05.2015 tarihli ... numaralı birim fiyatı 1.350.00-EBUR olarak toplam fiyatının 156.600-EUR olan 116 tonluk çelik kafes direk sipariş formu yazılı olarak da müvekkil şirkete ulaştırıldığını, sözü edilen sipariş formu ile ödeme şeklinin akreditif olarak kararlaştırıldığını, teslim tarihi olarak da 15.05.2016 ve 01 .07.2015 tarihleri üzerinde mutabık kalındığını, müvekkil şirket yetkilileri tarafından müteaddit defalar davalı tarafa sözleşmeye uygun davranarak gecikmeksizin akreditif açması yönünde talepte ve uyarıda bulunulmuş, aksi takdirde üretime başlanmayacağını belirttiklerini, davalı tarafın söz konusu gecikmeler kabul edildiğini ve teslim tarihlerini ileri bir tarihe ertelediklerini, bahsi geçen süreçte taslak Aakreditif metni üzerinden görüşmeler yapılmış, birtakım eklemeler/çıkarmalar yapıldığını, hala görüşmeler devam ederken ve metin üzerinde mutabık kalınmamışken davalı tarafça banka tarafından hazırlanan akreditif metni 10.07.2015 tarihinde taraflarına gönderildiğini ve sözleşme gereği yapılması gereken işlemlere devam edilmesi talep edildiğini, sözü edilen akreditif metninin yeniden düzenlenmemesi üzerine, müvekkil şirket tarafından 14.07.2015 tarihinde davalı şirkete üretim/sipariş durdurma bildiriminde bulunulduğunu, akabinde davalı tarafından gönderilen 16.07.2015 tarihli yazı ile hammadde alımı yapılması yönündeki açık talep ve akreditifin geç gönderildiği hususunun ikrar edildiğini, müvekkil şirket tarafından 26.08.2015 tarihli yazı ile davalı şirkete gönderilmiş ve talepleri üzerine satın alınan hammadde, nakliye, gümrükleme, vs. yan giderler dahil iş bu sipariş için toplam 59.044,00 EUR'luk masraf yapıldığı ve fakat davalı tarafın usulüne uygun akreditif açmaması nedeni ile sözü edilen malzemelerin ellerinde kaldığını, davalı tarafın yükümlülüklerini getirmemesi sebebi ile sözleşmenin iptal edildiği ve sözü edilen meblağı 10 günlük süre içerisinde ödemesini ihtar ve talep ettiklerini, bahsi geçen ödeme yapılmadığı gibi, müvekkili şirketin tüm uyarılarına ve iyi niyetine rağmen somut olay çözümsüz kaldığından, geç açılan akreditif nedeniyle sözleşmeye aykırılığın tespitini ve bu aykırılıktan kaynaklanan maddi zararın tazminini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sipariş verilmeden önce müvekkil şirketin davacıya 22.04.2015 tarihli e-mail ile 116 tonluk çelik direk siparişi verilmesi ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenle davacı şirketten temini hakkında bilgi istendiğini, akabinde yapılan telefon görüşmesi ile siparişin verilişinden itibaren 8 hafta sonrasına ürünlerin hazır olabileceğinin öğrenildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından fiyat teklifi verilmesi talepli mail gönderildiğini, aynı gün müvekkili şirket tarafından davalı şirkete e-mail gönderilerek müşterinin bir hafta sonra siparişte bulunacağını bildirmek, fiyat teklifinin acilen yapılmasının istendiğini, yapılan görüşmeler sonucunda davacı şirket tarafından siparişte büyük ebatların yer alması sonucu verecekleri en uygun teklifin 1.350 €/ton fiyatı olabileceği yanıtının verildiğini, 29.04.2015 tarihinde müvekkil şirket tarafından sipariş işleminin gerçekleştirildiğini, davacı şirketin, 30.04.2015 tarihli e-posta ile teslim tarihinin hammadde teminine bağlı olduğunu, hammaddenin yurtdışından özel sipariş verileceğini, bu nedenle siparişe henüz onay verilmediğini, müvekkili şirket tarafından 03.05.2015 tarihli e-posta ile siparişe bağlı olarak hammadde alımına başlanıp başlanmadığın sorularak müşterisinin ileriye dönük birçok sipariş verebilecek bir müşteri olması nedeni ile bu siparişte iyi iş çıkarmanın önemli olduğunu, bu e-mailden sonra davacı şirket tarafından 04.05.2015 tarihinde ayak kısımlarından hammaddesine sahip olamadıklarını, bu nedenle 30.07.2015 tarihinde kontrol için siparişlerin hazır olacağı 15.08.2015 tarihinde ise kabul testlerinin hazır olacağı belirtilerek akreditif metnin son halinin gönderilmesinin istendiğini, müvekkilice bu durum karşısında teslim tarihinin istemiş oldukları tarihten bir aydan daha fazla geç olması nedeni ile belirtilen teslim