Yargıtay 2. Ceza Dairesi, kontak anahtarı üzerinde bırakılan arabayı çalma suçundan verilen mahkumiyet kararını, 12 yıllık dava zamanaşımı nedeniyle bozarak kamu davasının düşmesine hükmetmiştir.
Özet: Sanıkların, kontak anahtarı üzerinde bırakılan bir aracı çalmaları şeklindeki hırsızlık suçundan Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararı, yapılan temyiz incelemesinde bozulmuş; zira, 10.06.2013 tarihinde işlenen bu suç için Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık dava zamanaşımının, temyiz incelemesi tarihi itibarıyla dolduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu durumda, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/6803 E.  ,  2025/19442 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/295 E., 2022/1 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanıkların kontak anahtarı üzerinde bırakılan arabayı çalmaları şeklinde gerçekleşen olayda, sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 141/1 maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık dava zamanaşımının, 10.06.2013 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.