Ateşli silahla yaralanma sonucu maluliyet ve manevi zarar talepli tazminat davasında, davalının meşru savunma iddiaları, maluliyet raporu ve karşı dava reddinin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, davacının davalı tarafından ateşli silahla yaralanması sonucu oluşan maluliyet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepli ana davası ile davalının meşru müdafaa iddiası ve davacıdan maddi-manevi tazminat talepli karşı davasını ele almaktadır; ilk derece mahkemesi ana davayı kısmen kabul edip karşı davayı reddederken, istinaf mahkemesi haksız tahrik indirimiyle maddi tazminatı düşürerek ana davayı kısmen onamış ve karşı davayı reddini sürdürmüş olup, davalı bu kararları temyiz etmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2023/12813 E.  ,  2025/12898 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/739 E., 2023/1502 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Erbaa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2013/734 E., 2023/62 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı- karşı davalı vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde; davalı tarafın hedef almak suretiyle müvekkilini 11.12.2021 tarihinde ateşli silah ile yaraladığını, müvekkilinin ateşli silah yaralanması sonucunda malul kaldığını, müvekkilinin çalışma gücünü yitirmesi nedeniyle maddi zarara uğradığını ve tedavisi için masraflar yaptığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve maddi tazminat talepli dava yönünden bedel artırım dilekçesiyle talebini 240.745,52 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı- karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkilinin ailesini korumak için hareket ettiğini, ceza dosyasında yer alan sanıkların davacı ile fikir ve eylem birlikteliği içerisinde müvekkiline ve ailesine karşı kasten yaralama, mala zarar verme gibi suçları işlediğini, müvekkilinin korku ve panikle silahını bir kere ateşlediğini, davacı ve ceza dosyasında sanık olarak yer alan kişilerin müvekkilinin evinin camlarını kırdığını, arabasına zarar verdiklerini, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkilinin davaya konu olay sonrası göç ettiğini, eşini kaybettiğini, kızının psikolojik tedavi gördüğünü, diğer bir kızının boşanma aşamasında olduğunu, oğlunun ise davacı ve beraberindekiler tarafından yaralandığını belirterek asıl davanın reddine karar verilmesi, fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli ve 2013/734 Esas, 2023/62 Karar sayılı kararıyla:; asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile 240.745,52 TL maddi tazminatın 11.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın 11.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; yerel mahkemece hüküm altına alınan maddi tazminat miktarından haksız tahrik oranında indirim yapılarak bulunacak miktar üzerinden karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile; davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince kısmen kabulü ile istinaf incelemesine konu yerel mahkeme kararının (kararın istinaf edilmeksizin veya istinaf itirazları reddedilerek kesinleşen yönleri aynen korunmak suretiyle) kaldırılmasına, yerine; asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı için 180.559,14 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 11.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, davacı için 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 11.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı- karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin meşru savunma kapsamında hareket ettiğini, müvekkilinin eyleminin hukuka aykırı sayılmaması gerektiğini ve bu nedenle verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davacının olaydan önce belinden ve ayağından rahatsız olduğunu, olay öncesine ait bu durumu değerlendirmeyen maluliyet raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın hukuk hakimini bağlamayacağını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkiline yönelik eylemlerin tanık beyanları ile sübut bulmasına rağmen karşı davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava yönünden uyuşmazlık; davalı- karşı davacının haksız fiili sonucunda yaralanıp malul kalan davacının maddi tazminat ve manevi tazminat istemine, karşı dava yönünden uyuşmazlık ; davacı- karşı davalının haksız fiili sonucunda yaralanıp malul kalan ve arabası ile evinin hasar gördüğünü iddia eden davalı- karşı davacının maddi tazminat ve manevi tazminat istemine istemine ilişkindir.
1-Davalı- karşı davacının asıl davaya yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre asıl dava yönünden davalı- karşı davacının temyize konu ettiği ve kabul edilen miktar toplamı 205.559,14 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2- Davalı- karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı- karşı davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı - karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı - karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı - karşı davacıya yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.