tarihlerinin kabul edilemeyeceği, eğer istenilen teslim tarihi yetiştirilemeyecek ise siparişin iptal edilebileceğinin bildirildiğini, bunun üzerine, davacı şirket hammaddenin temini ile teslim tarihi arasında 8 haftalık bir sürenin bulunduğunu, bu gecikmenin kendi ellerinde olmadığını, hammaddenin başka bir yerden temin edilmesi halinde de fiyatların değişiklik göstereceğinin bildirildiği hususunda cevap verildiğini, akabinde 06.05.2015 tarihinde daha erken teslim için hammaddenin başka bir yerden alınmayacağını, bu durumda 1400 ton fiyat ödenmesi gerektiğini, 15.07.2015 tarihinde kontrol için siparişin hazır olacağının, 30.07.2015 tarihinde ise kabul testlerinin hazır olacağı belirtilerek bu fiyatlara onay verilmesi halinde güncellemesinin yapılacağının belirtildiğini, müvekkili şirket tarafından 03.07.2015 tarihinde akreditif metni gönderildiğini, davacı şirketin bu akreditif metni üzerinden tadilat yapılmasını istediğini, müvekkili şirket tarafından ise bu belgelerin banka tarafından gerekli görüldüğünü, bu nedenle akreditif metinden kaldırılmayacağının bildirildiğini, davacı şirketin ısrarcı tutumu ve talebine istinaden müvekkili şirketin banka ile görüşerek, 07.07.2015 tarihli e-posta ile gönderildiğini, ilgili bankanın uluslararası ticaret alanındaki tecrübeli olduğunu, dolayısı ile bu belgeler hakkında bilgi sahibi olduklarını, ödemeyi yapma hususunda hiçbir sorun yaşanmayacağı hususunda teyit aldıklarını davacı şirkete bildirdiklerini, aynı yazıda daha önce ihracata konu edilen mallarla ilgili olarak yaşanılan olumsuzlukların da davalıya bildirildiğini ve devamında davacının akreditif metini siparişin iptal edildiğini, siparişin iptal edilmesine davacı tarafın neden olduğunu belirterek bu konuda müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın akreditif metnine ilişkin iddialarının yerinde olmadığını, sözleşme serbestliği ilkeleri özel hukuk düzeninde hak sahibi olan kişiye diğer bir kişi ve kişilerle olan münasebetlerini kendi arzusuna göre düzenlemesinde bırakılan hareket alanını ifade ettiğini, başka bir ifadeyle, akit serbestliği olan kişiye hukuken bağlayıcı kurallar koyma imkânı tanıdığını, bu kapsamda akreditif metnin zorunlu unsurlarının yanı sıra tarafların kendi aralarında anlaşarak sözleşme serbestliği ilkeleri çerçevesinde ihtiyari unsurlar belirleyebilmesinin mümkün olduğunu, bu husus davacı tarafından kabul görmediğinden siparişin iptalinin zorunlu hale geldiğini, siparişin iptal edilmesinin davacının olumsuz tutum ve davranışından kaynaklandığını ileri sürerek siparişin iptalinden dolayı davacının bir zararı oluşmuş ise bunun sebebinin davalı olması nedeni ile açılan davayı kabul etmediklerini ileri sürerek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.DELİLLER ve GEREKÇE :Mahkememizce dosyanın nitelikli hesap uzmanı ve mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişiler tarafından 29/05/2020 tarihli raporunda; Siparişin iptaline gerekçe gösterilen akreditifin ticari teamüllere aykırı şekilde hazırlandığı iddiasının açıklığı kavuşturulması gerektiğinin anlaşıldığını, davacı tarafın sertifikası”, “Kaynak test raporu”, “Kaynakçı belgesi” “Öngörülen bir kısım parametrelere uygun kaplama kalınlığı kaydı” şeklindeki belgelerin akreditife yerleştirildiğini, bu belgelerin daha önce mutabık kaldığı belgelerden olmadığını ileri sürdüğü görüldüğünü, söz konusu belgelerin temininin güç olup olmadığı ve bu belgelerin yazılmış olmasının davacıya yapılacak ödemede zorluk çıkarıp çıkarmayacağı hususu uzmanlık alanımızda olmadığından değerlendirilemediğini, akreditife eklenen belgelerin ne şekilde temin edilebildiği, bu tür sözleşmelerde bulunması gereken belgeler mi olduğu, temininin güç olup olmadığının tespiti halinde, sipariş iptalinin haklı olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmasının mümkün olabileceğinin düşünülmediğini, işin teknik boyutu sebebiyle heyetimiz söz konusu belgeler hakkında değerlendirme yapamadığını, davacı şirket, satın alınan hammadde, nakliye, gümrükleme vs. yan giderler dahil sipariş için 59.044,00 Euro masraf yaptığını, malzeme elinde kaldığından zarara uğradığının iddia edildiğini, gümrük ve nakliye masrafı olarak bildirilen masrafların siparişe konu malzemeyle ilgili olup olmadığı heyetimizin uzmanlık alanında olmadığından tespit edilemediğini, ayrıca, siparişe konu çelik direklerin imali için hammaddenin ne şekilde temin edildiği, tedarik edilen hammadde ve imal edilen ürünlerin davacının elinde bulunup bulunmadığı ve başka işte kullanılmasının mümkün olup olmadığı hususları uzmanlık alanımızda olmadığından davacı şirketin uğradığını iddia ettiği zararın hesaplanamadığı görüşünü mahkememize bildirmiştir.Mahkememizce davacıya ait olan Endüstriyel Tesiste keşif yapılarak rapor alınmış olduğu, bilirkişi tarafından sunulan 06/08/2021 tarihli raporunda; görülen malzemelerin davalı firma için üretilecek Çelik Direkler için temin edildiği ve halen fabrika sahasında bekletildiğinin anlaşıldığını, malzemelerin uzun süredir beklemekten dolayı aşırı derecede paslanmış olduklarını, işlenmeleri sonrasında yapılacak galvanizleme işlemi sırasında bu aşırı paslanmaların sorunlara neden olacağını, paslanma nedeniyle porozlanan yüzeyde çinko malzemenin yüzeye tam manası ile nüfuz edemeyeceğini bu nedenle bu andan sonra anılan malzemelerin Çelik Direk üretiminde değerlendirilmesinin mümkün olamayacağını, bu tip üretimler açısından olaya bakıldığında malzemelerin hurda vasfı taşıdığı kanaati oluştuğunu, yapılan piyasa araştırması neticesinde tespit edilen malzemelerin sovtaj değerlerine sahip olduklarını, dava tarihi itibarı ile yurt genelinde sovtaj bedelleri ile ilgili olarak bulunan değerin 0,50 TL/KG olup bunun da toplamda yaklaşık 116.461 KG X 0,50 TL/KG =58.230,56 TL olduğu sonucuna vardığına dair görüşlerini mahkememize bildirmiştir.Mahkememizce rapor düzenlenmesi için Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, bilirkişiler tarafından sunulan 15/02/2022 tarihli raporda; davalı yanın 116 tonluk çelik kafes direk siparişine yönelik davacı yan ile yapılan görüşmelerde siparişin kesinleşmesini sağlayacak detay bilgilerde tarafların anlaşamadığının ve bu durumun süreçte ödemenin akreditife bağlanmasından belirlenmiş olması, görüşmeler nihayete erdiren davalı yanca akreditifin bankaca davacı yana gönderiminin sağlanmış bulunması, davacı yanın akreditif metnine itirazından kaynaklı olarak sürecin uzadığının anlaşılması, davalı yanca akreditifte hammadde imalat sertifikası, kaynak işlemi test raporu, kaynak makinası sertifikası, ISO 1461'e göre kaplama kalınlığı tescil belgesi, son denetim raporu belgelerini akreditif metninde ibrazı mecbur kılının belgeler arasında saydırmış olmasının uluslararası ticaret açısından ikili anlaşmalara ve UCP 600 kurallarına aykırılık teşkil eden bir yönünün bulunmaması, davacı şirket tarafından davalı şirkete yönelik düzenlenen 02.09.2015 tarih ve ... sayılı 59.044,00 EURO tutarlı faturanın sadece iptal edilen siparişe yönelik hammadde bedelleri ile yapılan masraflara ilişkin olduğunun yazılması dışında faturanın detaylı bir şekilde irdelenmesini sağlayacak hiçbir veri ihtiva etmemesi ve bu haliyle hangi firmadan hangi hammaddelerin alınmasıyla ilgili yapılan giderleri kapsadığının anlaşılamamış bulunması, yine davacı yanın dosyaya ibraz ettiği gümrük beyannameleri ve faturalara konu hammaddelerin davalı yana yönelik alındığının ve bu malzemelerin halen envanterinde bulunduğuna dair envanter defteriyle tevsik edici bir bilgi ve belge ibrazında bulunulmamış olması nedenleriyle, akreditifin tarafların tüm yönleriyle siparişe yönelik süreçte anlaşma sağlayamadıklarından ötürü geç açıldığının kabul edilme imkanının olmadığı, süreçte davalı yanın siparişinden ötürü davacı yanın herhangi bir ekstra maliyete veya gidere katlandığını gösterir tevsik edici belge bulunmadığı görüşünü mahkememize bildirmiştir.Davacı ve davalı vekilinin rapora karşı itirazları da değerlendirmek suretiyle dosyada yeniden talimat yoluyla akreditif uzmanı bilirkişinin de olduğu heyetten rapor alındığı, bilirkişiler tarafından sunulan 12/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; Dava dosyası içerisinde mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, delillerin ve hukukî durumun Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Taraf itirazlarının değerlendirilmesi sonucunda kök raporumuzu değiştirecek bir hususa rastlanmadığı; davalı yanın 116 tonluk çelik kafes direk siparişine yönelik davacı yan ile yapılan görüşmelerde siparişin kesinleşmesini sağlayacak detay bilgilerde tarafların anlaşamadığının ve bu durumun süreçte ödemenin akreditife bağlanmasından belirlenmiş olması, görüşmeler nihayete erdiren davalı yanca akreditifin bankaca davacı yana gönderiminin sağlanmış bulunması, davacı yanın akreditif metnine itirazından kaynaklı olarak sürecin uzadığı, davalı yanca akreditifte hammadde imalat sertifikası, kaynak işlemi test raporu, kaynak makinası sertifikası, ISO 1461'e göre kaplama kalınlığı tescil belgesi, son denetim raporu belgelerini akreditif metninde ibrazı mecbur kılının belgeler arasında saydırmış olmasının uluslararası ticaret açısından ikili anlaşmalara ve UCP 600 kurallarına aykırılık teşkil eden bir yönünün bulunmadığı, davacı şirket tarafından davalı şirkete yönelik düzenlenen 02.09.2015 tarih ve ... sayılı 59.044,00 EURO tutarlı faturanın sadece iptal edilen siparişe yönelik hammadde bedelleri ile yapılan masraflara ilişkin olduğunun yazılması dışında faturanın detaylı bir şekilde irdelenmesini sağlayacak hiçbir veri ihtiva etmediği, davacının hangi firmadan hangi hammaddelerin alınmasıyla ilgili yapılan giderleri kapsadığının anlaşılamamış bulunması, yine davacı yanın dosyaya ibraz ettiği gümrük beyannameleri ve faturalara konu hammaddelerin davalı yana yönelik alındığının ve bu malzemelerin halen envanterinde bulunduğuna dair envanter defteriyle tevsik edici bir bilgi ve belge dosya kapsamında bulunmadığı, akreditifin tarafların tüm yönleriyle siparişe yönelik süreçte anlaşma sağlayamadıklarından ötürü geç açıldığının kabul edilme imkanının olmadığı, mail yazışmalarından anlaşılacağı üzere 116 tonluk çelik direk siparişi ile ilgili tarafların irade açıklamaları ile şifahi bir sözleşme akdedildiği ancak yazılı bir sözleşme olmadığı ve taraflar arasında " ...' nın kusurundan kaynaklanmayan bir nedenle sipariş edilen ürünlerin ... tarafından alınmaması halinde, ... ' nın satın alınan hammadde, nakliye, gümrükleme vs. yan giderlerinden kaynaklanan zararlarını ... ödeyecektir" anlamında bir mutabakat ya da anlaşma bulunmadığı da gözetildiğinde, davacının alacağının oluşmadığı görüşünü mahkememize bildirmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda taraflar arasında 116 tonluk çelik direk siparişi ile ilgili tarafların irade açıklamaları ile şifahi bir sözleşme akdedildiği, yazılı bir sözleşme bulunmadığı, taraflar arasında davacının kusurundan kaynaklanmayan bir nedenle sipariş edilen ürünlerin, davalı tarafından alınmaması halinde davacının satın alınan hammadde, nakliye, gümrükleme vs yan giderlerinden kaynaklanan zararları davalı ödeyecektir. Anlamında bir mutabakat veya anlaşma bulunmadığı, davalı tarafından akreditif metninde istenilen evrakların, davacı tarafından temin edilmesi gerekli belgeler olduğu, davacı tarafından davalıya yönelik düzenlenen 02/09/2015 tarih ve ... sayılı 59.044,00 Euro tutarlı faturanın sadece iptal edilen siparişe yönelik hammadde bedelleri ile yapılan masraflara ilgili olduğunun yazılması dışında faturanın detaylı incelenmesini sağlayacak hiçbir veri ihtiva etmemesi ve bu haliyle hangi firmadan hangi hammaddenin alınmasıyla ilgili giderleri kapsadığının anlaşılmamış bulunması, akredifin geç açıldığının ispatlanamaması, davalının siparişinden ötürü davacı yanının herhangi bir ekstra maliyete ve gidere katlandığını gösterir teşvik edici belge bulunmaması, tanık anlatımları, tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE;2-Alınması gereken 13.213,47 TL red harcından, peşin alınan 3.303,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.910,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 30.015,11 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. 6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 11/05/2023Katip ... Hakim ...