Yargıtay 4. Ceza Dairesi tarafından, hakaret suçundan Bölge Adliye Mahkemesince verilen beraat hükmünün, tebliğnameye aykırı olarak, temyiz isteminin esastan reddiyle onanması.
Özet: Hakaret suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından beraate dönüştürülmesi üzerine, katılan vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin esasa yönelik hatalı değerlendirme yaptığı iddiasıyla yaptığı temyiz başvurusu, Yargıtay tarafından incelenmiş; yapılan incelemede Bölge Adliye Mahkemesinin beraat kararına ilişkin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığına kanaat getirilerek, temyiz istemi esastan reddedilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/15756 E.  ,  2025/18214 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/531 E., 2023/2869 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; iddia konusu olay hakkında Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esasa yönelik hatalı bir değerlendirme yapılarak beraat kararı verildiğine ilişkindir.
III.GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.11.2023 tarih, 2019/11-99 E. 2023/604 K. Sayılı kararında da belirtildiği üzere tebligatın en yakın komşularından birine, varsa yöneticiye veya kapıcıya haber verme sadece tebliğ imkânsızlığı hâlinde söz konusudur. Tebliğ memuru tarafından kendisine haber verilen komşu, yönetici veya kapıcının isim verme ve imza atma zorunluluğu ile tebliğ memurunun bu hâlde başka bir komşuya, varsa yöneticiye veya kapıcıya haber verme görevinin bulunmadığı anlaşıldığından, isim ve imzadan imtina edildiğinin tebliğ mazbatasına yazılmasının yeterli olduğu kabul edilmekle yapılan incelemede isabetsizlik bulunmayıp tebliğnamedeki bozma düşüncesi yerinde görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, olay tutanağına, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık hakkında beraat kararı verilmesine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi'nin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamış, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.