Atletik ürünler alanında tanınmış markaların kötü niyetle tescillenen benzerlerinin hükümsüzlüğü talebiyle Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan dava.
Özet: Tescilli ve tanınmış spor giyim markalarının sahibi davacı şirket, kendisine ait markalarla benzerlik gösteren ve kötüniyetle tescil edildiğini iddia ettiği davalıya ait markaların hükümsüzlüğünü talep etmiş; yapılan inceleme ve bilirkişi raporu neticesinde, davalının markalarının kötüniyetli tescil edildiği, davacının markalarının aktif olarak kullanıldığı ve bu kötüniyetli tescil sebebiyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeyeceği belirlenerek, davalının ilgili markalarının Sınai Mülkiyet Kanununun ilgili maddeleri uyarınca hükümsüzlük şartlarını taşıdığı sonucuna varılmıştır.

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/28 Esas
KARAR NO : 2025/216
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/02/2025
KARAR TARİHİ : 10/12/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davacı şirketin kadın-erkek ve çocuklar için atletik ayakkabı, aksesuar, spor malzemeleri ve giyim ürünlerinin üretim, satış ve pazarlanması işi yaptığını TPE nezdinde ..,..,..,..,..,... no ile tescilli ..,..,..,..,... markalarını 18 ve 25. sınıfta tescil ettirdiklerini ve ... markalarının dünyada ve Türkiye'de tescilli ve Tanınmış Marka olduğunu, davacı müvekkilinin uzun yıllardır hem dünyada hem Türkiye’de yaptığı reklam, promosyon, sponsorluk anlşmaları ile yüksek ayırt edicile ulaştırdığı ve bu ibarelerin ... ve davacı şirketle özdeşleşmiş olduğunu, davalının Türk Patent nezdinde ... sayılı (şekil) ve ... sayılı (...) markalarını adına kötüniyetle tescil ettirmiş olduğunu, sözkonusu markaların davacının tanınmış ve tescilli markaları ile benzer olup, aynı mal ve hizmet sınıflarında tescil edilmiş olduğunu,davalının davacının tescilli ve tanınmış markalarından yarar sağlamak amacını güttüğünü, bu nedenlerle söz konusu markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Müvekkil, ... sayılı (şekil) ve ... sayılı (...) şeklindeki markalar tescil edildiği tarihten bu yana her hangi bir şekilde kullanmadığını, kullanıldığına dair dosyada somut bir delil bulunmadığını, kötü niyetli hareket ettiği, davacı firmaya ilişkin markalara zarar vermek , ticaretini engellemek gibi bir kaygı gütmediğini, ayrıca ...(koşan adam figürü) şeklindeki markasını ise davacı markaya ait markalardan hareketle oluşturmadığı gibi 'bilinirlik ve tanınmışlık' olarak da olaya baktığımızda tüketici nezdinde karışıklığa yol açabilecek bir bir marka olmadığını, n dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ve ...'i gerekçe gösterilerek reddettiğini savunduğu kararlara bakıldığında genel olarak '' ..,..,..,...'' şeklinde örnekler olduğu ve müvekkilin markasına benzerlik atfedecek bir durumun olmadığı, genelde reddedilen markaların ''....'' kombinasyonundan oluştuğunu, buna ilişkin Yargıtay kararı sunulmadığını, davacının davaya dayanak yaptığı markalarını ciddi biçimde kullanmadığını, kullanmama def’i ileri sürdüklerini, davacı tarafın Türkiye’de kullanımı olmayan özellikle hiçbir benzerlik barındırmayan ... sayılı (....) markası olmak üzere bütün markalarına dayanarak açtığı marka hükümsüzlüğü davasının ve SMK’ya dayanan tedbir talepleri ile birlikte reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davaya konu markaların sicil kayıtları celp edilmiştir.
