Mirasçıların, muris muvazaası ve bakım borcunun ifa edilmediği iddialarıyla açtığı ölünceye kadar bakım sözleşmesinin iptali ve tapu tescili davasının Yargıtayca onanması.
Özet: Mirasçılar tarafından halaları ile kardeşleri arasında yapılan ölünceye kadar bakım sözleşmesinin iptali, taşınmazın tapu kaydının silinerek kendi adlarına tescili veya tazminat talepli davada; davacıların murisin özel bakıma ihtiyacı olmadığı, davalının bakım borcunu yerine getirmediği, murisin sözleşmeyi anlamadığı ve mal kaçırma kastıyla yapıldığı yönündeki iddialarına karşılık, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, bakım borcunun ihlalinin yalnızca bakım alacaklısı tarafından ileri sürülebileceği ve mal kaçırma iddiasının ispatlanamadığı gerekçeleriyle davayı reddetmiş, temyiz incelemesinde de bölge adliye mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1037 E., 2025/1173 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıgöl Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/286 E., 2024/21 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların halası ...'in 18.09.2020 tarihinde öldüğünü, 09.09.2013 tarihinde ... ile davalı kardeşi arasında Tapu Sicil Müdürlüğünde yapılan ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile dava konusu 5904 parsel sayılı taşınmazın davalıya devredildiğini, murisin özel bakıma ihtiyacı bulunmadığını, davalının murise bakmadığını, ...'in okuma yazması bulunmadığını, murisin sözleşme içeriğinin ne olduğunu anlamadan akdin gerçekleştirildiğini, sözleşmenin diğer mirasçılardan mal kaçırma kastı ile yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini iddia ederek; ölünceye kadar bakım sözleşmesinin iptali ile 5904 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline, olmazsa dava konusu taşınmazın rayiç bedelinin tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bakım borcununun yerine getirilmediği iddiasının bakım alacaklısı muris tarafından ileri sürülebileceği, davacı mirasçıların bu iddiayı ileri sürerek sözleşmenin feshini isteyemeyeceği, mirasçılardan mal kaçırma iddiasının ise ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFHükmün davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;1. Müvekkillerinin, murisin dava konusu 5904 parsel sayılı taşınmaz dışındaki diğer taşınmazlarını da davalıya vasiyet ettiğini iş bu davanın açılmasından sonra öğrendiklerini,2. Dava konusu ölünceye kadar bakım sözleşmesinin müvekkillerinden mal kaçırma kastı ile yapıldığını, asıl amacın bağış olduğunu, 2019 tarihli vasiyetnamenin muris muvazaasını ispat ettiğini,3. Bakım alacaklısı muris ile bakım borçlusu davalı kardeşinin farklı şehirlerde ikamet ettiğini, bakım borcunun yerine getirilmediğini,4. Davacıların iddialarının tanık beyanları ile ispat edildiğini,5. Usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin iptali ile tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemlerine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.