2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve konut dokunulmazlığı ihlali suçlamasıyla yargılanan suça sürüklenen çocuğun zorunlu müdafisinin yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünü savunma hakkı ihlali nedeniyle bozmuştur.
Özet: Yargıtay, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından aldığı mahkûmiyet kararını, hükmün açıklandığı son duruşmada yasal zorunluluk gereği hazır bulunması gereken müdafinin yokluğunda yargılamaya devam edilmesi ve vekilin mazeret dilekçesi hakkında herhangi bir karar alınmaması suretiyle çocuğun savunma hakkının esastan kısıtlandığı gerekçesiyle, usulüne uygun bulunmadığından bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/225 E., 2024/264 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuk için 5271 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca görevlendirilen zorunlu müdafinin aynı Kanun'un 188/1 ve 289/1-e maddeleri gereğince hükmün açıklandığı 24.04.2024 tarihli son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmediği gibi 24.04.2024 tarihli mazeret dilekçesine ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar da verilmeden duruşmaya devamla müdafiin yokluğunda esas hakkında karar verilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu nedenle yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.