Miras yoluyla edinilen taşınmazın davalılarca haksız ve bedelsiz kullanımından kaynaklanan ecrimisil talepli davada, haksız işgalin ispat yükü ve delillerin değerlendirilmesi yönünden bozma sonrası inceleme.
Özet: Miras bırakanın taşınmazını haksız yere işgal ettikleri iddiasıyla davacılar tarafından davalılara karşı açılan ecrimisil ve el atmanın önlenmesi davasında, alt mahkemeler ecrimisil talebini kabul etmiş ancak el atmanın önlenmesi talebini konusuz bulmuşken, üst mahkeme daha önceki bozma kararında, taşınmazın haksız kullanım süresi ve işgalin varlığına dair tanık beyanları, su aboneliği kayıtları ve ceza davasındaki beyanlar arasındaki çelişkili deliller nedeniyle yeterli araştırma yapılmadığını ve ecrimisil talebinin ispatı için daha somut ve kesin deliller gerektiğini belirtmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/4343 E.  ,  2025/4771 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/521 E., 2025/649 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/289 E., 2020/263 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... Yolu, .... Sitesi, 8. Blok, No:21, .... ilçesi, .... ili adresinde bulunan taşınmazın, davacıların murisi...'in ölümüyle davacılara intikal ettiğini, davalıların ise davacılara intikal etmiş olan bu taşınmazı 24.11.2016 tarihinden itibaren haksız ve bedelsiz olarak kullanmakta olduğunu, davalıların muris... ile herhangi bir ortaklık ilişkileri bulunmamasına rağmen işbu taşınmazı ellerinde bulundurdukları süre boyunca yararlanmakta ve hatrı sayılır bir kazanç sağlamakta olduklarını, davalılara ihtarname gönderildiğini ve verilen süreye rağmen tahliyenin gerçekleşmediğini, 24.11.2016 (murisin ölüm tarihinden) tarihinden itibaren haksız olarak elinde bulundurduğu süre ile işbu taşınmazdan haksız olarak elde ettiği kazançtan davacıların taşınmazdan yararlanamaması nedeniyle bilirkişilerce tespit edilecek ecrimisil bedelinin ihtarname tarihinden itibaren davalılardan yasal faizi ile birlikte tahsili ile davalıların taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların, iddialarının haksız ve kötüniyetli olup davalıların taşınmazı işgallerinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davalılar tarafından davacılara anahtar teslimi suretiyle hukuken teslim edilmemiş olduğu, davalıların, davacıların muris....'in vefatından dava tarihine kadar dava konusu taşınmazda işgalci konumda bulunduğunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.10.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun ecrimisil yönünden esastan reddine, el atmanın önlenmesi yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına; dava konusu taşınmazın davalılar tarafından yargılama aşamasında terk edildiğinin dosya kapsamı, davalılar vekili ile davacılar vekilinin 26.04.2029 tarihli keşifteki beyanlarından ve 14.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda yer alan ''...keşif esnasında kapısının kilitli olduğu, camdan içinin net olarak görüldüğü, içinin boş olduğu, teşhir için otomobil bulunmadığı gözlenmiştir...'' tespitlerinden anlaşıldığı gerekçesiyle müdahalenin men’i talebi yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, ecrisimil yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.10.2023 tarihli kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03.02.2025 tarihli ve 2024/713 Esas, 2025/430 Karar sayılı kararında belirtilen;
"...3. Somut uyuşmazlıkta; davacılar, davalıların dava konusu taşınmazda haksız işgalci konumunda olduklarını ve murislerinin ölümünden sonra da haksız işgale devam ettiklerini ileri sürmüşler, davalılar ise davacıların murisinin ölümünden sonra taşınmazı kullanmadıklarını savunmuşlardır. Bu durumda haksız kullanım iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmektedir.
4. Keşifte dinlenen davacı tanıklarından .... beyanında, murisin damadı olduğunu, muris ile davalılar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunduğunu ve davalıların keşif tarihinden 4-5 ay öncesine kadar taşınmazı kullandıklarını belirtmiş, davacı tanığı ...'de benzer beyanlarda bulunmuş, keşifte dinlenen davalı tanıkları ise beyanlarında; taşınmazın davacılar murisinin ölümünden sonra kullanılmadığını belirtilmişlerdir.
5. Öte yandan, dava konusu taşınmazın su aboneliğinin muris adına olduğu, mahkemeye gönderilen kurum yazı cevabına göre 05.11.2017 tarihinde aboneliğin iptalinin talep edildiği, su aboneliğinin kesimi için gidildiğinde taşınmazın kapalı olduğu ve daha sonra defalarca arandığı hâlde kimseye ulaşılamadığından kapatma işlemi yapılamadığının bildirildiği görülmüştür.
6. Davalı ..., Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/270 Esas, 2018/81 Karar sayılı dosyasında; '… ağabeyim öldüğünde galeride iki araç kaldı. Ağabeyim öldüğü için araçların resmi satışını yapamıyoruz, ... ve ...’den satış için izin istedik..' şeklinde beyanda bulunmuştur.
7. Yine, İlk Derece Mahkemesince keşfe gidildiği tarihte taşınmazın boş olduğu, davacı tanıklarından ....'in beyanlarında ve 14.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda açıkça belirtilmiştir.
8. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacı tanık beyanları ile davalı ...'ın asliye ceza mahkemesindeki beyanından taşınmazın davalılarca haksız olarak kullanıldığı kabulüne göre karar verilmişse de; davalı tanık beyanları tam aksini belirtirken davacı tanık beyanlarının neden üstün tutulduğu gerekçede açıklanmamıştır. Davalı ...'ın Ceza Mahkemesindeki beyanında; taşınmazı fiilen kullandığına dair bir ifadesinin bulunulmadığı, aksine davacıların murisi ile aralarındaki iş ilişkisi gereği devam eden sürece ilişkin anlatımda bulunduğu görülmektedir. Davacı tanıklarınca, davalıların kullanımına ilişkin birtakım fotoğraflar ibraz edilmişse de; bu fotoğrafların hangi tarihlerde çekildiği denetlenebilir olmadığından delil olarak esas alınamayacağı gözetilmelidir. Su aboneliği iptali için verilen cevabı yazı ile keşif tutanağından da taşınmazın kapalı ve boş olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda; davacı tarafından haksız el atma olgusunun ispat edildiği söylenemeyecektir.
9. Hâl böyle olunca; davanın her iki talep yönünden de reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
10. Kabule göre de; ecrimisil istemi, dava açılırken 10.000,00 TL değer üzerinden harçlandırılmış, bilirkişi raporuyla tespit edilen miktar üzerinden talep artırım veya ıslah dilekçesi sunulmamıştır. Bu hususa dikkat edilmeksizin 39.000,00 TL üzerinden ecrimisil talebinin kabulüne hükmedilmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırılık oluşturmuştur...." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davacıların davalarını ispat edemediği gerekçesiyle davacıların el atmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı değerlendirme ve eksik gerekçe ile sonuca gidildiğini, karar gerekçesinin kabul edilemeyeceğini, tanık beyanlarının fotoğraflar ile desteklendiğini, fotoğraf kayıtlarının hangi tarihlerde çekildiğinin denetlenebilir olmadığı ve delil olarak esas alınamayacağı tespitine katılmadıklarını, davalıların hangi tarih aralıklarında davaya konu edilen taşınmazı işgal etmiş oldukları ve miras bırakan ile aralarında ortaklık bulunmadığı hususlarının ispat edildiğini, ibraz edilen fotoğraf kayıtlarının tarih aralığının araştırmasına gerek bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin fotoğraf kayıtlarına yönelik gerekçesinin hatalı olup davanın gerek yazılı gerekse sözlü deliller ile kanıtlandığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.