Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi, davacının tescilli markalarına yönelik taklit ürün satışıyla gerçekleşen tecavüzün tespitine ve durdurulmasına karar verdi.
Özet: Bir marka sahibinin, tescilli markalarına yönelik taklit ürünlerin satılması suretiyle marka hakkına tecavüz edildiği iddiasıyla açtığı davada, mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda davalı işletmede satışa sunulan ürünlerin davacının markalarıyla karıştırılacak derecede benzer olduğu ve tecavüz oluşturduğu belirlenmiş; bunun üzerine, davacının talepleri doğrultusunda dava kabul edilerek davalının marka hakkına tecavüzünün durdurulmasına, tecavüz teşkil eden ürünlere el konulmasına ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/254 Esas
KARAR NO : 2025/240
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 22/11/2024
KARAR TARİHİ : 25/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkilinin Dünyada ve Türkiye’de tescilli ..,..,... tescil no.lu markaların sahibi olduğunu, davalıya ait işletmede vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğunu, ilgili işletmeden bir adet yağmurluk satın alındığını ve ürüne ilişkin fiş ve ürünün dilekçe ekinde sunulduğunu, davalıya ait işletmede taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının keşif icrası ile tespitini, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmekle, davanın reddini istediği kabul edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı adına kayıtlı marka tescil belgeleri celp olunmuştur.
Davacı vekilinin tespit talebi üzerine dosya tensiben bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 09/12/2024 tarihli raporunda; "tespitin gerçekleştirildiği ... Mah. ... Cad. No:149/B Bahçelievler/ İSTANBUL adresinde, talep eden yana ait markaları ihtiva eder kullanımların gerçekleştirildiği, ilgili kullanımlar ile talep eden yana ait markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğu ve buna binaen ilgili kullanımların talep eden yan adına tescilli markalardan kaynaklanan haklara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, mahalde yer alan pos cihazında üzerinde bulunan fişten öğrenildiği kadarıyla işletmede Yenibosna Vergi Dairesine ... Vergi Numarası ile kayıtlı ... isimli şahsın ticari faaliyet gösterdiği" hususlarını tespit ve rapor etmiştir.
Dava, davalının, davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzün tespiti ve durdurulması talebine yöneliktir.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
Somut olayın yapılan incelemesinde, davacının davaya dayanak ..,..,... ve ... tescil numaralı markaların "..." unsurundan oluştuğu, davalının iş yerinde tespit olunan "eşofman üstü" ürünlerinin davacı markasının tescil kapsamında kaldığı ve fiili markasal kullanımların davacıya ait markaları ihtiva ettiği, davacı dayanak markası ile ayniyet derecesinde benzerlik içerdiği anlaşıldığından marka hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu kanaatine varılmış olmakla, davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacının davasının KABULÜ ile,
-Davalının, davacıya ait markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün durdurulmasına; tecavüz teşkil eden ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen davalı yana ait ürünlere el konulmasına,
2-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın, davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.314,36 TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 7.169,56 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır