Hastane eczacısının ilaç miadı ve zimmeti kaynaklı kamu zararı nedeniyle açılan tazminat davasında vefat eden davalı mirasçıları hakkındaki sorumluluk kararına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bir sağlık kuruluşu, hastanede görevli eczacının miadı dolan ilaçlar, zimmetine geçirdiği hastane malı ilaçlar ve küpürler ile usulsüz düşümler yaparak 39.766,52 TL kamu zararına yol açtığı iddiasıyla başlattığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin eczacıyı sorumlu bularak zararı kabul etmesinin ardından, temyiz üzerine ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiği gerekçesiyle verilen bozma kararını takiben, eczacının vefatı nedeniyle ceza davasının düşmesine rağmen, yeniden yapılan yargılamada bilirkişi raporlarıyla kurum zararının ve eczacının sorumluluğunun sabit görülmesi üzerine aynı miktarda tazminatın yasal faiziyle birlikte mirasçılarından tahsiline karar verilmesi, davalı vekili tarafından tekrar temyiz edilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2024/8233 E.  ,  2025/12508 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/25 E. 2022/380 K.
DAHİLİ DAVALI: ... adına velayeten ...
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ... Hastanesinde sözleşmeli olarak görev yapan davalı eczacı hakkında 14.12.2010 tarihinde Bakanlık başmüfettişi tarafından düzenlenen raporla, davalının, ilaçların miadlarını kontrol etmeyerek bazı ilaçların miadlarının dolmasına neden olduğunu, hastane malı olan ilaçları ve bir kısım ilaçlardan kestiği küpürleri zimmetine geçirip, ... eczanesi sahibi dava dışı ...'a menfaat karşılığı verdiğini, ... eczanesince de ikinci kez Sosyal Güvenlik Kurumu ve İl Sağlık Müdürlüğüne fatura edilerek kamu zararına yol açıldığını, eylemin fark edilmemesi için "Hastane malıdır/satılamaz" yazılarının kimyasal maddeyle silindiğinin tespit edildiğini, mahkeme kararıyla hastane eczanesinde yapılan tespit ve sayım sonucu, eksik çıkan ilaçlarla ilgili usulsüz düşümler yapıldığını, davalının açıklanan bu eylemleri nedeniyle kurumun fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 39.766,52 TL zararının oluştuğunu belirterek uğradığı zararın giderilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddiasının kabul edilmediğini, dava dışı ... ile aralarında geçen konuşmaların vefat eden bir eczacı arkadaşlarının ailesine iyilik yapmak için eczanesine ilişkin ilaçları devretmek nedeniyle olduğunu, hastaneye gelen ilaçların ihale usulü ile alındığını ve üzerlerinde "Hastane /ihale malıdır satılamaz" ibaresi olduğunu, bu nedenle dışarı çıkarılamayacağını, ilaçların üzerinde hiçbir tahrifat yapmadığını, ağır ceza mahkemesi tarafından alınacak bilirkişi raporlarının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21.11.2014 tarih, 2011/649 esas, 2014/731 karar sayılı kararı ile davacı idarenin iddia ettiği zarar ve zarar miktarının, ilaç ve medikal fiyatlarını iyi bilen, konunun uzmanı bilirkişilerin raporları ile de doğrulandığı, söz konusu zarara davalının sebep olduğu hususunda da bir tereddüt bulunmadığı, davacı kurumun zarara uğramış olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 39.766,52 TL kurum zararı alacağının 24.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı idareye verilmesine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 04.10.2017 tarih, 2015/10674 esas, 2017/5385 karar sayılı ilamı ile; dosya içindeki bilgi ve belgelerden davalı hakkında davaya konu olay nedeniyle ceza davası açıldığı, Kilis Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/82 esas sayılı dosyası ile davalının üzerine atılı zimmet suçundan yargılandığı ve bu haliyle ceza yargılamasının henüz sonuçlanmadığının anlaşıldığı, somut olayın özelliği itibariyle maddi olgunun ve davalıların sorumluluğunun tespiti açısından ceza dava dosyasının sonucunun önem arz ettiği, bu nedenle ceza dava dosyasının sonucunun beklenilmesi gerektiği ve onun sonucuna göre tüm delillerin birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının yargılama devam ederken vefat ettiği, mirasçısının usule uygun şekilde davaya dahil edildiği, ölüm nedeniyle ceza mahkemesi tarafından düşme kararı verildiği, davalının dava dışı kişilerin zimmet eylemine katıldığının tespit edildiği, eldeki dosyada alınan bilirkişi heyet raporunda 7.565,83 TL'si 19 kalem ilacın miadının dolması nedeniyle olmak üzere davalının yaptığı usulsüz bazı işlemlerden dolayı davacı kurumun zararının toplam 39.766,52 TL olduğunun tespit edildiği, eczacı bilirkişiden alınan raporda da kurum zararının gerçekleştiğinin belirtildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 39.766,52 TL kurum zararı alacağının 24.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı idareye verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, mahkemenin kabul gerekçesinin hatalı olduğunu, idarenin tek taraflı düzenlediği soruşturma raporuna dayanılmasının isabetli olmadığını, ceza yargılamasında düşme kararı verildiğini, kurum zararının oluştuğunun ispat edilemediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; kurum zararından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davalı hakkında Kilis Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/82 esas sayılı dosyası ile resmi belgede sahtecilik, zincirleme şekilde zimmet, görevi kötüye kullanma, nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı, yargılama sonucu bir kısım sanıklar hakkında bazı suçlar yönünden tefrik kararı verildiği, davalının tefrik edilen dosyasının Kilis 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/232 esasına kaydedildiği, bu dosyada davalı hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, nitelikli zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma suçlarından yargılama yapıldığı, ancak davalının ceza yargılaması devam ederken 28.08.2021 tarihinde vefat ettiği, bu nedenle anılan tüm suçlardan ölüm nedeniyle düşme kararı verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, dosyanın halen derdest olduğu ve kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK'nın) 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53. maddesi) uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de; hem öğretide hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hâkimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Dairece bozma ilamımızda da bahsedildiği şekilde yargılaması devam eden ceza davası üzerinde durularak, dava konusu olayın özelliği ve her ne kadar davalı hakkında düşme kararı verilse de eylemi davalı ile birlikte gerçekleştirdiği iddia olunan sanıklar hakkında mahkumiyet kararları verildiği gözetildiğinde Kilis 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/232 esas sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Açıklanan bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.