Dosya, davalıya ait ..,..,... tescil numaralı markaların hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 13/11/2025 tarihli raporu ile, "davacı şirketin TPE nezdinde ..,..,..,..,..,.... no ile tescilli ..,..,..,....,... markalarının 18 ve 25. sınıfta tescil ettirdiklerini ve ..., ..., ... ve ... markalarının 25. Sınıfta yer alan emtialar için dünyada ve Türkiye'de tescilli ve Tanınmış Marka olduğu, davalı şirketin ... tescil nolu ..., ... sayılı (şekil) ve ... sayılı (... ) markalarının Türk Patent nezdinde tescil edilmiş olduğu, davalının ... tescil nolu ... markasının tescil tarihinin 29.07.2020 olup, işbu hükümsüzlük davasının 12/02/2025 tarihinde açıldığı, sözkonusu marka için hükümsüzlük davasının 5 yıllık yasal süresi içinde açılmış olduğu, davalının ... tescil nolu şekil markasının tescil tarihinin 29.01.2018 ve ... tescil nolu ... markasının tescil tarihinin markasının tescil tarihinin 12.10.2017 olup, işbu hükümsüzlük davasının 12/02/2025 tarihinde açıldığı, davanın 5 yıllık süre geçmesinden sonra açılmış olduğu, ancak KÖTÜNİYETLİ marka tescillerinde bu 5 yıllık sürenin gözönüne alınmayacağı, ... ve ... tescil nolu markaların tescili başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığı, davanın yasal süre içinde açıldığının düşünülebileceği, davacının işbu hükümsüzlük davasına dayanak yaptığı tescilli ve tanınmış markalarını tescil kapsamında yer alan 25. Sınıftaki emtiaların üzerinde, Türkiye’deki 59 adet kendisine ait satış mağazasında, bunun dışında farklı markalı ürünler satan mağazalarda, e-ticaret platformlarında dava tarihinden geriye doğru 12.02.2020 ile 12/02/2025 arasındaki 5 yıllık süre içinde (satış ve pazarlamasında ülkemizde ciddi şekilde kullandığı, davalı şirketin ... tescil nolu .... tescil nolu şekil ve ... tescil nolu markalarının SMK 6/1, 6/3, 6/4, 6/5 ve 25. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalı şirketin ... tescil nolu ... tescil nolu şekil ve ... tescil nolu markalarının SMK 6/9 ve 25. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalı şirket adına ... tescil nolu şekil ve ... tescil nolu markaları için hükümsüzlük davası açmak üzere 5 yıllık sürenin geçmiş olduğu ve fakat davacının sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğramadığı" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı vekili 26/11/2025 tarihli dilekçesi ile, 15.10.2025 tarihli dilekçe ile davalı şahıs adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli davaya konu ... sayılı “...”, ... sayılı “...” ve ... sayılı “...” markalara ait haklardan tümden vazgeçileceği bildirildiğini, işbu dilekçe ile davalı şahıs davaya konu markaların tamamından tümden feragat ettiğini, davaya konu tüm markaları tümden geri çektiğini, ve geri çekme / tümden feragat işlemleri TÜRKPATENT tarafından kabul edilerek sicile yansıtıldığını, bu kapsamda huzurdaki davadan tümden feragat ettiğini beyan etmiş, davacının vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisinin olduğu görülmüştür.
Davalı vekili 30/11/2025 tarihli dilekçesi ile, davacı 26/11/2025 tarihli feragat dilekçesi ile dava konusu yönünden feragat ettiğini, davacı tarafın feragat talebini kabul ettiklerini, sulh nedeniyle taraflar karşılıklı olarak vekalet ücreti talep etmeyeceğini, bu sebeple vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği görüldü.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; feragat davaya son veren taraf işlemi olduğundan vaki feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacının davasının feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL peşin harçtan, davadan ön inceleme aşamasından sonra feragat edilmiş olması sebebiyle 2/3 oranı olan 410,25 TL alınması gerekli harcın mahsubu ile bakiye 205,15 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığına yönelik beyanı nazara alınarak davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.10/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır